"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Depremlere neden aldırmıyoruz?

03 Ekim 2019, Perşembe 23:12
Öncesinde 4.5 büyüklüğünde depremle sallanan İstanbul’da 26 Eylül’de 5.8 şiddetinde deprem meydana gelmişti. Yıllardır büyük depremin beklendiği İstanbul, paniğe kapılmış, halk o geceyi sokakta geçirmişti. Şimdi ise depremin üzerinden geçen süre uzadıkça, halkın rehaveti arttı.

'İstanbul 5 felaketle karşı karşıya'

Affedilir şey değil

20 yıldır değişen ne? Konuşan çok tedbir alan yok

Depreme hazır mıyız?

İstanbul’da geçtiğimiz hafta meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından, 1999 depreminden 20 yıl sonra konut ve işyeri olarak kullanılan eski yapıların büyük çoğunluğunun hâlâ denetlenmediği şehirde, büyüklüğünün 7’nin üzerinde olmasına ve çok ciddî bir yıkıma yol açmasına kesin gözüyle bakılan bir deprem bekleniyor, ancak İstanbullular değişken bir ruh hali içinde. Kimimiz evinin veya işyerinin sorunlu olduğunu, kimimiz deniz kumundan yapıldığını, bazılarımız ‘alttaki dükkânın kolon kırdığını, üst katın kiriş yıktığını’ bal gibi biliyor. Ama susuyor. Bazı ev sahipleri kira gelirinden olmamak adına çatlak kolonları sıvamakta hiçbir sakınca görmüyor.

‘Yakın geleceği hesap edip, önlem almıyoruz’

Peki,  ilk bakışta aldırmazlık ve kayıtsızlık olarak algılanabilecek bu ruh halinin sebebi ne? İstanbul Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda öğretim üyesi, travma uzmanı Prof. Dr. Doğan Şahin, “İnsan zihninin temel çalışma prensiplerinden biri ekonomik olanı seçmektir. Yani olabildiğince az enerji, olabildiğince az zaman kullanmaya eğilimlidir” diyor ve şöyle devam ediyor: “İnsan ileri gelecek hakkında da düşünür, ama karar verirken daha çok yakın olaylardan etkilenir ve yakın geleceği hesap eder. İnsanların riskli binalarda oturmaya devam edip önlem almamalarının temel nedeni bu insani eğilimleridir” Şahin’e göre, bir yanda “Ne zaman ne şekilde olacağı belli olmayan belirsiz gelecekte olabilecek bir risk var” orta ve kısa vadedeyse ‘imkansız maliyetler, nerede nasıl ne kadar kalabileceğinize dair belirsizlikler, taşınma masrafları, taşınma sırasında kırılacak eşyalar, yeni mahalleye, eve uyum sorunları ayrıca inşaat firmalarının aldıkları işleri zamanında bitirmemesi, yıllarca sürebilmesi gibi korkuları, dolandırılma endişeleri’. Ve zihin bunca sorunla uğraşmak yerine inşallah bir şey olmaz demeyi seçebilir” 

Süreci herkes için kolay ve erişilebilir olmalıdır

Bunca deprem yaşamış bir ülkede, uzmanların uyarılarına ve bilimsel verilere rağmen, ‘paramız yetmiyor’ diye aldırmazlığı seçmek zorunda mıyız?  Şahin, “Bunu önlemenin tek yolu bu süreci herkes için kolay ve erişilebilir yapmaktır. Devletin bu iş için özel kurumları olması ve ciddî finansal destek sağlaması gerekir” diyor; Zira, “Böyle yapılırsa insanlar bir sürü endişe ve belirsizlikten kaçtıkları için alamadıkları kararları alıp gereğini yaparlar”

Depremler devam ediyor

Akdeniz’de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 07.44’de Rodos Adası’nın kuzey doğusu açıklarında 5 büyüklüğünde yer sarsıntısı kaydedildi. Deniz yüzeyinin yaklaşık 6 kilometre derinliğindeki depremin merkez üssünün Muğla’nın Fethiye ilçesine 58 kilometre mesafede olduğu belirlendi.

AA

Etiketler: deprem
Okunma Sayısı: 1195
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı