"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Delice

Mehmet ÇETİN
21 Ekim 2023, Cumartesi
Yani akıllıca değil.

Düşünülmeden yapılan davranış, ölçülüp biçilmeden yapılan iş, önü sonu hesaplanmadan söylenen söz, olması gerektiği yerde olmayıp, çıkmaması gereken yerde çıkan her ne ise delice nitelemesinden kurtulamaz. Duygu ve kaygının dengesiz kullanımı da insanı delice hareketlere sevk eder. Ağacın delicesi, aşılanarak faydalı hâle getirilirken; söz ve fiilin delicesinin de terbiye edilerek hayırlı hâle getirilmesi mümkündür.

Söz ağaçtan açılmışken şu ifadeleri burada paylaşmanın akıllıca olacağını ümid ediyoruz şöyle ki: Zeytin ağacının delice filizlerini budamada gecikmiştim. Koca bahçede yalnızım, uzaktan sadece köpek sesleri var ve gün ikindiye devrildi, bahçenin sonu görünmez olurken, yerdekileri de açıkça fark etmek mümkün değildi. Topladığım delice filizler biraz fazlaca olduğu gibi dağınıktı da. Kucaklayıp, istif yaptığım yere götürürken nefes nefese kaldığım esnada belime bir şeyin dokunduğunu hissettim. Her adımımda artan bir baskı ile vehmimi tahrik etti. Uzaktaki köpek sesleri bile kesilmiş, kuşlar cıvıldamaz olmuşlardı. Birkaç adım kalmıştı elimdekileri bırakmaya ama belimdeki, dokunarak vehmimi tahrik eden şeyin kesilen dallar arasında sıkışıp kalan irice bir tarla faresi mi diye daha demeden hepsini hızlıca yere bırakınca, belime baskı yapanın kıvrılan bir zeytin dalı olduğunu gördüm. Aynı zamanda da gözüm kolumdaki kılların da delicesine diken diken olduğuna kaymıştı.

Vehmimim delice sarf edilmesi sadece bununla kalmadı elbette.

İkindinin son ışıkları her şeyi farklı gösteriyor, demiştik ya, işte o vaktin birinde ağaç sırasının arasındaki geniş boşlukta, yerdeki şey dikkatimi çekmişti. Bir önceki delice taşımamda bir şeye benzetememiştim doğrusu. Bu defa daha dikkatli bakınca uzaktan kafasını yukarı kaldırmış yılana benzettim, delicesine. Aklım başıma geldiğinde ise soğuk soğuk güldüm kendime. Olmayan bir şeyin mevcut kabul edilerek ona hayat rengi vermek, kapıya gelen dâvetsizi misafir etmektir. Vesvese ya da vehme ehemmiyet verildiğinde büyüdüğü, verilmediğinde ise küçüldüğü, tecrübe edilen bir hakikattir. Üzerine düşülür, tahrik edilerek delicesine kullanılırsa korkuya, saplantıya ve obsesif bir vakıaya dönüşebilir.

Tanınmayanı, bilinmeyeni içeri almak, pek de akıllıca değildir. İçeriye alınıp, onunla ilgilenmek, meşgul olmak, kıymet vermek onu şişirir, daha ileri gidilirse belâ olur.

Bir şeyin mahiyeti bilinirse alınacak tedbir kolay olur. Cehalet; vehim, vesvese ve kuruntuyu dâvet eder. İlim onu tard eder. Bilinir, tanınır ise gider, bilinmez ve tanınmazsa gelir. Korkulursa artar, korkulmazsa azalır.

Hayalde canlandırma bir hüküm değildir. Tahayyül edileni var kabul ederek hareket etmek, delicenin tam tarifidir, zira akıllıca değildir. Bir delile dayanmayan ihtimalin hiçbir ehemmiyeti yoktur, kaldı ki

hayal etmek, evhamlanmak, vesveseye düşmek delilsiz, mesnetsiz oldukları için temelsiz yapının çökeceği gibi onlara kurulu olan hayatın yıkılması da kaçınılmaz olur.

Korku, bir emniyet supabı iken delice kullanımı azaba dönüşür, vehim de öylesine.

Okunma Sayısı: 1440
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı