İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, artan hayat pahalılığı karşısında dar gelirlinin alım gücünün hızla eridiğini belirterek, “Halk mutsuzsa devlet mutlu olamaz” dedi.
İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Açıklanan ortalama enflasyon oranlarının toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı hayat pahalılığını yansıtmadığını belirten Konukman, gelir gruplarına göre “sınıfsal enflasyon” verilerinin de kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Alım gücü hızla eriyor
Enflasyonun her kesimi aynı şekilde etkilemediğini vurgulayan Konukman, dar gelirli vatandaşların harcama kalemlerinin daha çok temel ihtiyaçlardan oluştuğunu belirterek, “Emekçilerin enflasyonu ne? Düşük gelir grubunun sepeti ne? Bunların açıklanması gerekiyor” dedi. TÜİK’in yalnızca ortalama verileri paylaşmasının tabloyu eksik gösterdiğini ifade etti. Artan kira, gıda, ulaştırma ve eğitim giderlerine rağmen gelirlerin aynı oranda artmadığını kaydeden Konukman, bunun geniş kesimlerde ciddi bir satın alma gücü kaybına yol açtığını dile getirdi. Kira artış oranının yüzde 32,82 seviyesinde olduğunu hatırlatan Konukman, temel harcamalardaki yükselişin vatandaş üzerindeki yükü ağırlaştırdığını söyledi.
Hükümet zenginden yana bir tavır alıyor
İğneden ipliğe zam geleceğine dikkat çeken Konukman, “Sokaktaki insan için iyi bir haber değil bu. Satın alma gücünde ciddi bir daralma bekliyoruz. Tüketim mallarına zamlar geldiği zaman ne olacaktır? Vergiler buradan çünkü KDV, ÖTV ödeniyor ve havuz dolacak. Vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olan bir ülke olmaz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Yeni bir torba yasada bir madde geçti. Maalesef pırlanta, inci gibi çok lüks tüketim mallarının ÖTV’sine bir ayarlama yapılmadı. Ama diğer malların ÖTV’sine bir artış düzenlendi. Bu da hükümetin sınıfsal tercihini çok net gösteriyor. Hükümet zenginden yana bir tavır alıyor ama yoksulları ise yok sayıyor” ifadelerini kullandı.
Ankara - Anka