"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tam bir basiret nasıl kazanılır?

Ali FERŞADOĞLU
16 Nisan 2021, Cuma
Yapılan ilmî çalışma, gözlem ve deneyler kesin olarak şu gerçeği doğruladı: Yaratılan bütün varlıklar (su ve kesif toprak, bitki, ağaç, taşlar dahil) canlıdır, hisleri vardır (enerji boyutu olarak); etkiler, etkilenirler.

Kâinat; nötron, proton, foton gibi, tesbit edilen 200 parçası ile atomdan hücre; uzuv, su, bitki, hayvanlar, unsurlar, yıldızlardan galaksilere kadar sayısız esrarlı varlık, karmaşık hâdise ve enteresan faaliyetlerin cereyan ettiği; her şeyin bir şey, bir şeyin her şeyle irtibat; düzen, denge ve alış veriş içinde olduğu âlem içinde âlemdirler.  

Bu âlemlerin merkezinde de insan yerleştirilmiştir. Ki, insan kâinatın özü, küçültülmüş bir nümûnesidir; bütün varlıkların özetidir. Bütün enerji boyutları, canlılık ve kanunlar onda da geçerlidir. Rûh/duygu-beden, madde-mânâ, fizik-metafizik (gayb) âlemler, elektro-biyo-manyetik enerji türleri canlıdır, rûh sahipleridir ve bir bütünün parçalarını teşkil ederler. Aralarında da komplike, enteresan bağlantılar bulunmaktadır.  

İnsanoğlu da o varlıklardan süzüldüğüne, onların özelliklerini taşıdığına göre; eğer duyu, duygu, his ve enerji boyutlarını geliştirebilir, yönlendirebilirse onların gayb-melekût, madde ötesi boylarıyla irtibata geçebilir ve özelliklerini yansıtabilir. Aynı zamanda beyin gücü, düşünce, niyet, nazarımızla maddeyi ve olayları etkileme maharetini kazanabilir.  

“Seyr u sülûk’, yâni, metafizik/ mânâ/gayb âlemlerinde ‘mânevî seyahat’ ile gözlemler yapabilir. Düşünce, duygu, his ve lâtifeleriyle bu kanunla irtibata geçebilir. 

İnsanlara en gelişmiş teknolojik cihazlarla bile kıyaslanamayacak mükemmellikte yetenek verilmiştir. Manyetik etki, telkin ve her türlü mesajlara duyarlı. Kalb, akıl, hayal ve sâir duyguların metafizik âlemlere seyahati sağlayan anahtar, şifre ve vasıtalardır.  

İlâhî zikir ve tefekkür ve motivasyon; yâni zikir, şükür, riyâzet ile kalbi ve duyguları işlettirir, olgunlaştırır. Bu sayede, hem duygu hem de duyularımız şeffafiyet, letâfet kazanır; hem de gayb âleminin hakikatlerine bir ayna gibi olur. Böylece tam bir feraset, basiret sahibi olur.  

Kalb gözünün açık olması; mânâ, misâl (resimler, simetri âlemi), ve gayb/metafizik âlemlerinin sırlarına ulaşması demektir. Olumlu/pozitif duygu ve lâtifeleri, ulvî hasletleri, özellikleri geliştirme; nefsî, şehevî, behimî (hayvânî) duygular geri plâna itme oranındadır. İşte tam feraset ve basiret! 

Okunma Sayısı: 1117
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı