"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korona “Evde oturun” demek mi?

Ali FERŞADOĞLU
23 Mart 2020, Pazartesi
Vaktiyle cami önündeki sohbette Karadenizli bir ihtiyar dedi ki: “Radyo (mahallî şivesiyle Radıye) Kur’ân’da geçiyor!” Meğer “razı oldu” anlamına gelen “radiye” kelimesini kastediyormuş!

Şimdi de birileri “Korona, Kur’ân’da geçiyor” demeye başladı.

Meğer Peygamber Efendimizin (asm) hanımları olan annelerimize “evlerinde oturmalarını” emreden Ahzab Sûresi 33. âyetteki  “Vekarne” Koronaya işaretmiş!? Dolayısıyla evden dışarı, sohbete bile gitmemek gerekmiş!? Fonotik benzerliği var olan her kelimeyi, ilmî ölçüleri bırakıp konjonktüre göre te’vile kalkarsak “Korona” ile “Kur’ân” arasındaki ses benzerliği daha fazla diye Kur’ân’ı Koronaya işaret saymamız lâzım gelmez mi?

Kur’ân’daki, bir defa “Karne” değil, “Vekarne” şeklindeki bu emrin “Korona” ile hiçbir ilgilisi yoktur. Corona İngilizce bir kelime olup 26 anlama gelir ve bunların hiçbiri “evde oturmak” manasını ifade edici değildir.

 “Vekarne” emri ise Ezvâc-ı Tâhirât için indirilmiş özel bir âyettir. Beşerî münasebetlerinde en üst düzey takvâya riayet etmeleri istendiği için onlara, evlerinde oturmaları emredilmiştir. Onlar mü’minlerin hem anneleri, hem de muallimeleridir ki, bize birer numûne-i imtisaldir. Onların bu mertebedeki takvası, diğer mü’mine hanımlara örnek gösterilmiş ise de farz kılınmış değildir.

Müslüman kadın ve erkeklere sohbeti veya Cumayı yasaklamak için kullanılan böyle hurefe te’villere alkış tutmak cehalettir. Siyasî tarafgirliğin, fikri hezeyanlaştıran İspanyon hastalığı gibi nüksetmesidir.

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap’ın yeni açıkladığı gibi, hastalık bulaşanların sayısının önümüzdeki iki ay içinde pik yapıp beş bine yükseleceği, sonra azalacağı beklenirken, yani bulaşma ihtimali kabaca 84 binde 5 ihtimalken, bulaştığı taktirde ölüme yol açma riski ise gençlerde yüzde birken, bu kadar bir ihtimal, farzları terk için yeterli bir gerekçe mi? Bu evham değil mi? Hem köyler şehirlere kıyas edilir mi? Haramı helâl kılan zarûretler, kendi miktarını aştırılabilir mi?

Belki “altmış yaşının üstündekiler camiye gelmesin, onlar için risk yükseliyor” denilebilirdi. Bu yaşın altındakiler için atlatılabilir olduğu bilinen bir hastalık yüzünden, risk var diye camileri kapatmak, Deccalizm ve Süfyanizmin Müslümanlara da bulaşmasına alet olmak değil mi?

Muhakkak maslahatlar ve farzlar, mevhum mazarrata yani evhama feda edilebilir mi? Farzlar ve şeair, bu kadar basit mi? Peygamber Efendimiz (asm), veba olan yere girmeyi ve oradan çıkmayı yasakladıysa bu, muhakkak veba olan yer içindir. Öyle bir yerde elbette “Def’i şer celb-i nef’a racihtir.”

Ne yazık ki, olan oldu. Üstad’ın dediği gibi “İnsanda en zaif damar, hastalık damarıdır. Hastalığa ehemmiyet verdikçe zarurettir, mecburiyet var der, ruh ve kalbi susturur.” (Emirdağ L. 1) Kalbini dinlemeyip evhama kapılan âlimler de, 360 bin ihtimalden bir ihtimal tehlike var diye kayığa binmezler. Aynı zihniyettekiler, risk bin kat arttığı halde sokağa çıkarken tedbir ve ihtiyatı düşünmez ama sıra camiye gelince girmezler.

Bunlar normal mi?

Okunma Sayısı: 3194
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zekeriyya

    23.3.2020 23:08:16

    "Muhakkak maslahatlar ve farzlar, mevhum mazarrata yani evhama feda edilebilir mi ? Edilemez. Mazarrat mevhum değil...84binde 5 ihtimal bütün bu tedbirlere rağmen...Tedbir alınmasa zararı çok daha fazla olur. Şu anda yapılar mikrop yayılmasın diye. tedbirler alınmazsa taşıyıcı olan zat girdiği ortamdakilere mikrobu bulaştırıyor...bu 360 binde bir ihimal değil, taşıyıcı varsa bulaşması mutlak...

  • Ali

    23.3.2020 16:58:21

    " Hadisçe sabittir ki; müttaki bir mü' min, hastalık sebebiyle yapamadığı daimi virdinin sevabını hastalık zamanında yine kazanır."Lemalar s 211 Sahabeden Ebi Bürde babasından naklen dedi ki;" Ben peygamber asv birçok kere duydum diyor ki;" Bir mümin sıhhatli zamanında hayırlı bir amel işlerken; hastalık,sefer veya bir MUSİBET, hayırlı işine engel olursa; hayırlı işi yapamazsa; aynen sıhhatliyken yaptığı hayırlı amelin sevabını aynen alır."S.Buhari 6/95,Ebu Davud hadis nu; 3091 vd Bknz;R Nur'un Kutsi Kaynakları A.Badıllı s,761

  • Bilal

    23.3.2020 13:52:39

    Güzel bir yazı Tebrik eserim 👏👏👏

  • Bülent Biöer

    23.3.2020 12:49:42

    "Belki “altmış yaşının üstündekiler camiye gelmesin, onlar için risk yükseliyor” denilebilirdi. Bu yaşın altındakiler için atlatılabilir olduğu bilinen bir hastalık yüzünden, risk var diye camileri kapatmak, Deccalizm ve Süfyanizmin Müslümanlara da bulaşmasına alet olmak değil mi?" Bence 60 yaş altıda gitmemeli...Virüsü camide kapıp evine dönebilir, hane halkına bulaştırabilir... Virüsten her yaş gurubundan ölen var...

  • A. AYDIN

    23.3.2020 11:43:30

    İhtiyarlığı makyajla kamufle eden, ölümü ise unutmak ve unutturmak için eğlence teknolojisini seferber eden medeniyet-i hazıra, Şeyh Korona Hazretlerinin irşadıyla rabıta-i mevtte tarikatçıları da geçti. Fesübhanallah!

  • Hasan

    23.3.2020 00:58:57

    Ali abiciğim, 60 yaş altı camiye geldi, virüs onu öldürmeyecek ama evdeki 60 yaş üstü anne ve babasına bulaştırıp onun ölümüne sebep olunca ne diyeceğiz, mukadderat mı? Burada hastalığın ölümcüllüğü değil bulaşıcılığını önlemek. Deccal ve Süfyanla ilgili bir konu değil, hasılı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı