"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Erdoğan: Verdiğimiz süre doluyor

26 Şubat 2020, Çarşamba 15:30
AKP TBMM Grup Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın haftalık konuşmasını yaptı.

"İdlib'de en küçük bir geri adım atmayacağız"

İdlib'de yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şu anda en büyük sıkıntımız hava sahasını kullanamıyor oluşumuzdur. İnşallah yakında buna da bir hal çaresi bulacağız. İdlib'de en küçük bir geri adım atmayacak, rejimi mutlaka belirlediğimiz sınırların dışına çıkartacak, halkın evlerine dönüşünü sağlayacağız."

"Talebimiz, rejimin gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesi"

Suriye'de özellikle İdlib'de ortaya çıkan büyük insani krizi önlemek için sahada aktif müdahale dahil her yolu denediklerini bildiren Erdoğan, "Türkiye, halen topraklarında 3,7 milyon Suriyeliyi misafir ederken, İdlib'den ülkemize şu an itibarıyla görünen o ki asgari 1 milyonu aşkın yeni göç dalgasını sessiz sedasız kabullenmeyecektir." diye konuştu.

"Talebimiz, rejimin saldırılarını bir an önce sona erdirip, Soçi Muhtırası sınırlarına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesidir." diyen Erdoğan, böylece Suriye sınırına doğru harekete geçen kitlelerin yeniden evlerine dönebilmelerini sağlayabileceklerini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rusya, maalesef bu insani hassasiyeti bir türlü kabul etmek istemiyor ama gözlem, gözetleme kulelerimizi kuşatma altına alanlara verdiğimiz süre doluyor. Gereği neyse bu gözetleme, gözlem kulelerimizi bu defa kuşatmalardan öyle veya böyle bu ay sonuna kadar kurtarmanın planlaması içindeyiz. Rejimin, kendi topraklarını kurtarmanın değil, kendi halkını yok etmenin ve bölgeyi çoğu da dışarıdan getirilen mezhepçi fanatiklerin eline bırakmanın hesabını yaptığı, artık inkar edilemez bir gerçek olarak karşımızdadır. 

Suriye'de asıl topraklarını, özgürlüklerini ve geleceklerini kurtarmak isteyenler, ülkemizle birlikte hareket eden gruplardır. Bunların muhalefeti Esed rejimine, muhabbeti ise kendi vatanlarına ve halklarına karşıdır. İdlib'deki askeri varlığımızı hem gözlem ve kontrol noktalarımızdaki askerlerimizin güvenliğini sağlamak hem de halkı Esed rejiminin zulmüne karşı korumak için güçlendirdik. Şu anda en büyük sıkıntımız hava sahasını kullanamıyor oluşumuzdur. İnşallah yakında buna da bir hal çaresi bulacağız. Aynı zamanda diplomatik kanalları da sonuna kadar çalıştırıyoruz."

"Biz coğrafyanın misafiri değil ev sahibiyiz"

Türkiye'yi köşeye sıkıştırarak istediklerini kabul ettirebileceklerini sananlara, bu coğrafyanın bir özelliğini hatırlatan Erdoğan, "Bu coğrafya, kendini büyük gören nicelerini, daha ne olduğunu bile anlamadan bir anafor gibi savurup yutmuştur. Bu bilinmeli. Biz coğrafyanın misafiri değil ev sahibiyiz. Bunun için İdlib'de en küçük bir geri adım atmayacak, rejimi mutlaka belirlediğimiz sınırların dışına çıkartacak, halkın evlerine dönüşünü sağlayacağız." dedi.

Türkiye'nin bu konuda kararlı olduğunu ve her türlü fedakarlığı göze aldığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Hani şair 'Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile.' diyor ya, bu millet işte böyle bir millettir. Şehadet bizim için bir son değil, payelerin en büyüğüdür. Milletimiz, 15 Temmuz gecesi, topyekun bu ruha sahip olduğunu, yeri geldiğinde hiç düşünmeden ölümün üzerine yürüyebileceğini göstermiştir. Asıl mesele, Suriye'de bize karşı dostluğa ve müttefikliğe sığmayacak tavırlar içine girenlerin ne kadar fedakarlığı göze aldıklarıdır. Savaşta tank, top, uçak, füze, kurşun bir yere kadar işe yarar. Asıl mesele yürektir, asıl mesele inançtır, asıl mesele imandır. 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür.' Hamdolsun bunların hepsi de milletimizde ziyadesiyle vardır. Üstüne, her geçen gün daha da geliştirdiğimiz savunma sanayimizi ilave ettiğinizde, ortaya çıkan tabloyu herkesin tekrar düşünmesini tavsiye ederim."

"Sınırlarımız dışında macera aramıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke olarak "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" ilkesine bağlı olduklarını dile getirerek "Biliyoruz ki bugün Suriye'yle olan 911 kilometrelik sınırımızın ötesinde verdiğimiz her mücadeleyi, yarın kendi topraklarımızda, bugünkünden 10 kat, 100 kat büyük kayıplarla yürütmek zorunda kalacağız." diye konuştu. Terörle mücadeleyle geçen 35 yılın bunun en büyük delili olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Suriye'nin ne topraklarında ne petrolünde ne de başka bir değerinde gözümüz yoktur. Tek istediğimiz, tarihi ve kültürel kardeşlerimiz olarak gördüğümüz Suriyelilerin ne zalim rejimin ne de kukla terör örgütlerinin tasallutu altında kalmadan kendi topraklarında huzur içinde yaşamalarını sağlamaktır. Çünkü bizim huzurumuz da buradan geçiyor. Milletimden ricam, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz meselesine bu gözle bakmalarıdır. Sınırlarımız dışında macera aramıyoruz. Tam tersine sınırlarımızı güven altında tutmak, şehirlerimizde, evlerimizde huzurla yaşayabilmemizi temin için mücadele ediyoruz. İnşallah bu mücadeleyi tüm cephelerde zaferle neticelendireceğiz. Bunun için bize düşen bir olmak, iri olmak, diri olmak, kardeş olmak, hep birlikte Türkiye olmaktır. İşte bunu başardığımızda, Allah'ın izniyle karşımızda durabilecek hiçbir güç, hiçbir düşman, hiçbir engel tanımıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini Suriye ve Libya şehitlerine Allah'tan rahmet, millete başsağlığı dileyerek tamamladı.

AA

Okunma Sayısı: 619
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı