"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Sen siyasî şeylere katiyen karışma!”

Ali FERŞADOĞLU
02 Aralık 2021, Perşembe
Risale-i Nur’u okudukları halde bazılarının bilhassa içtimaî, siyasî çıkarımlarına aykırı davranmaları ve isabet edememelerinin önemli bir sebebi de “anlayarak” okusalar da “kabul etmemeleridir.” Meselâ, Bediüzzaman, -bir ağabeyimizi -kendi ifadesiyle- özellikle siyasetle ilgilenmekten men etmiştir: “Üstad, ‘Sen siyasî şeylere katiyen karışma.’ dedi. Çünkü ben, kim ne derse bakarsın inanıveririm. O yanımı Üstad bildiği için böyle söylemişti.” (Hizmet Vakfı İnternet Sit./Yeni Asya/03 Haziran 2015)

Ne var ki, daha önce “dindar siyasalcı” zihniyete ve son dönemde AKP için kanal kanal dolaşıp propagandasını yapanlar olmuştu.

Halbuki Bediüzzaman, “Kur’ân ve yüksek İslâm siyâsetini” (İşârâtü’l-İ’câz, s. 84) ve temel stratejisini şöyle çizmişti: “Siyaset ve diplomatlık dinsizlik cereyanını durduramaz” (Emirdağ Lâhikası, s. 180) “Rivayetlerde gelen eşhas-ı ahirzamana ait haberlerin mühim bir kısmını ve hürriyetten evvel İstanbul’da tevilini söylediği hadîslerin ihbar ettiği ahirzamanın dehşetli şahıslarının âlem-i İslâm ve insaniyette zuhur ettiğini görür. (Deccal ve Süfyanı/AF) Ve yine, gelen rivayetlerden, onlara karşı çıkacak ve mukabele edecek olan hizbü’i-Kur’ân hakkında, ‘O zamana yetiştiğiniz zaman, siyaset canibiyle onlara galebe edilmez; ancak manevî kılınç hükmünde i’caz-ı Kur’ân’ın nurlarıyla mukabele edilebilir’ tavsiyesine müracaatla…” (Tarihçe-i Hayat, 131)  

Yani, çağın siyasetini (eğitim, yönetim, ekonomi, vs.) Kemalizm kurgulamıştır. AKP ise, her alanda Kemalizmin modelini uyguluyor. Bundan İttihad-ı İslâm mı çıkar, yoksa dindarı dindara, cemaatleri cemaatlere kırdırmak mı? Kutuplaştıran, ayrıştıran, biribirine düşüren “ittihad-ı İslâm”ı nasıl temin edebilir ki!? 

Öte yandan Bediüzzaman, siyasî düşünce ve çizgisini de şahıslar, yani isim ve resimler üzerine bina etmez. İman, hürriyet, siyasî şablonlar, fikir cereyan, akım ve zihniyetler olarak ele alır. 

Dolayısıyla “ittihad-ı İslâm”ı kişi ve siyaset değil, Risale-i Nur gerçekleştirecektir. Önce ittihad-ı iman, ittihad-ı fikir, ittihad-ı ilim, ittihad-ı ibadet, ittihad-ı zikir, sonra “ittihad-ı İslâm!” olarak tahakkuk edecektir. Bunu da Risale-i Nur ve şahs-ı manevisi gerçekleştirecektir. Yoksa, “menfaat üzerine dönen canavar siyaseti” uygulayanlar değil! 

İşte, Risale-i Nur’un ortaya koyduğu içtimaî/siyasî ölçü, prensip, strateji ve hizmet metodlarını esas almayanlar böyle vahim hatalara düşer.

Okunma Sayısı: 1246
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    2.12.2021 14:58:18

    Maşallah binlerce tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı