"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya dönüyor hâlâ

M. Latif SALİHOĞLU
08 Ocak 2019, Salı
GÜNÜN TARİHİ 08 OCAK 1642

Bundan 300-400 sene önceki Avrupa’nın ne durumda olduğunu gösteren en çarpıcı hadiselerden biri, hiç şüphe yok ki Engizisyon Mahkemesinde yargılanan büyük ilim adamı Galile’nin başına gelen felâket ve musibetler zinciridir.

Avrupa’daki Rönesans hareketlerinin öncülerinden biri olan Galileo Galilei, yıllarca çekmiş olduğu işkenceli ev hapsinde, önce gözlerini kaybederek kör oldu, 8 Ocak 1642 tarihinde de son nefesini verdi. Orta ve yakın çağda türlü karanlıklar içinde gözü kapalı şekilde giden “Vahşi Batı” dünyasının, çok sonradan kıymetini idrak etmeye başladığı Galile’nin kısa hayat hikâyesine bakalım şimdi de...

Galile, 1564’da İtalya’da doğdu. Tıp ve matematik alanında eğitim aldı. Bilâhare, felsefe ile astrolojiye yöneldi. İçindeki öğrenme merakı, onu muhtelif sahalarda araştırmaya, öğrenmeye ve bazı keşiflerde bulunmaya sevketti. 

Zamanla eski Aristotelesçi usûllerin dışına çıkarak kendine has bir sistem geliştirdi ve bu çizgide ilerlemeye devam etti. Tabiî, bundan dolayı da başına gelmeyen kalmadı.

* * *

Onun enteresan hayat mâcerasına devam edelim: 1581’de Pisa Üniversitesinde tıp eğitimine başladı. Ancak, maddi sıkıntılar sebebiyle yüksek tahsilini bırakmak zorunda kaldı. 

Bilâhare, merak saldığı matematiğe yöneldi. Bu konudaki çalışmalar, onun 1589’de yine Pisa'da profesör olmasını sağladı.

Aristo mantığından farklı bir düşünce tarzıyla, meselâ sarkacı, yüzen cisimleri ve kinetik enerji gibi konuların matematik ilmine dayalı olarak ele alınması gerektiğine inandı.

Bunu ispat etmek için de, meselâ Pisa Kulesi‘nden ağırlık sarkıtarak, düşen bütün cisimlerin aynı ivmeye sahip olduğunu göstererek, kendince Aristo mantığını çürütmeye çalıştı. Böylelikle, serbest düşüşün, sabit ivmeli bir hareket olduğunu, düşüş esnasında katedilen yolun, zamanın karesiyle orantılı olduğunu herkese göstermek istedi.

Özellikle, yaptığı bu deney neticesinde, aynı üniversitedeki yaşlı profesörlerle karşı karşıya geldi. Yaşlı meslektaşlarının baskısına dayanamaz hale gelince, 1592’de Pisa'yı terk etmek durumunda kaldı. Buradan Padova Üniversitesine geçti ve buradaki matematik kürsüsünde yer almayı tercih etti.

1597’de, önceden daha çok askerî sahada kullanılan pusulayı ticarî sahada da kullanıma sunan Galile, 1600 yılından hemen sonra iptidaî bir termometrenin yanı sıra, ayrıca insanların kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere “sarkaç”ı hizmete sundu.

1609’da Hollanda‘da teleskopun devreye sokulduğunu öğrenince, kendisi de tutup daha gelişmiş bir teleskop imâl etti ve bunu astrolojik gözlemlerinde kullanmaya başladı. 

Aynı teleskopla, önemli gözlemler de yaptı. Bu gözlemleri, 1610’da Yıldız Habercisi (Siderius Nuntius) isimli kitabında neşretti.

Bilâhare, Ay yüzeyi, yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine de yapmış olduğu tespitleri yayınladı. Ardından, yaptığı peşpeşe çaışmalardan sonra, Jupiter‘in dört uydusunun varlığından, Merkür ve Satürn’ün şeklinden, Güneş’teki leke ve gölgelerden söz etti. 

Elde ettiği üstün başarılar sayesinde, nihayet Floransa'da “Saray Matematikçisi” konumuna kadar yükseldi.

* * *

Galile, 1611’de Roma‘ya giderek buradaki bilim akademisine üye oldu. Bu dönemde, eski meslektaşlarının hoşuna gitmeyen bazı eserini yayınladı. “Kopernik sistemi”ni açıkça savunduğu için, papazların da ağır baskısına maruz kaldı. İddiasını savunmak için Roma'ya gitti. 1616’da Papa V. Paul tarafından kitaplarını tetkik için kurulan komisyon, Galileo'nun kitaplarını yasaklamadı; fakat “dünyanın döndüğü” iddiasından vazgeçmesini istedi.

Bir süre sonra, “üç kuyruklu yıldız”ın keşfedilmesiyle, kiliseyle yine karşı karşıya geldi.

Bir arkadaşının VIII. Urban olarak Papa seçilmesinden sonra cesaret alarak yazdığı “İki Kâinat Sistemi Üzerine Konuşmalar” isimli eseri 1632’de yayınlatan Galile, tekrar Roma'ya çağrılarak Engizisyon Mahkemesine çıkarıldı. 

Ardından, 1633’te kitabı yasaklandı ve müebbet hapse mahkum edildi. 70 yaşında hapsedilen ve 1636 yılında gözlerini kaybeden Galile, 8 Ocak 1642'de hayata gözlerini yumdu.

Okunma Sayısı: 1192
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı