"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir bomba kaç Herzl?

İbrahim Yasir Teğiş
21 Ekim 2023, Cumartesi
XIX. yüzyıl sonlarında vuku bulan Hovovey Siyon teşkilatındaki şimdilerde siyasi Siyonizm’in babası olarak görülen Theodor Herzl ile başlayan Filistin topraklarında sömürgeci bir devlet kurma fikri onun bu diyardan göçmesinden çok seneler sonra ancak başarıya ulaşabildi.

Aslında bu onu öngörüyor, planladığı tasarının kırk-elli yılda ancak hayata geçebileceğini teessüf ile günlüğüne yazıyordu.

Ve o fikirler hala kurutulamadı, siyonistler kapılarında el pençe divan durduğu İngilizlerden istedikleri yerleri aldı, oranın meşru halkını zulümle batı Filistin’den uzaklaştırdı ama hala masum kanına maatteessüf doymadı.

Aslında buna şaşırmamak lazım ki, Herzl günlüğünde Filistin’e gidebilmelerinin tek çaresinin düzenini kurmuş olan Yahudilerin düzenini bozmak olduğunu, gerekirse kendi din kardeşinin öldürülmesinin bu dava için küçük bir bedel olacağını da savunuyor hatta Avrupa çıkacak büyük bir savaşın en çok Yahudilere yarayacağını, ne kadar istemese de en son çarelerinin böyle bir savaşı tetiklemek olacağını günlüğüne aşikâr bir biçimde yazıyordu.

Kendi din kardeşine bunları düşünen bir zihniyetten insanlık beklemek de havanda su dövmekten farksız olsa gerek. Amma velakin işin alt kademelerindeki bireylerine baktığımızda ise öyle kuvvetli bir dava bilinci, ihlas ve uhuvvet var ki her şeyin manevi boyutunu tamamen değiştiriyor.

Yürütülecek kararların 1897’de gerçekleştirilen ve belli aralıklar ile toplanan Dünya Siyonist Kongresi tarafından istişare ile belirlenmesi de haksız bir davaya haklı bir yol izlettirmiştir.

Peki günümüze geldiğimizde ne değişti? Hiçbir şey.

Siyasi Siyonizm hala kalplerde aynı dava bilincini taşımakta. Bu yüzden bu kadar pervasız ve saldırgan olabiliyorlar.  Üstad Bediüzzaman hazretleri onların yaptığını yarım asır önce bizler için söylemişti: Milliyetimiz bir vücuttur; ruhu İslâmiyet, aklı Kur’ân ve imandır.

Fakat İslam âlemi eli kolu bağlanmış bir vaziyette olacakları beklemekte. Masum çocukların üzerine bombalar yağarken bir kınama yapmak için bile akla karayı seçen İslam âlemi, ilk fırsatta ticari ilişkilerini yeniden kuvvetlendirmek için sıraya girecekler.

O bombaların çocuklar üzerinde bıraktığı travmaya sessiz kalan Avrupa’ya ve bir girişimde bulunmayan Birleşmiş Milletlere ve ‘yandaş medya’ya şunu sormak istiyorum: Bir bomba kaç Herzl?

Okunma Sayısı: 2164
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Asım Bera Ataseven

    21.10.2023 12:39:23

    MaşaAllah çok güzel, akıcı, anlaşılır ve harika bir yazı olmuş. Tebrik ederim.

  • Cenk Çalık

    21.10.2023 11:32:12

    Harika tespitler. Meselenin iki can alıcı noktasını ifade etmişsiniz. İlki davası uğruna kendi kardeşlerinin ölümünü mubah gereken bir ideolojiden insaf beklenmemesi. İkincisi bu zulümlere cesaret etmesini sağlayan İslam ülkelerinin paramparça vaziyeti. Şimdi daha iyi anlamaya başlayacağız Risale-i Nur 'daki şu iki tespiti: "Bu zamanın en önemli farz vazifesi ittihad-ı İslamdır." ve her şeyde vasatı tavsiye eden üstadın belki de şu perişan halimiz sebebiyle "müfridane irtibatı" şiddetle tavsiye etmesi. O halde bu hadiselere sadece oturduğumuz yerden kınayarak, eseflenerek boş söylemler yerine biz hangi amelimizle kadere bu fetvayı verdirdiğimizi sorgulayarak hareket etmeliyiz. Bu tefekkür yolculuğu bizleri mecburen daha da yakınlaştıracak ve kaynaşmaya, birlik olmaya, uhuvveti tesis edecektir. Yol uzun ve zorlu. Belki meyveler hemen vermeyecek ama biraz sabır, metanet pek çok manileri def edecektir vesselâm...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı