"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dijital Çağ’da anı kavramının dönüşümü üzerine bir tefekkür

Ceyda AKKAYA
18 Şubat 2026, Çarşamba
Zamanın bizi getirmiş olduğu noktada, sosyal medyada pek çok insanla temas halindeyiz.

Online eğitimlere katılıyor, çok kıymetli insanlarla tanışıyor, ilgi alanlarımız ve hobilerimiz ile ilgili hesapları takip ediyor ve çoğu kişinin gündelik hayatına uzaktan da olsa dahil oluyoruz. Takip ettiğimiz hesap sahiplerinin haftalık planını anlat deseler, anlatabilecek durumdayız.

Fakat işin ilginç yanı, bu insanlarla hiç anımız yok: Bir sohbet ortamı, bir piknik, bir ikindi çayı, bir kahve buluşması… Hani neden bu insanı seviyorsun deseler, ne gülüşünden, ne konuşmasından, ne de davranışlarından bahsedebiliriz. Sadece bize gösterdiği kadarıyla tanıyor ve boşlukları hayal gücümüz ile dolduruyoruz.

Görmeden de anı biriktirilebilir mi?

Bu yazıyı yazarken başlangıcının çok acımasızca olduğunun farkındayım. Kimisi görmesek de anımız olmasa da paylaşımlarından kişiliğini anlayabiliyor, yakınlık hissedebiliyor ve istifade ediyoruz derken, kimisi de “Evet, gerçekten bu insanlarla bir alakamız yok” diyebilir. Bu noktada, acaba anı kavramı üzerine mi konuşmak gerekiyor? Nasıl ki her şey teknolojinin ilerlemesi ile küreselleşti, anı kavramı da küreselleşmiş olabilir mi?

Anı nedir, gerçekte ne ifade eder?

Anı, kişinin geçmişte yaşadığı olayları, deneyimleri ve duyguları, aradan zaman geçtikten sonra hatırlayıp anlatmasıdır. Yani anı, geçmişin bugüne yansımasıdır. Bir olay olur, yıllar geçer, kişi o olayı hatırlar, değerlendirir ve anlatır.

O hâlde, maddî olarak birlikte olmadığımız kişilerle de anımız olabilir mi?

Dijital dünyanın duygusal izleri 

Anı sadece fizikî değildir; duygularla da oluşur. Sosyal medya ilişkileri de gerçek duygular barındırır. Dijital paylaşımlar da ortak bir geçmiş oluşturabilir. Yüz yüze anılar duyusal, dijital anılar ise duygusaldır. Anı demek, iz bırakmak demektir; hissediyorsak gerçektir.

Ortak duygular, ortak anılar

Yıllar içinde oluşan hadiselerde ülke olarak bile ortak anılarımız vardır.

Meselâ pandemi döneminde paylaşılan komik online ders kazalarını, Şubat depreminde enkaz altında kalanların yardım çığlıklarını, orman yangınları görüntülerini ve sadece ülke bazında değil, dünya çapında Filistin’de yaşanan soykırımın üzerimizdeki duygusal tesirlerini hep birlikte hissedip paylaştık; birlikte filoların gidişine heyecanlandık, kimi zaman sabahladık, birlikte bekledik.

Bütün bunları düşündüğümüzde, maddî birliktelik yok diye anılarımızı yok saymamız doğru olur mu?

Cennette hatırlanacak anılar 

Dünya perspektifini bir kenara bırakalım. Ahirette bile cennet ehlinin, karşılıklı tahtlarda oturup dünya hayatlarından konuşacaklarına dair ayetler ve tefsirler vardır.

Risale-i Nur da bu mevzuya şu şekilde değiniyor; “Ehl-i Cennet elbette arzu ederler ki, dünya maceralarını tahattur etsinler [hatırlasınlar] ve birbirine nakletsinler. Belki o maceraların levhalarını ve misallerini görmeyi çok merak ederler. Elbette, sinema perdelerinde görmek gibi, o levhaları, o vak’aları müşahede etseler, çok mütelezziz olurlar [lezzet alırlar].”

Madem öyledir, herhalde dâr-ı lezzet ve menzil-i saadet olan dâr-ı Cennette “Karşılıklı tahtlarda” (Hicr Suresi: 47)1  işaretiyle, sermedî manzaralarda, dünyevî maceraların muhaveresi (konuşması) ve dünyevî hâdisatın manzaraları Cennette bulunacaktır.

Duygular gerçekse anılar gerçektir. Öyleyse anılarımızın ve bize güzel anılar bırakan sevdiklerimizin kıymetini bilelim. Kim bilir, belki bir gün hepimiz Cennet ehli olup karşılıklı tahtlarda muhabbet ederiz.

Dipnot:

1- Ayetin devamı şöyledir: Biz onların kalplerinde kin ve nefret adına ne varsa hepsini söküp atarız. Dost ve kardeş olarak tahtlarda üzerinde karşılıklı otururlar.

(Bizim Aile dergisi, Kasım 2025)

Okunma Sayısı: 154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı