"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsnat ve iddialara izahlı cevaplar-3

M. Latif SALİHOĞLU
24 Nisan 2024, Çarşamba
Bediüzzaman Said Nursî hakkındaki asılsız ve hurafe şeyleri “Şundan duydum, bundan duydum” diyen Mısıroğlu, ismini verdiği kişiler vefat ettikten sonra ve işine geldiği şekilde bazı nakiller yapıyor. Gariptir ki, “Söylediklerim belgelere dayalı” diye zikrettiği kaynaklar hakkında da yanlış, hatta çarpıtılmış bilgiler veriyor:

Misal: 1908’de yayınlanmış olan “Hürriyete Hitap” nutku ile “Nutuk” isimli eserin aslında 1909’da, yani Sultan Abdülhamid’in devrilmesinden sonra neşredildiğini söylüyor. 

Keza, 31 Mart Vakasında Divan-ı Harp’te idamla yargılanan Said Nursî’nin, güya o tarihte Selanik’e nutuk vermeye gittiğini iddia edecek kadar işi zıvanadan çıkartıyor. Üstelik, “Yahudilerin, Dönmelerin ve Mason olan İttihatçıların merkezi olan Selanik’e gitti” diye de ekliyor. 

Oysa, Said Nursî, Enver Paşanın talebi üzerine, Mısıroğlu’nun bağırarak söylediği tarihten bir sene önce Selanik’e gidip aynı Hürriyete Hitap nutkunu irad etmiştir.

Yani, öyle hezeyanlar ve saçma sapan iddialar ki, Said Nursi hakkında bu türden bir yalanı, yanlışı, karalamayı, o zâtın azılı düşmanları dahi yapmadı, yapamadı.

Her ne ise, şimdi tekrar soru-cevap sadedine dönüyoruz.

*

İddia-3:

Said-i Nursî, gitti İttihatçılardan oldu. Sultan Abdülhamid tahttan indirildiği gün Selanik’teydi. Bitlisli adam, senin ne işin var Selanik’te?! Orası, ihanet şebekesi olan İttihatçıların merkezi.

Sultan Abdülhamid tahttan indirildiğinde, nümayiş-gösteri yapıldı. Said Nursî de o gün Sultan Abdülhamid’in aleyhinde bir nutuk söyledi. O nutuk matbudur, elimdedir. Ben ezbere konuşan bir adam değilim. Herkes bilir ki ben delilsiz konuşmam. Bu Nutuk kitapçığını da Abdullah Cevdet gibi bir mel’un beğenmiş, basmış. Beğenmiş; “El-küfr-ü vahid.”

Tabiî, Nutuk’ta Abdülhamid’e veryansın ediyor. Ama, sonradan İttihatçıların ihanetini görünce, Mustafa Kemal’i tanıyınca, uyanmaya başlıyor. Onun için “Eski Said-Yeni Said” olmuş.

*

İzahlı cevap:

Mısıroğlu, burada tarihleri karıştırarak yaptığı konuşmada, Nutuk kitabının basılması meselesini ehl-i küfür ile temas kurdurarak anlatıyor. 

Bu noktada, hem düpedüz yalan söyleyerek, hem haksız ithamda bulunarak, maalesef, kendi ihtiyarıyla âhiretini yakıyor.

Said Nursî, “Yalan, bir lafz-ı kâfirdir” diyor. (Mektubat)

Mısıroğlu, zımnî adavet beslediği Said Nursî’yi sırf karalamak için resmen ve alenen yalan söylüyor. Hem de bir tane değil, düzineyle…

Söz konusu Nutuk, Bediüzzaman Said Nursî’nin kitapçık-broşür olarak neşredilen ilk eseridir. Osmanlıca 29 sayfa olan bu eser, İstanbul’daki Kütübhâne-i İctihâd sâhibi Kürdîzâde Ahmed Râmiz tarafından 1908’de İkbâl-i Millet Matbaası’nda basılmıştır. 

Dr. Abdullah Cevdet, o tarihte (ve ta 1910’a kadar) Mısır’dadır. Yani, “Said Nursî’nin kitabını basan mel’un” denilen A. Cevdet İstanbul’da bile değildir. Bu bilgiyi, biyografisine bakan herkes görebilir.

Ama, insanı hayretler içinde bırakan husus şudur ki: 31 Mart Vakası bahanesiyle darbe yaparak idareye el koyan “Bozuk İttihatçılar”, Sultan Abdülhamid’i devirdikleri esnada, aynı zalimler, Said Nursî’yi de Divan-ı Harp Mahkemesinde idam talebi ile yargıladıkları halde, Mısıroğlu, bu meseleyi de akla ziyan bir şekilde olabildiğince çarpıtarak anlatıyor.

Allah aşkına söyleyin, Mayıs 1909’da darağaçları gölgesinde idamla yargılanan Said Nursî’nin, Abdülhamid aleyhinde konuşmak için Selanik’e gittiğini şimdiye kadar başka kim çıkıp iddia etmiş? Böyle bir yalanı kim ileri sürmüş? Hangi belgede var, hangi kaynakta geçiyor? 

Hem, Said Nursî’nin Sultan Abdülhamid’in şahsına hücûm ile veryansın ettiği nerede yazıyor? Öyle bir ifade yok yahu! Aksine, onun şahsını takdir eden sözleri var.

Dahası, bir yıl önce basılan bir kitap, bir yıl sonra basılmış gibi göstermek de neyin nesi? Hele hele, eseri neşreden asıl şahsı gizleyip, o işi İstanbul’da bile olmayan “mel’un-zındık” bir kişiye mal etmek nasıl bir ahlak anlayışıdır?

(Devamı var)

Okunma Sayısı: 1890
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yahya Yıldız

    24.4.2024 10:48:00

    Hesap verme diyarına göçmüş bu zatın Üstad Said Nursi hakkında yaptığı tarihi hata ve iftiralarına zaten hesap verme yeri olan Ahiret diyarında gerekli karşılığı göreceği izahtan varestedir…Ancak yayınlanmış videolarına dikkat edilirse ilk reis hakkında yaptığı yorum ve izahlar objektif ve akla kapı açmaktan ziyade, yanlış bir metot ve fevri çıkışlarıyla o kişiye bağlı olan kemalist kesimi kazanma ve irşat etmek yerine o müntesipleri M. Kamala daha fazla bağlamakta ve perçinleyip onlara hizmet ettiğini ve bununla kalmayıp taraftarlarını daha da çoğaltmakta olduğunu görmekteyiz. AKP döneminde kendisine ihsan edilen ekranlarla ve gösterilen kolaylıklarla maalesef O kesime daha fazla hizmete vesile olduğundan adeta Kemalistlerce ödüllendirilmeye layık olmuş bir şahsiyet…Dinde hassas muhakemeyi akliyede noksan olanlara arzedilir…

  • Abdullah Tunç

    24.4.2024 08:01:39

    Mısırlıoğlu denilen adamın bu kadar Üstad'a şedit bir düşman olduğu nu bilmiyordum.Onun ya lanlarını, iftiralarını okuyunca dehşete kapıl dım.Adam içinde o kadar yoğun bir kin besliyor ki; Üstad hakkında söyledik lerini burada tekrar etmek korkuyorum.En çok garibi me gideni de yalanlarına delilli ispatlı demesidir.Ya hu insan bu kadar cahil o lur, bu kadar düşman olur! Gerçi bir doğru bin yalanı yakar.Allah yazarımızdan bin kere razı olsun.İşin doğrusun ortaya koymuş bu müfterinin bütün yalanlarını bir çırpıda yak mıştır.Adamın iç yüzünü bütün açıklığıyla ortaya koymuştur.Delilli, ispatlı olarak yalanlarını ortaya sermiştir.Tebrik ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı