Bediüzzaman Vakfı, Bediüzzaman Kütüphanesi’nde yapılan aylık seminer çalışmasında bu ay Eğitimci Sebahattin Yaşar konuşmacı oldu. Yaşar, seminerde; “Vicdanla yakından tanışmalıyız” dedi.
Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı bünyesinde farklı mesleklerden oluşan Vakıf gönüllülerinden Müzakereli Ders Grubu ayda bir, Risale-i Nur’dan bir konu hakkında seminer veriyor.
Bediüzzaman Vakfı Başkanı Ahmet Zorlu, bu seminer çalışmalarının amacını şöyle anlattı: “Uluslararası bir ilgiye mazhar olmuş olan büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat ettiği yer olan Şanlıurfa’da onun eserlerinin yakından ele alınması ve yeni yeni konular etrafında çalışma yapacak araştırmacılara hem çalışma imkanı hem de yapılan çalışmaları ilgililerle paylaşma imkanı sunmaktır. Bu mütevazı adım, gelecekte Şanlıurfa’da Bediüzzaman’ın eserlerinin ciddî incelendiği ve aile, gençlik, toplum, demokrasi, hukuk, hürriyet vb. değişik konularda araştırmalar yapılan bir merkez olma niteliği taşımaktadır.”
Vakıf bünyesindeki ilk seminerde eğitimci Sebahattin Yaşar, Risale-i Nur’da vicdanın mahiyeti ve hususiyetlerini paylaştı.
Vicdanın, Yaratıcı tarafından insan fıtratına ekildiği, sonrasında anne baba ve çevre etkisiyle şekillendiği belirtilen seminerde, Sebahattin Yaşar şunlara dikkatleri çekti: “Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye adlı eserinde, vicdanı, “âlem-i gayb ile âlem-i şehadet arasında bir buluşma noktası” olarak belirler. Risale-i Nur’a göre, Allah, yarattığı kuluyla vicdan üzerinden konuşmaktadır. Bu her kul için çok özeldir. Bu durum insan hayatında otokontrol gibi bir netice verir. Vicdan insanda çok fonksiyonel bir yapıdır. Vicdanın mahiyetine baktığımızda, şuurlu insan için İlâhî bir kontrol sistemi olduğu söylenebilir.”
Vicdanla yakından tanışmak gerektiğini belirten Yaşar, “Vicdanı tanımamız gerekiyor. Nelerden etkilendiğini, nelerle beslendiğini bilmemiz gerekir. Vicdan, Risale-i Nur’da ifade edilen şekliyle, “irade, zihin, his, latife-i Rabbaniye” gibi dinamikleri vardır. Bu dinamiklerin her birinin özel beslenmesi lazımdır. Yoksa vicdan söner, etkisiz hale gelir” dedi.
Risale-i Nur eserlerinin, asırlardır tahribe uğramış umumî vicdanı tamir etme hususiyeti olduğunu belirten yazar, aynı zamanda vicdanın Allah’ı tanıtan dört küllî muarriften (tanıtıcı) birisi olduğu da anlatıldı.
Bediüzzaman Vakfı bünyesindeki seminerler her ay bir farklı konuda devam edecek.
ŞANLIURFA - YENİ ASYA