"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Düşmanı sık değişenin dostluğu

Ahmet BATTAL
30 Ağustos 2020, Pazar
Bir gazetede (ki refikimiz değil maalesef) köşe yazan bir şahıs (şükür ki meslektaşımız değil), görevinden istifa eden bir TV sunucusu hakkında şunları yazmış:

“Medyada böyle tipler var. Muhalefeti desteklerken en hızlı ‘hükûmet yalakası’ olan tipler var. Bu tipler yarın bir gün iktidar değiştiğinde Tayyip Erdoğan’ı en hızlı terk edenler olacaklar. Hiç şüpheniz olmasın. Ha, şunu da söyleyeyim. İktidar değiştiğinde bizim taraftaki arkadaşlar da bedel ödemeyi göze almayıp kaçarlarsa …’dan farkları kalmaz!.. Karakter en zor zamanda belli olur. Kimlerin karakterli olduklarını da Allah ömür verirse hep birlikte göreceğiz...”

Bu cümleler bize uzun süre önce yazdığımız bir yazıdaki tesbitimizi hatırlattı: 

“Düşmanı sık değişenin dostluğuna güven olmaz.” 

Zira düşmanı sık değişenin “düşman ölçeği” de sık değişir. 

Düşmanı sık değişenin dost listesi de çabucak değişiverir. Eski dostlar düşman oluverir. Vefa gider, sefa beklerken cefa gelir. 

Bizim gibilerin bu konularda ölçüsü nettir. 

- Aslolan düşmanları azaltıp dostları çoğaltmaktır. 

- Düşmanı dost yapmakta problem yok. Ama eskiden düşman olmayanı düşman yapmak bir problem. Hele eski dostu düşman yapmak sıkıntılı. 

- İyi dostları çok olanlar, kötü düşmandan ve düşmanlıktan da kaçarlar.

- Düşmanımın dostu dost kaldıkça benim de düşmanımdır. Zira o, düşmanıma olan dostluğuyla ona kuvvet veriyor. 

- Düşmanımın düşmanı da düşmanıma düşman kaldıkça benim dostumdur. Zira düşmanıma zarar veren bana fayda vermiş olur. 

- Dostumun dostu dostumdur. Zira aslolan dostluktur. “Bir göz hatırı için çok gözler sevilir” denmiştir. 

- Dostumun düşmanı bana da düşman olmak zorunda değil. Ben de dostumun düşmanına düşman olmak zorunda değilim. 

Bütün bu prensipler gerçekten düşman olunmayı hakeden az sayıda kişi için geçerlidir. 

Siyaset ise “düşman” ve “dost” kavramları ile yapılmaz. Siyasî rakipleri düşman değildir, sadece rakiptir. Hatta hayır ve hizmet yarışındaki refiklerdir. 

Bugün muhalefet olan yarın iktidar olur. Bugün iktidar olan yarın muhalefet olur. Önemli olan hem iktidarda ve hem de muhalefette iken “halka hizmet hakka hizmettir” diyebilmektir. Bu şuurla icraat yapmak da bu şuurla muhalefet yapmak da kıymetlidir. 

Demokratlık da bunu gerektirir. 

Okunma Sayısı: 2413
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Turgay Namdar

    30.8.2020 13:46:17

    Son paragraftaki yaklaşımınız normal insanlar için geçerli bir mantık. 70 lerden beri rakiplerini mason, hain, düşman göstererek ilerlemeyi misyon edinmiş bir ekol var Türkiye'de. Üstelik bunu cihad biliyorlar. Va esefa, sizin frekansınızda değiller ki bu yazıyı anlasınlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı