"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Barla sizi bekliyor

15 Mayıs 2019, Çarşamba 00:43
“Barla, millet-i İslâmiyenin, hususan Anadolu halkının başına gelen dehşetli bir dalâlet ve dinsizlik cereyanına karşı, Kur’ân’dan gelen bir hidayet nurunun, bir saadet güneşinin tulû ettiği beldedir.”

DİZİ - 2: AHMET DEMİRDÖĞMEZ

Muhterem Mustafa Sungur Ağabeyin Tarihçe-i Hayat’taki şu ifadeleri de Barla’nın önemini anlatmaktadır: “Barla, millet-i İslâmiyenin, hususan Anadolu halkının başına gelen dehşetli bir dalâlet ve dinsizlik cereyanına karşı, Kur’ân’dan gelen bir hidayet nurunun, bir saadet güneşinin tulu ettiği beldedir. Barla, rahmet-i İlâhiyenin ve ihsan-ı Rabbani’nin ve lütf-u Yezdani’nin bu mübarek Anadolu hakkında, bu kahraman İslâm milletinin evlâtları ve âlem-i İslâm hakkında, hayat ve mematlarının, ebedî saadetlerinin medarı olan eserlerin lemean ettiği bahtiyar yerdir.” (Tarihçe-i Hayat, s. 240)

Âlem-i İslâmiyetin ders kürsüsü hükmünde olan Barla, en yüksek gür sâdâ olan İslâmın sâdâsını Üstad Bediüzzaman Hazretleri vasıtasıyla bütün âleme duyurarak ilân etmiştir. Risâle-i Nur’la nurlanan her Nur hadimi, Barla’nın maddî ve manevî yüzünü görmeli ve havasını teneffüs etmelidir. Çünkü Barla, Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin, “Yirmi seneden fazla kendi memleketimde ve İstanbul’da ettiğimiz hizmet-i ilmiye ve diniyeye mukabil, burada, sizinle yedi sekiz senede yüz derece fazla edildi” (Lem’alar, s. 393) dediği yerdir. İzmir’in fedakâr Nur emekçilerinden muhterem Hasan Şen Ağabeyimiz “Nur Kervanı” eserinde ne de güzel söylemiş:

“Helâketler asrında bir selâmet diyarı,

Her an ayrı bir şevkle ibadet diyarı,

Görmek, isteyenler için manevî baharı,

Bütün şaşaasıyla sunan, beldedir Barla.”

(Nur Kervanı- Hasan Şen 134)

RİSALELERİN TELİFİ

Barla’da sekiz sene kadar kalan Üstad Bediüzzaman Hazretleri, yüz otuz parçadan müteşekkil Risale-i Nur Külliyatı’nın yüz on dokuz parçasını burada te’lif etmiştir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’un te’lif ve neşriyle beraber, Barla’da ‘Barla Sıddıkları’yla şahs-ı manevî tesis etmiş ve bundan sonraki hizmet tarzının şahıs değil, şahs-ı maneviyle olacağını göstermiştir. Günümüze kadar devam eden ve inşaallah kıyamete kadar devam edecek olan şahs-ı manevinin ilk halkasını Barla Sıddıklarıyla teşekkül ettirmiştir. Bu cihetle de Barla’nın ve sıddıklarının ehemmiyeti büyüktür. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Barla Sıddıkları için şu ifadeleri kullanmaktadır: “Cenab-ı Hak Sıddık Süleyman’ı ve Mustafa Çavuş’u, Muhacir Hafız Ahmed’i ve Abdullah Çavuş’u bana ihsan etti. Ben de Cenab-ı Hakk’a şükrediyorum. Bunlar bana yüzer dost kadar kıymettar göründüler, vatanımı bana unutturdular. Gurbet ve misafirlik elemini bana çektirmediler. Bunlar yüzünden ben bu köyün hayatta ve vefat edenleriyle alâkadar olup; her zaman duâ ediyorum” (Barla Lâhikası) 

RİSALELER NASIL ÇOĞALTILDI?

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, te’lif ettiği Risaleleri Sıddık Süleyman Ağabey alıp on üç kilometre uzaklıkta Bedre Köyü’nde Santral Sabri Ağabeye verir, gelen Risaleden kendisine de bir nüsha yazan Sabri Ağabey, Risaleyi İslâm Köyü’ne Hafız Ali Ağabeye ulaştırır. O da kendisine birkaç nüsha yazdıktan sonra Isparta’ya Hüsrev Ağabeye gönderir. Bu şekilde Risaleler el altından el yazısıyla çoğaltılarak her tarafa yayılmıştır. Bu noktada da Barla Sıddıkları neşir hizmetinin de öncülüğünü yapmışlar ve Nur Talebeliğinin en birinci vazifesinin neşir hizmeti olduğunu göstermişlerdir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Barla Sıddıklarıyla beraber Isparta ve havalisinde bu hizmet-i kudsiyede bulunan Nur Talebelerini de Isparta Kahramanları olarak Risale-i Nur’da zikretmektedir.

Bu kahramanların isimleri şöyledir:

Tevfik Göksu (Şamlı Hafız Tevfik), Ahmed Galib Keskin (Muallim Galib), Marangoz Mustafa Çavuş (Güvenç), Nur Postacısı Abdullah Çavuş (Abdullah Yavaşer), Nur Postacısı Abdullah Çavuş (Abdullah Kula), Nur Postacısı Abdullah Çavuş (Abdullah Sualp), Mehmet Gezgiç (Seyrani), Süleyman Kervancı (Sıddık Süleyman), Şem’i Güneş, Mübarek Süleyman (Barla’lı), Bekir Dikmen, İlamalı Sabri (Sabri Gönenç), Ali Savran (Çilingir Ali), Sabri Arseven (Santral Sabri), Nuri Benli (Çolak Nuri), Mehmed Babacan (Terzi Mehmed), Mustafa Ezener, Burhan Çakın (Kahraman Burhan), Süleyman Rüştü Çakın, Mehmed Gülırmak (Derviş Mehmed) Mehmed Sözer (Tenekeci Mehmed Efendi), Binbaşı Asım Bey, Mustafa Ertürk (Kuleönülü Mustafa-Sarıbıçak Mustafa), Ali Ertürk (Büyük Ruhlu Küçük Ali), Hafız Mehmed Gül, Tevfik Gül, H. Enver Tevfik Öztürk, Osman Yıldırımkaya (Kâtip Osman), Hüseyin Beşli, Doktor Yusuf Kemal Durakoğlu (Bahtiyar Doktor), Mustafa Üstün (Azizzade Mustafa – Şeyh Mustafa – Hacı Aziz), Hakkı Tığlı, Demirci Salih, Veli Huban (Hafız Veli), Hafız Ahmed Karaca (Muhacir Hafız Ahmed), Bahri Çağlar, Mehmed Keskin, Bekir Ağa (Adilcevazlı Kürt Bekir Ağa), Ali Osman Öztop (alil Ali – Kötürüm Ali), Hafız Ali Ergun (İslâmköylü Hafız Ali), Tahir Mutlu, Hulusi Yahyagil, Refet Barutçu, Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Bayram Yüksel, Hacı Hafız Mehmed Afşar, Halil İbrahim Çöllüoğlu, Hasan Atıf Egemen.

Bu kahramanların daire-i nuranisinde bulunmak duâsıyla inşaallah. Allah onlardan ve bütün Nur Talebelerinden ebediyen razı olsun.

Okunma Sayısı: 2088
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı