"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman milletvekillerini uyarıyor

Hüseyin Kıymık
23 Mart 2026, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman Hazretleri hem millete, hem de o zamanki mecliste bulunan milletin vekillerine gazeteler lisanıyla çok harika bir ders veriyor. 19 Aralık 1908'de Teavün ve Terakki gazetesindeki makalesiyle verdiği dersi dinlemeye bugün o zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var.

Bu makale beni çok etkiledi, anlayabildiğim kadarını yazacağım. Makaleyi anlatmada eksiklerim elbette olacak. Zaman zaman anlama eksikliğimden meydana gelebilecek hatalarımdan dolayı, okuyucularım şimdiden beni mazur görsünler.

Bu mütevazı çalışma, bu hususta kabiliyetli olan genç kardeşlerimiz için, inşaallah bir teşvik olur. Makalenin aslını merak eden kardeşlerimiz Üstadımızın Eski Said Dönemi Eserleri'nden okuyabilirler.

Ancak makaleye geçmeden önce, Üstadımızın sık sık vurgusunu yaptığı, “meşrutiyet, şeriat, hürriyet ve medeniyetin” ne anlama geldiğinin izahını yine kendi ifadeleriyle kısaca alıntılamak istiyorum:

MEŞRUTİYET NEDİR?

Öncelikle şunu belirteyim ki Üstadımız, meşrutiyet, cumhuriyet ve demokratlığı aynı manada kullanır ve der ki: "Tebeddül-ü esma ile hakaik tebeddül etmez" (Divan-ı Harb-i Örfî) Yani isimlerin değişmesiyle hakikatlar değişmez.

“Meşrutiyet ve kanun-u esasî [anayasa] denilen adalet ve meşveret ve kanunda cem'-i kuvvet...” (Divan-ı Harb-i Örfî)

“Ruh-u meşrutiyet, Şeriattandır; hayatı da ondandır.” (Münazarat)   

“Meşrutiyetin sırrı, kuvvet kanundadır, şahıs hiçtir.” (Münazarat)

“Meşrutiyet; ‘..Ve işlerde onlarla istişare et..’ [Âl-i İmran: 159] ‘Onların arasında işler istişare iledir.’ [Şuara: 38] ayet-i kerîmelerinin tecellisidir.” (Münazarat) 

“Ne kadar iyilik var, meşrutiyetin ziyasındandır, ne kadar fenalık var, ya istibdadın zulmetinden, yahut meşrutiyet namıyla yeni bir istibdadın zulmetindendir.” (Münazarat)

“Meşrutiyetin zenbereği; ruhu, kuvveti, hâkimi, ağası haktır, akıldır, marifettir, kanundur, efkâr-ı ammedir; kimin aklı keskin, kalbi parlak olursa, yalnız o yükselecektir.” (Münazarat)

"Meşrutiyet, hâkimiyet-i millettir. Yani efkâr-ı ammenin misal-i mücessemi olan mebusan hâkimdir. Hükümet hadim ve hizmetkârdır.” (Münazarat) [Demokraside asıl olan milletin hâkimiyetidir. Kamuoyunun cisimleşmiş bir örneği şeklinde olan milletvekilleri herhangi bir baskıya maruz kalmadan hüküm sahibi olmalıdır. Hükümet ancak hizmetkârdır.]

“Mebus hürdür, hiçbir tesir altında olmamak gerektir.” (Münazarat)

“Evet hakkı tanıyan hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmez, zira hakkın hatırı âlîdir. Hiçbir hatıra feda edilmemek gerektir.” (Münazarat)

MEŞRUTİYETİN SAĞLADIĞI FAYDALAR NELERDİR?

1- “Hâkimiyet-i millettir, siz de hâkim olunuz.” (Milletin hürriyetine sahip olup, kendinin idare edilmesinde söz hakkı olmasıdır.)

2- “Umum akvâmın sebeb-i saadetidir.” (Toplumu meydana getiren farklı etnik grupların mutluluğa kavuşmasıdır.)

3- “Bütün eşvâk ve hissiyat-ı âliyeyi uyandırır. Uyku bes! Sizde uyanınız.” (İnsanların şevklerini harekete geçirir ve yüksek duygularını uyandırır, uyuduğunuz artık yeter, siz de uyanınız.)

4- “İnsanı hayvanlıktan kurtarır, siz de tam insan olunuz.”

5- “İslâmiyetin bahtını, Asya’nın ta'liini [geleceğini, kaderini] açacaktır.”

6- “Size müjde! Bizim devleti ömr-ü ebedîye mazhar eder. Milletin bekasıyla ibka edecek…''

DEMOKRASİNİN ZIDDI OLAN İSTİBDAT NEDİR?

1- “İstibdat, tahakkümdür.”

2- “Muamele-i keyfiyedir.”

3- “Kuvvete istinad ile cebirdir.” (Güce dayanarak baskı kurmaktır.)

4- “Re’y-i vahiddir.” (Tek kişinin görüşünün esas alınmasıdır.)

5- “Su-i istimalâta gayet müsait bir zemindir.” (Her türlü kötü uygulamalara müsait bir zemindir.)

6- “Zulmün temelidir.”

7- “İnsaniyetin mâhîsidir.” (Her türlü insanlığı yok edici ve öldürücüdür.)

8- “Sefalet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren,” (İnsanı sefillik, fakirlik ve rezillik çukurlarının en kötüsüne yuvarlayan)

9- “Ve âlem-i İslamiyeti zillet ve sefalete düşürttüren…” (İslam âlemini rezil, perişan ve fakir duruma düşüren)

10- “Ağraz ve husumeti uyandıran” (İnsanlar arasında garazları ve düşmanlıkları uyandıran)

11- “Ve İslamiyeti zehirlendiren” (Müslümanlığı öldürüp yok etmek için zehirleyen)

12- “Hatta her şeye sirayetle zehrini atan” (Her yere girerek zehrini saçan)  

13- “Ve dalâlet fırkalarını tevlid eden istibdattır.” (Sapık görüş gruplarını meydana getiren hep istibdattır.) (Münazarat)

HÜRRİYET nedir?

"Hürriyet budur ki: Kanun-u adalet ve te'dibden başka hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşrûasında şahane serbest olsun. ‘Bir kısmınız Allah'ı bırakıp da bir kısmınızı ilahlaştırmasın.’ nehyinin sırrına mazhar olsun.”

“Hürriyetin şe’ni odur ki ne nefsine, ne gayrıya zararı dokunmasın.”

Hürriyetin kaynağı Şeriattır (dindir). Çünkü “hürriyet imanın hassasıdır.” (Münazarat)

“...Asıl hür, mü'mindir. Dinsiz daima istibdat altındadır. Çünkü Sâni-i Âlem’e hakkıyla abd ve hizmetkâr olan, başkasının istibdadına tezellüle tenezzül etmemek gerektir. […]

“Amma hürriyet-i mutlaka vahşet-i mutlakadır, belki hayvanlıktır. […]

“Şeriat dairesinden hariç olan hürriyet, ya başka kalıpta istibdat veya esaret-i nefis veya vahşet-i hayvaniyedir.” (Makalat)

“İnsanlar hür oldular ama yine abdullahtırlar.” (ESDE)

ŞERİAT NEDİR?

“Şeriat, insanlardan sudûr eden ef’al-i ihtiyâriyeyi bir nizam ve bir intizam altına alıp tahdid eden kaidelerin hülâsasıdır veya devletin işlerini tanzim eden nizamların, düsturların, kanunların mecmuasıdır.” (İşaratü’l-İ'caz)

“Şeriat ikidir:

“Birincisi: Âlem-i asgar olan insanın ef’al ve ahvalini tanzim eden ve sıfat-ı kelâmdan gelen bildiğimiz Şeriattır.

“İkincisi: İnsan-ı ekber olan âlemin harekât ve sekenatını tanzim eden, sıfat-ı iradeden gelen şeriat-ı kübra-i fıtriyedir ki bazen yanlış olarak ‘tabiat’ tesmiye edilir.” (Hakikat Çekirdekleri)

ŞERİATA İHTİYAÇ VAR MIDIR?

Evet vardır; Çünkü, "Her ferdin aklı, adaleti idrakten âciz olduğundan, küllî bir akla ihtiyaç vardır ki, fertler o küllî akıldan istifade etsinler. Öyle küllî bir akıl da ancak kanun şeklinde olur. Öyle bir kanun, ancak şeriattır.” (İşaratü’l-İ'caz)

“Şeriat âleme gelmiş; tâ istibdadı ve zalimâne tahakkümü mahvetsin.” (Divan-ı Harb-i Örfî)

Başka bir ifadesinde de Üstad; Şeriatın insanları kölelikten kurtarmak için geldiğini söyler.

MEDENİYET NEDİR"?

Üstadımızın tarif ettiği ve Nur Külliyatının da pek çok yerinde anlatılan ve “Kur'ân medeniyeti” olarak da tavsif edilen medeniyet asıl ve en mükemmel medeniyettir. Böyle bir medeniyetin dayanak noktaları ise şöyle anlatılmaktadır:

1- "Nokta-i istinadı, kuvvete bedel haktır ki, şe’ni adalet ve tevazündür.” (Kur'ân medeniyetinin dayanağı güç değil haktır. Neticesi ise, adalet ve dengeyi sağlamaktır.)

2- “Hedefi de menfaat yerine fazilettir ki, şe'ni muhabbet ve tecazübdür.” (İnsan ilişkilerinde asıl olan çıkar değil, manevî ve yüksek bir derece olan fazilettir. Bunun neticesi ise; insanlar arasında meydana gelen sevgi ile kucaklaşmadır.)

3- “Cihetü’l-vahdet de, unsuriyet ve milliyet yerine, rabıta-i dinî ve vatanî ve sınıfîdir ki, şe’ni samimî uhuvvet ve müsâlemet ve haricin tecavüzüne karşı yalnız tedâfü’dür.” (Milletin birliğini sağlayan temel esaslar, ırkçılık ve ırkçılığa dayanan milliyetçilik yerine din bağı, vatan ve sınıf bağıdır. Bunun neticesi ise, toplumda meydana gelen kardeşlik ve barıştır. Dışarıdan gelebilecek olan saldırıları da def etmektir.)

4- “Hayatta, düstur-u cidal yerine düstur-u teavündür ki, şe’ni ittihad ve tesanüddür.” (Hayattaki düsturu çarpışma değil, yardımlaşmadır. Bunun neticesi birlik ve dayanışmadır.)

5- “Heva yerine hüdadır ki şe’ni insaniyeten terakkî ve ruhen tekâmüldür.” (Kur'ân medeniyetinin hedefi, nefsin arzu ve isteklerini tatmin etmek yerine; faziletli olmayı, doğruyu ve hakikati göstermektir. Bunun neticesi ise, insanlık olarak ilerlemek ve ruhen mükemmel hâle gelmektir.)

— Devam edecek —

Okunma Sayısı: 158
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı