"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

12 Eylül’ün tahribatı hâlâ devam ediyor

12 Eylül 2019, Perşembe 00:05
39 yıl önce gerçekleştirilen kanlı darbenin ve değiştirilemeyen darbe anayasasının tahribatı hâlâ her alanda kendini hissettiriyor.

12 Eylül 1980’de Süleyman Demirel başbakanlığındaki hükümete karşı yapılan darbe sosyal ve siyasî hayatta büyük tahribata yol açtı. İdamlar ve işkenceler ile korku ortamı ve yasakçı anlayış hâkim kılınmak istendi. Darbe anayasası ile demokrasi ve demokratik hayat yara aldı, siyasî ahlâk zedelendi, ticaret hayatı yozlaştı. 12 Eylül’ün en büyük tahribatı da hedef aldığı Demokrat misyonu zaafa uğratması, ülkenin çimentosu mahiyetindeki Demokrat zemini yok etmesi oldu. Yasaklar ve korku ortamı kalıcı hale getirildi. 12 Eylül 2010’da yapılan sözde anayasa referandumu da bu darbeci anlayışın devam etmesine yol açtı. Siyasallaşmış bir cemaat ile dini siyasete âlet eden siyasî iktidar arasında yaşanan çatışma, Türkiye’yi sonuçları ağır olan bir kaosa sürükledi.

Meclis lağvedildi, anayasa kaldırıldı

Darbeciler Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı. Anayasayı uygulamadan kaldıran darbeciler, ardından TBMM’yi lağvederek antidemokratik faaliyetlerine devam etti. Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildikten sonra sivil toplum kuruluşlarını hedef alan darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetlerini durdurdu. Siyasi partilerin kapısına kilit vuran darbeciler, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’i Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş’i ise Uzunada’ya sürgüne göndererek, siyasî yasaklar getirdi.

650 bin kişi gözaltına alındı

Kanlı uygulamaların yanı sıra demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için de idam cezası istendi. 517 kişinin “ölüm cezasına” çarptırıldığı süreçte, 50 kişi idam edildi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından 14 bin kişinin çıkarıldığı bu dönemde, yaklaşık 100 bin kişi “örgüt üyesi olma” suçundan yargılandı, 30 bin kişi ise “sakıncalı” olduğu iddiasıyla işlerinden edildi. Milli Güvenlik Konseyi üyesi darbeci generallerin belirlediği Danışma Meclisinin hazırladığı anayasa, 1982’de “güdümlü” referandumla yüzde 92’lik “evet” oyu aldı. 

Demokrasiye darbe

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi 12 Eylül, idam, kötü muamele ve insan hakları ihlalleriyle zihinlerdeki yerini koruyor. TRT Radyosunda, 12 Eylül sabahı İstiklâl Marşı’nın ardından çalınan Harbiye Marşı ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Millî Güvenlik Konseyi “bir numaralı” bildirisinin okunmasıyla demokrasiye darbe resmen ilan edildi. Emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından silâhlı kuvvetlerin yönetime üçüncü kez açık müdahalesi olarak tarihteki yerini aldı.

AA

Okunma Sayısı: 936
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı