"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu kriz yüzde yüz yerli yapım

10 Ağustos 2020, Pazartesi 00:01
EKONOMİST REFET GÜRKAYNAK: DIŞ MİHRAK İLE ZERRE ALAKASI OLMAYAN, YÜZDE YÜZ YERLİ TASARIM VE YAPIM BİR KRİZDE OLDUĞUMUZU ANLIYORUZ.

YERLİ YAPIM KRİZ VAR

Merkez Bankası'ndaki döviz rezervini rakamlarla paylaşan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Refet Gürkaynak'a göre TL'nin değer kaybetmesinin nedeni uygulanan politikalar. Gürkaynak tabloyu "Dış mihrak, lobi, ecinni filan ile zerre alâkası olmayan, yüzde yüz yerli tasarım ve yapım bir krizde olduğumuzu anlıyorsunuz" sözleriyle değerlendirdi.

Adalet yoksa, zenginlik de yok

Öte yandan Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz da sosyal medya hesabından iktidara eleştirilerde bulundu. Yılmaz, “Derelerinizden petrol aksa, dağlarınızdan altın fışkırsa, eğer adalet kavramı yok ise ve kurala göre değil duruma göre adaleti benimsemişseniz, ülkede ekonomik gelişmeden ve kalkınmadan bahsedemezsiniz” dedi.

***

Bu kriz yüzde yüz yerli yapım

Ekonomist Refet Gürkaynak, ekonomideki son tabloyu “Dış mihrakla zerre alakası olamayan, yüzde yüz yerli yapım bir kriz” şeklinde yorumladı.

Döviz karşısında TL’nin neden değer yitirdiği, dünya genelinde dolar değer kaybederken Türkiye’de doların yükselmesi, MB’nin kurdaki sıçrama sonrası dolaylı faiz arttırmasına gitmesi gündemdeki sıcaklığını korurken, son tabloyu ekonomist Refet Gürkaynak “Dış mihrakla zerre alakası olamayan, yüzde yüz yerli yapım bir kriz” sözleriyle yorumladı. Twitter hesabından uzun bir değerlendirme yapan Refet Gürkaynak, gelinen noktayı adım adım yorumladı. Merkez Bankası’ndaki döviz rezervini rakamlarla paylaşan Gürkaynak’a göre bu noktaya TL’nin değer kaybetmesinin nedeni uygulanan politikalar. 

Kredi artış hızına bakın

Gürkaynak, vatandaşa kredi borcu yüklendirildiğine dikkat çekerek, “Bir yandan Merkez Bankası en dar tanımlı para miktarını faizi indirerek, tahvil alımları ve açık piyasa işlemleriyle (bunlar ne öğrenmek için iktisat okuyunuz) yıl başından bu yana hızla artırıyor. Bildiğin, salmış parayı. Bakınız para tabanı. Diğer yandan MB, BDDK ve hükümet (aslında MB ve BDDK da “bağımsız kurum” olmalarına rağmen hükümet ne derse onu yapıyor, benden duymuş olmayın) mevzuat ve sopa zoruyla bankalara kredi verdiriyor. Özellikle kamu bankalarının geri dönmeyen kredilerini vatandaş ödeyecek. Kredi artış hızına bakınız. (…) Kredi/mevduat oranının çok yükselmesi iyi değildir, bizde regülatör ittiriyor. İnanılır gibi değil” dedi. 

MB dolar satıp kuru baskılıyordu

Merkez Bankası’nın kuru baskıladığını söyleyen Gürkaynak, “Paranın satın alabileceği şeylerin azalması halk arasında enflasyon diye bilinir. Enflasyon yine büyük dert ve haliyle bu politikalar ile kontrol edilemiyor. Paranın bir de diğer paralar cinsinden fiyatı var: Döviz kuru. O fiyatın da düşmesini, liranın değer kaybetmesini elbette beklersiniz. Soru şu: bu zamana kadar neden olmadı, neden bu kadar zaman dolar kuru 6.85? Güzel soru. Açık, basit bir cevabı, sonra o cevabın alengirli katmanları var. Basit cevap, MB bir eliyle parayı salarken diğeriyle kamu bankaları üzerinden dolar satıp kuru baskılıyordu” ifadelerini kullandı. 

Tahribat büyük

“Enflasyon korkusu arttıkça, Türkiye’de (ve bütün gelişmekte olan ülkelerde) dolarizasyon artar” diyen Gürkaynak, “Elimizde bir kapalı sistem var: Vatandaş enflasyon korkusu ile döviz alıp bankalara yatırıyor, bankalar bunu swap ile MB’ye veriyor, MB kamu bankalarına aktarıyor, kamu bankaları döviz satıyor, MB lira yaratıyor, vatandaş lirayı satıp dövizi alıyor, bankaya yatırıyor… Bunun yürümeyeceği belli(…)  Bu politikaların yarattığı tahribat büyük. Reel ekonomiye etkilerinden bahsetmedim bile daha ama yaşınız yetiyorsa hatırlıyorsunuz zaten. Yine uğraşacağız. Uğraşmak istemiyorum diyene selametle. Dış mihrak, lobi, ecinni filan ile zerre alakası olmayan, yüzde yüz yerli tasarım ve yapım bir krizde olduğumuzu anlıyorsunuz. Dolayısıyla nasıl bir Türkiye tasarlayıp yaratırsak öyle bir Türkiye’de yaşayacağımızı da anlıyorsunuz” şeklinde yazdı. 

***

Adalet yoksa ekonomik gelişmeden bahsedilemez

Merkez Bankası Eski Başkanı ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz sosyal medya hesabından iktidara eleştirilerde bulundu. Yılmaz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Aynı suda iki kere yıkanılmaz demiş birisi. Türkiye aynı suda iki değil,  onlarca kere yıkanmıştır/yıkanıyor. 18 yılda, kendisini iktidara getiren yanlışlardan ve ödenen onca bedelden ders çıkarmadan aynı koşulların gerisine düşmek büyük bir başarı! Tebrikler başı kuma gömmeye devam” ifadelerini kullandı. Ülkedeki adaletsiz uygulamaları da eleştiren Yılmaz, şu şekilde yazdı: “Derelerinizden petrol aksa, dağlarınızdan altın fışkırsa, eğer adalet kavramı yok ise ve kurala göre değil duruma göre adaleti benimsemişseniz, ülkede ekonomik gelişmeden ve kalkınmadan bahsedemezsiniz.”

İstanbul – Yeni Asya

Okunma Sayısı: 2703
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı