"Gerçekten" haber verir 13 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.
 

M. Latif SALİHOĞLU

Büyük Depresyon: 1929



Yakın zamanda Amerika Birleşik Devletlerinde uç veren ve hızla dünyanın başka ülkelerine de sirayet ederek piyasaları sarsmaya başlayan malî kriz, aynı zamanda benzer mahiyetteki "1929 buhranı"nı derhatır etti.

Çoğu yerde konuşuluyor ve misâl olarak zikrediliyor olmasına rağmen, bu hususta detaylı bilgi verilmiyor.

Dolayısıyla, bundan 80 yıl evvel yaşanan ve "Büyük Depresyon" diye isimlendirilen 1929 yılı buhranı hakkında bilgi sahibi olanların sayısı bir hayli düşük seviyede görünüyor.

Anlaşılıyor ki, ibret alınmadığı ve o zaman yaşanan sıkıntıların sebep ve mahiyeti büyük çapta unutulduğu için, tarih bir kez daha tekerrür ediyor.

Para kazanma hırsı endeksi,

zirvelerde görünüyordu

1920'li yıllarda İkinci Dünya Savaşının yaralarını sarmaya ve malî piyasalarını toparlamaya çalışan ilgili ülkeler, bir yandan da hızlı bir rekabetin içine girdiler: Büyük ve zengin ülke olma, diğerine üstünlük sağlama, süper devlet olma rekabeti...

Devlet politikalarını şekillendiren bu rekabet hırsı, haliyle o devletlerini vatandaşlarını da aynı yönde tahrik ve teşvik etmeye başladı.

İşte, bilhassa Amerika'da iş ve ticaret ehlinde başlayan ve tam bir çılgınlığa dönüşen "daha çok para kazanma" hırsı, tarımdan sanayiye, ticaretten finansal kuruluşlara kadar hemen bütün sektörlerin dengesini sağladı.

Daha çok, en çok para kazanma hesapları, en başta işçileri vurdu ve çalışma hayatı adeta felce uğrattı. Maliyetleri düşürmek için yapılan tenkisatlar yüzünden, işsizlik marazı çığ gibi büyüdü. İşsizlik oranı, bir ara yüzde 25'in üzerine çıktı.

Paraya, maddiyata taparcasına hayatını tanzim eden insan yığınlarının işsiz kalması, gelir adâletinin tepetaklak olması, sosyal hayatta ciddî depresyonlara yol açtı. İntihar, boşanma, soygun ve cinayet olaylarında büyük artışlar yaşandı.

Bütün bu olup bitenlerde, elbette ki aynen bugün olduğu gibi o zaman da spekülasyonların payı vardı.

Ancak, piyasaların yüzde otuzlar civarında daralmasına, işsizler ordusunun hızla büyümesine ve tarım sektöründe çalışanların takatsiz duruma düşmesine yol açan en tesirli faktör, daha çok servet sahibi olma ve daha çok para kazanma hırsının kabardıkça kabarması ve kànunî düzenlemelerle de bu hırsın sınır tanımaz bir aymazlıkla serbest ve başıboş şekilde bırakılması, hatta beslenmeye çalışmasıydı.

1929 buhranı, yaklaşık on yıl sürdü. Piyasalarda ve sosyal hayatta 1933'te başlayan iyileşme trendi, ancak 1939'larda vasat bir noktaya ulaşabildi.

Gariptir ki, tam bu noktada ikinci bir musibet, yani İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Malî krizin yaralarını henüz saran bu ülkeler, kendilerini bir anda dünya tarihinin en kanlı arenası içinde buldu. Bu sıcak savaş 1945'e kadar sürdü. Sömürge durumundaki İslâm toplulukları, ancak bu tarihten sonra hürriyetlerine kavuşabildi.

Tarihin yorumu 13 Ekim 1923

Ankara'nın başşehir ilân edilmesi

Ankara'nın hükümet merkezi, yani Türkiye'nin yeni başşehri olmasına, bundan 85 sene evvel bugün (13 Ekim 1923) karar verildi.

Cumhuriyet'in ilân edilmesine yaklaşık iki hafta kala toplanan Millet Meclisi, Türkiye'nin yeni başşehrinin neresi olacağını görüştü. Görüşmeler esnasında, Ankara'nın yanı sıra, Kayseri, Sivas ve Konya gibi Orta Anadolu şehirleri üzerinde de duruldu.

Zira, bu şehirler de hem güvenlik açısından, hem de tarihî ve kültürel misyonları itibariyle önemli birer merkez hükmündeydi.

Bilhassa Selçuklular döneminde devlet merkezi olma hüviyetini taşıyan bu şehirler, Anadolu'nun düşman işgalinden kurtarılması esnasında da son derece güvenilir ve mukavemetli birer merkez olma özelliğine sahip olmuşlardır.

Ne var ki, Meclis'teki mebusların çoğunluğu Ankara'yı tercih etti. Dolayısıyla, burası yeni Türkiye'nin resmî başşehri olmasına karar verildi.

Edirne düşünce...

İstanbul dışındaki bir merkezin başşehir yapılması hususu, tâ Meşrûtiyet günlerinde de tartışmaya açılmıştı. Özellikle de, Balkan Savaşının mağlûbiyetle neticelenmesi (1912) ve Edirne'nin de kaybedilmesinden sonra.

O tarihlerde Türkocağı kurucularından olan Ahmet Ferit, İstanbul'da çıkan İFHAM gazetesinde "Kostantiniye'den Osmaniye'ye" başlıklı bir yazı yazarak, bu meseleyi tartışmaya açtı. Onun teklif ettiği yer, Kayseri yakınlarındaki Osmaniye'dir. Çünkü, İstanbul artık ciddî bir tehlike altındadır.

Alman yanlısı bazı İttihatçıların tercihi ise, Konya, Sivas, Şam ve Halep gibi şehirlerdi.

Yine Kayser

Kayseri'nin yeni başşehir olması hususu, İstiklâl Harbinin en kritik aşamasında da gündeme getirilmişti.

Hatta, Yunan ordusunun Polatlı'ya kadar ilerlediği 1920 yılı sonlarında, Ankara'da bulunan bir kısım hükümet evrakı ve hatta bazı resmî birimler demiryoluyla Kayseri'ye taşınmıştı.

Ancak, 1921 yılı başlarında Yunan kuvvetlerinin peşpeşe almış olduğu mağlûbiyetlerden sonra geri adım atması üzerine, Ankara rahat bir nefes aldı ve Kayseri'ye gönderilen evraklar tekrar geri getirtildi.

13.10.2008

E-Posta: latif@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (11.10.2008) - Kim yabancı?

  (10.10.2008) - Bir günde medenî olmak

  (09.10.2008) - Aktütün'de kara dumanlar

  (08.10.2008) - İttihat–Terakki iktidarının sonu

  (07.10.2008) - Bolşevik baykuşları

  (06.10.2008) - Damat Ferit, kurtuluş gününde öldü

  (04.10.2008) - İşte vahşi kapitalizmin çirkin yüzü: Kârı özelleştirir, riskleri ise kamulaştırır

  (02.10.2008) - Kudüs, yeniden Müslümanların

  (01.10.2008) - Lâle Devrini bitiren hadiseler

  (29.09.2008) - Zalimin pençesi Afganistan'da kırılır

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır