Bediüzzaman Haftası kapsamında Yeni Asya Eskişehir temsilciliğinin düzenlemiş olduğu anma programında Bediüzzaman Said NursÎ hazretleri vefatının 66.yıl dönümünde rahmet ve minnet ile yâd edildi.
Bursa, Balıkesir, Bilecik-Bozüyük, Yalova ve Kütahya'dan misafirlerin katılımıyla gerçekleşen program Yeni Asya Medya Grup Başkanı İzzet Atik’in açılış konuşması ile başladı. Konuşmasında güncel hadiselerin Bediüzzaman Said Nursî'nin İttihad-ı İslâm ile ilgili fikirlerine bugün, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirtti ve Üstadımızın “Bu zamanın en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslâm'dır” sözüne vurgu yaptı.
Programa seminerci olarak davet edilen Ali Demir, İttihad-ı İslâm konulu seminerinde Bediüzzaman Said Nursî'nin İttihad-ı İslâm ile ilgili fikirlerinin yer aldığı bir sunum yaptı. Sunumunda İttihad-ı İslâm ne demektir, İttihad-ı İslâm kelimesi ilk defa Osmanlı topraklarında ne zaman ve kimler tarafından kullanılmıştır ve Bediüzzaman Said Nursî'nin bu kavramı ilk defa ne zaman kullandığı ile ilgili bilgi verdi.

Bediüzzaman Hazretlerinin “İttihad-ı İslâm konusunda Yavuz Sultan Selim'e biat ettim” dediği ve Üstad Hazretlerinin “Bu meselede seleflerim” dediği kişilerin sadece İttihad-ı İslâm ile ilgili fikirlerini benimsediğini, İttihad-ı İslâm'ın gerçekleşebilmesi için öncelikle hürriyetçi bir ortamın ve demokrasinin olması gerektiği ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Osmanlı döneminde Ahrarları (hürriyetçileri) desteklediğini Cumhuriyet döneminde ise, çok partili dönemde aynı manayı ifade eden Demok-ratlara destek verdiğini söyleyen Ali Demir, Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin,1955 yılında, İttihad-ı İslâm’ın nüvesi olarak düşündüğü Bağdat Paktı'nın kurulması ile ilgili memnuniyetini ifade eden Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’e bir mektup gönderdiğini belirtti.
Ali Demir, İttihad-ı İslam'ın önündeki engellerin neler olduğu ile ilgili Risale-i Nurdan yapmış olduğu çıkarımlarını da aktardı. Bediüzzaman Hazretlerinin i İttihad-ı İslâm hedefinin sadece siyasî bir birlik olmadığı, Müslümanların inanç ve gönül birliği ile birleştiği manevîbir güç olarak gördüğüne vurgu yaptı.
ESKİŞEHİR - İSMAİL LALE