"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ömrümüze, ömür katan aylar

Kübra ÖRNEK
09 Mart 2019, Cumartesi
Bazı günler, geceler, aylar, Allah tarafından kıymetli kılınmıştır. Bu zamanlarda ibadetler, diğer zamanlara göre daha makbuldür.

Bunların gizli tutulmasının ya da tek bir cüze sığdırılmasının hikmeti vardır. Kulluğumuzu her zamana yayarak, fani dünyada baki âlemi kazandıracak fırsatları değerlendirmek gibi.

İşte böyle zamanların içerisinde ibadetlerin daha makbul olduğu öyle aylar var ki, lâyıkıyla geçirildiği vakit ömrümüze ömür katıyor. Mübarek üç aylar olarak bilinen bu aylar Recep, Şaban ve Ramazan’dır. Manevî hasılat mevsimi olan üç aylara, Cuma gecesi kavuştuk. Bediüzzaman’ın “Pek çok uhrevî faideleri kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı” diye tabir ettiği üç aylar, ibadetle geçirildiği vakit seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin ediyor. Bu mübarek ayların ibadet ayı olduğunu vurgulayan Bediüzzaman, ibadetlerin zamanlamasına da dikkat çekiyor: “Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerif’te yüzden fazladır, Şaban-ı muazzamda üç yüzden ziyadedir, Ramazan-ı mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Ne kadar zahmet çekilse ayn-ı rahmettir. İbadet cihetinde böyle olduğu gibi, Nur hizmeti dahi nisbeten - kemiyet değilse de keyfiyet itibariyle - bire beştir.” 

Yine üç aylarda, bazı geceler mübârek kandil geceleri ilân edilerek mânevî  bir bayram havasında geçmektedir. Geçtiğimiz Cuma gecesi, Bediüzzaman’ın “Kâinat o geceyi alkışlıyor” diyerek müjdelediği Leyle-i Regaib’i ihya ile, üç    aylara güzel bir başlangıç yapılmış oldu. Daha sonra Recep ve Şaban aylarında gelecek olan Mi’rac ve Berat geceleri ise taze bir şevk vesilesi olarak manevî bir yükselmeye medar olabilecek. Ve nihâyetinde on bir ayın sultanı olan üç aylardan Ramazan’ın gelmesi  ile gafletten kurtuluşa büyük bir arınma ile zirveye ulaşılır. Özellikle Kur’ân-ı Kerîm’de “Bin aydan hayırlı” buyurulan Kadir Gecesi’nde, rahmet ve feyizden hisselerimizi alırız. Bu özel gün ve gecelerde yapılan ibadetler, okunan hakikatler, ihlâslı duâlar, halisane devam eden hizmetler İlâhî rahmetin celbine vesile oluyor. Ayrıca ihlâsla yapılan bu ibadetlere nefsimizle birlikte âlem-i İslâmın da ihtiyacı var. Çünkü halisane yapılan her ibadet günahların, sefahetlerin ve zulümlerin kirlettiği manevî havamızı temizliyor.

Rahmet ve bereketin arttığı, bu gün ve geceleri mânevî yükselişimiz ve günahlarımızdan arınmamız için fırsat olarak görmeliyiz. Elimizden geldiğince ibadetle, namazla, oruçla, Kur’ân-ı Kerîm ve Risale-i Nur okuyarak geçirir isek, payımıza düşen rahmeti ve bereketi almış olacağız. 

Velhasıl, rahmet ile mağrifetin bol olduğu üç ayları; ibadetle istikamet üzere geçirerek her anımızı sümbülleştirebiliriz. 

Bazı âlimlerin dediği gibi: “Receb tohum ekme, Şaban sulama, Ramazan da hasad etme ayıdır.” Ne ekersek onu biçeriz. 

O zaman haydi tohumları ekmeye…

Okunma Sayısı: 1004
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı