"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet sistemi yaralandı

18 Ocak 2020, Cumartesi 01:48
OHAL HUKUKU ADALET SİSTEMİMİZİ SARSMAYA DEVAM EDİYOR. SON OLARAK BİR DÂVÂDA VERİLEN KARARIN HUKUKUN KURALLARINA AYKIRI OLARAK İPTAL EDİLMESİNE HUKUKÇULAR BÜYÜK TEPKİ GÖSTERDİ.

Karar hukuka aykırı

“Yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı bir ülkede yaşıyoruz” diyen emekli Yargıtay Savcısı Ruşen Gültekin, General Metin İyidil dâvâsında beraat kararının bir üst mahkemece bozulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, böyle bir kararı ancak Yargıtay’ın verebileceğini söyledi.

OHAL hukuksuzluğu

Avukat Levent Mazılıgüney de, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Metin İyidil'in dosyasını bilmiyorum, yazdıklarım şahsıyla ilgili değildir. Beraat ve tahliye kararı sonrası savcılık itirazıyla yakalama/tutuklama ise OHAL döneminin getirdiği açık bir hukuksuzluktur” dedi.

***

Adalet yara aldı

Yargıtay eski Cumhuriyet Savcısı Ruşen Gültekin, “Yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı bir ülkede yaşıyoruz” dedi.

Metin İyidil hakkında istinaf mahkemesinin beraat kararı verdiğini, bu yüzden tekrar tutuklanamayacağını söyleyen Yargıtay eski Cumhuriyet Savcısı Ruşen Gültekin, verilen kararın abesle iştigal olduğunu belirtti. Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuşan Gültekin açıklamalarında şunları söyledi: “Ben eski bir cumhuriyet savcısıyım. Buradaki olay şu; Bir kere yerel mahkeme ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. İstinafa geldiğinde incelemeye tabi oldu. İstinaftaki yargılamada yeni delile gerek yok. Duruşma açmak zorunda da değil. Benim kanımca açsaydı daha iyi olurdu. Açmadan da bu kararı verebilir. Zaten en büyük sorunumuz şu: Bu kararı acaba kaç kişi okudu. Ben okudum mesela. Mahkeme de yargılamada tanık ifadelerini değerlendiriyor. Ve bir sentez yapıyor. Mahkeme burada, ‘FETÖ’yü koruyor’ diyemeyiz.”

Olmayan bir itiraz yapıldı

Tarafsız Haber Ajansı’nın haberine göre, “Asıl sıkıntı; istinaf mahkemesi, ‘Yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğini belirleyemedik’ diyor ve beraat kararı veriyor” diyen Gültekin, şöyle devam etti: “Dolayısıyla beraat kararı veren birisini tutuklu tutabilir misiniz? Bu tahliye de beraat kararının sonucu. Mahkeme beraat kararı verdiği için, bir üst mahkemenin değerlendirmesi mümkün değil. İtiraz yolu mümkün değil. Olmayan bir itiraz yapıldı. Beraat etmiş birisinin Yargıtay’ın incelemeden tutuklanması hukukta abesle iştigaldir. Yerel mahkeme adam öldürmeden müebbet verip Yargıtay’ın tahliyeyle birlikte beraat ettirdiği o kadar çok insan var ki. Bu delillerin yeterli olup olmadığıyla ilgili hukuki bir meseledir. Zaten öyle olmasa bu istinaf mahkemesini neden kurduk. Yerel mahkemenin verdiği hatalı kararları ben Yargıtay’da çok bozdum. Yargıçlarımızı vicdanı kanaatleriyle baş başa bırakmak zorundayız. Yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı bir ülkede yaşıyoruz. Sizi temin ederim ağır ceza mahkemesinin verdiği beraat kararını Yargıtay çok bozmuştur.” 

Hukuktan uzaklaşılıyor

Avukat Levent Mazılıgüney Metin İyidil’in tekrar tutuklanması ile ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Mazılıgüney, hukuktan uzaklaşıldığını belirterek, “Metin İyidil’in dosyasını bilmiyorum, yazdıklarım şahsıyla ilgili değildir. Ağırlaştırılmış müebbetten beraate olan aralık yargımızın halini göstermektedir. Hukuktan uzaklaşılmıştır. Adaletin olmadığı yer mezbahadır. Beraat ve tahliye kararı sonrası savcılık itirazıyla yakalama/tutuklama ise OHAL döneminin getirdiği açık bir hukuksuzluktur. KHK ile düzenlenmiş sonra kanunlaşmış olması hukuki olduğunu göstermez, açık bir garabettir. İnsanların özgürlüğü çocuk oyuncağı değildir. Bu hukuksuzluğun uygulandığı her örnekte yargımızın yitik itibarı daha derine gömülmekte ve yargı içinde mücadele algısı yükselmektedir. Yargı camiasının kendine yaptığı kötülüğün tarifi yoktur. Ülkemize, insanımıza yapılan kötülükte ise en büyük vebali hukukçular almıştır. İstinaf beraat verdikten sonra yetki Yargıtay’da olmalıydı. İstinafın başka bir dairesi dosyayı bilmeden ve yetki Yargıtay’da iken nasıl tekrar yakalama verdi ben anlayamıyorum. İyidil’i tanımam, dosyasını bilmem ancak hukuk fazlasıyla yıpratıldı.”

İstanbul – Yeni Asya

***

Yargı bağımsızlığı yoksa reformdan bahsedilemez

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun 2019-2020 adli yıl açılışının Cumhurbaşkanlığı’nda yapılması ile başlayan ‘yargı bağımsızlığı’ tartışmaları 12 baronun olağanüstü seçimli genel kurul çağrısı ile tırmandı. Yönetim bu isteği reddetti ve yargı yolunu gösterdi. 12 baro ise olağanüstü genel kurul talebinde ısrarcı. Türkiye Barolar Birliği’nin ‘genel kurul’ tartışmaları gölgesinde ikinci ‘Yargı Reformu’ paketi de Meclis’e getiriliyor. Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, Hakim ve Savcılar Kurulu’nun siyasi güdümden kurtulmadığı sürece ülkede bir yargı reformundan bahsedilemeyeceğini söyledi. Konuyla ilgili Gazete Duvar’a konuşan Sağkan, “Bizim Hâkim ve Savcılar Kurulu (HSK) noktasında reform ihtiyacımız var. HSK’nın hem seçim yönteminin değiştirilmesi hem de siyasi iradenin baskısından kurtarılması gerekiyor. Bu da Adalet Bakanı’nın HSK içerisinde olmaması ile mümkün olabilir. Ama bu konuda yargı paketi içerisinde hiçbir şey yok. Haliyle bazı özel yasalara yama yapılmasının reform olarak tanınması mümkün değil” dedi. 

 

 

 

Okunma Sayısı: 2597
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı