"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adım adım gelen müjde

Süleyman KÖSMENE
18 Şubat 2026, Çarşamba
İsmail Bey: “Sevaplarımız günahlarımızdan ağır olursa kurtuluruz ve Cennete gireriz diyorlar. Böyle konuşmalar insanları günah işlemeye yönlendirmez mi?”

Elhamdülillah Kelimesi

Unutmayalım ki, bu Ramazan bizi inşallah Cehennemden kurtarır. 

Cennet Allah’ın lütfu, Cehennem ise azap yurdudur. Mahşer’de keskin bir adalet vardır; ama mağfiret de vardır, şefaat da vardır. Fakat kime ne, ne kadar tecelli edecek; takdir Cenab-ı Allah’ındır. Bu konuda ‘yüzde’ vermek şimdilik bizim için yanıltıcı olur. Çünkü yüzde vermek hesap tutucu ile ilgili bir kavramdır. Neyi kaç yazacağını biz bilmeyiz. Ancak biz sadece amelimizde ihlâslı olmamız gerektiğini biliriz. İhlâslı amelin keyfiyet değeri Allah katında çok yüksektir. Meselâ hadiste “Elhamdülillah kelimesi mizanı doldurur. Sübhanallahi velhamdülillahi tespihleri sevap bakımından yerle gökler arasını doldurur.”1 buyurulur. Bu nasıl bir dolduruştur? 

Anlaşılıyor ki, bir ‘elhamdülillah’ kelimesi mizanda bütün günahlardan ağır basıyor. İnsan bağışlanıyor. Ama bu elhamdülillah kelimesi, nasıl bir elhamdülillah kelimesidir? Burada kemiyet değil, keyfiyet önemlidir!   

Hiç şüphesiz, Allah hem Âdil’dir, adalet sahibidir; hem Rahîm’dir, Gafur’dur, merhamet ve rahmet sahibi, mağfiret ve bağışlama sahibidir. Amellerimizin tam karşılığını adaletle verir, sevabımızı ise fazlından ve lütfundan ihsan eder.       

Af İle Adalet Çelişmez

Suçu karşılığında insan ya ceza görür, ya bağışlanır. Üçüncü şık yoktur. Eğer suçunu itiraf etmiş ve pişman olmuşsa, en ilkel kavimlerde bile insanlar bağışlanmıştır. Eğer suçuna suç katmış ve pişman olmamış ise her yerde ve her toplumda insan cezalandırılmıştır. 

Adalet de, af da Allah’ın sıfatlarındandır. İki sıfat birbiriyle çelişmez, bilakis birbirini tamamlar. Af ile yola gelen insan affedilir. Af ile yola gelmeyen ve azgınlaşan insan ise ceza görür. Unutmayalım ki, medenî toplumlarda da, ilkel toplumlarda da bazen pişmanlık kanunları ile insanlar işledikleri suçlardan affediliyor. Pişman olanı affetmek insanlık açısından büyük bir fazilettir. Nitekim biz de birçok dostumuzu bize karşı işledikleri suçlarından affetmişiz, hak ettikleri halde hemen cezalandırmamışızdır. Diğer yandan bizzat kendimizin de sık sık affa ve bağışlanmaya ihtiyacımız olduğu bir vakıadır. 

Günahın karşılığında ceza görmek ile bağışlanmayı Bediüzzaman şöyle bir misal ile açıklıyor: Zehir içen adamın, Allah’ın koyduğu âdil fıtrat kanununa göre hastalanması veya ölmesi lazımdır. Eğer ölümden veya hastalıktan kurtulursa, Allah’ın fazlına mazhar olmuş olur.2 Bu demektir ki, Allah fıtrat kanunlarını bazen kullarının lehine değiştiriyor. Fakat kullarının aleyhine olacak şekilde değiştirmiyor. Yani Allah kullarına zulüm yapmıyor.       

Allah Günahları Bağışlar

Azap, çile, musibet ve keder kula hak ettiği için verilir. Bu zulüm değil, adalettir. Ve yaptığı kötülüklerin bire bir karşılığıdır. Derdi gören, sıkıntıya düşen, gam ve keder çeken kul ise, döner yine Allah’a sığınır. Allah’a dua eder, günahlarını hatırlar, itiraf eder, yaptıklarına pişman olur, bağışlanmak ister. Allah da onu bağışlar ve sıkıntısını kaldırır, hastalığına şifa verir, gam ve kederini giderir.  

“De ki, ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah bütün günahları bağışlar”3 ayeti Allah’ın af ve bağışlamasını, mağfiret ve merhametini bütün insanlığa ilan ediyor. 

Önceki ayet Allah’ın adaletini, bu ayet Allah’ın affını ve bağışlamasını dile getiriyor. Bu iki ayet birbiriyle elbette çelişmiyor. Allah’ın, kullarına yaptıklarını bire bir göstermesi de, kullarının günahlarını affetmesi de yüksek tecellilerindendir. Her ikisi de Allah’ın sıfatıdır. Allah affettiği zaman elbette kulunun günahını örtmüş, cezasından vazgeçmiş, onun şerrini ve seyyiatını hasenata ve iyiliklere çevirmiş olur.        

Dipnotlar:

1- Rıyazu’s-Salihin, c.1, s. 49, 1/25,

2- Mesnevî-i Nuriye, s. 201.

3- Zümer Sûresi: 53.

Okunma Sayısı: 188
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı