"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktisad yok, israf çok..

Mikail YAPRAK
14 Nisan 2022, Perşembe
Japonlar son derece sade, basit, yalın, mütevazi yaşayan insanlardır.

Evlerini mobilya ile, eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekâmül edememiş, hayatın mânâsını anlayamamış, zavallı kimselerdir. Böyleleriyle, “Evini mezat salonuna çevirmiş zavallı” diye eğlenirler. Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.

Vaktiyle Japon ekonomisinin darboğazdan geçtiği, iç borçlar ve dış borçlar gırtlağa ulaştığı sırada, zamanın başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar, durumu açık açık ve tehlikeleri ile anlatır. Son olarak da tarihe mal olacak şu beyanda bulunur: “Şu andan itibaren, Allah şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka birşey yemeyeceğim, şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.”

Evet, böyle der ve dediklerini de yapar. En üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durum, toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsama alanına alır.

Bir de ülkemize bakınız; yöneticilerin, toplumdan israftan kaçınmayı ve iktisada riayeti istemeye yüzleri bile yok. Zira kendileri boğazlarına kadar israfa batmışlardır.

Aslında Risale-i Nur Külliyatı’nda her sorumuzun cevabı, her derdimizin devası ve her hastalığımızın çaresi gösterildiği gibi; maddî, sosyal ve hatta siyasî buhranlarımıza karşı tedbir, çare ve ölçüleri de bu Kur’ânî yorumlarda bulmamız mümkündür.

Gençlik Rehberi, Hanımlar Rehberi, İhtiyarlar Risalesi, Hastalar Risalesi ve İktisat Risalesi derken, yüz otuz parçadan ibaret onlarca eser... Yeter ki biz; bir küçük Risale, bir cümle, bir kelime demeyip, onları kelime kelime, cümle cümle hayatımıza taşıyalım ve yaşayalım.

“‘Kanaat eden aziz olur; tamah eden zillete düşer’ hadisinin sırrıyla, kanaat, izzeti intaç eder (netice verir). Hem sa’ye ve çalışmaya teşcî eder. Şevkini ziyadeleştirir, çalıştırır. Çünkü, meselâ bir gün çalıştı. Akşamda aldığı cüz’î bir ücrete kanaat sırrıyla, ikinci gün yine çalışır. Müsrif ise, kanaat etmediği için, ikinci gün daha çalışmaz. Çalışsa da şevksiz çalışır.”1

“İktisatsızlık yüzünden müstehlikler çoğalır, müstahsiller azalır. Herkes gözünü hükûmet kapısına diker. O vakit hayat-ı ictimâiyenin medarı olan san’at, ticaret, ziraat tenakus eder. O millet de tedennî edip sukut eder, fakir düşer.”2

Yine Bediüzzaman’a göre, sosyal çalkantıların sebebi iki cümledir: Birisi: “Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne.” İkincisi: “Sen çalış, ben yiyeyim.”

İslâm âleminde bu iki cümlenin tesirlerinin kırılması da ancak zekât emrinin uygulanması ve faizin kaldırılmasıyla gerçekleşir.

Yeryüzündeki kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olması sebebiyle, bir bilim dalı olarak iktisat ya da ekonomi; kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla kurulmamış mıdır?

Pekâlâ biz, fert, millet ve devlet olarak iktisadî ve ekonomik açıdan sağlıklıbir uygulamanın içinde miyiz? Maalesef hayır!

Dipnotlar:

1-Lem’alar, On Dokuzuncu Lem’a, s. 258-260.

2-Lem’alar, 19. Lem’a, 7. Nükte.

Okunma Sayısı: 2651
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    14.4.2022 16:13:13

    Yüreğinize sağlık Mikâil Ağabeyim...

  • S.topuz

    14.4.2022 13:09:31

    Herhalde JAPONLAR ,Risale-i Nur'un ahir zamanla ilgili ders ve ikazatlarını iyice takip edip,gerekli tedbirlerini de hemen almışlar. Çünkü ; o zamandan itibaren bütün uygulamaları güzel neticeler verdiğini bizzat görebiliyoruz.Onlar ikinci Cıhan harbi de yapmış olmasını rağmen! Bizde ise tam tersine olmuş maalesef ve halen de toparlanamadık. Münafıkane ve Aldatarak yapılan ve yapılmakta olan bütün icraatlar bizleri bu hallere giriftar eyledi.Allah yar ve yardımcımız olsun.

  • S.topuz

    14.4.2022 12:47:26

    "Sonra dediler: "Aynı şahıs bir su içecek, onun eli delinecek ve bu hâdise ile Süfyan olduğu bilinecek?" Ben de cevaben dedim: "Bir darb-ı mesel var: Çok israflı adama "Eli deliktir" denilir. Yani elinde mal durmuyor, akıyor, zayi' oluyor, deniliyor. İşte o dehşetli adam bir su olan rakıya mübtela olup, onun ile hasta olacak ve kendisi hadsiz israfata girecek, başkalarını da alıştıracak." ." Şualar - 359

  • S.topuz

    14.4.2022 12:46:34

    " Bundan kırk sene evvel ve hürriyetten bir sene evvel İstanbul'a geldim. O zaman Japonya'nın baş kumandanı, İslâm ulemasından dinî bazı sualler sormuştu. Onları İstanbul hocaları benden sordular. Hem çok şeyleri o münasebetle sual ettiler. Ezcümle, bir hadîste: "Âhirzamanda dehşetli bir şahıs sabah kalkar, alnında (Hâzâ kâfir) yazılmış bulunur." diye hadîs var deyip benden sordular. Dedim: "Bir acib şahıs, bu milletin başına geçer ve sabah kalkar başına şapka giyer ve giydirir." Bu cevabdan sonra bunu sordular: "Acaba o zaman onu giyen kâfir olmaz mı?" Dedim: "Şapka başa gelecek, secdeye gitme diyecek. Fakat baştaki iman o şapkayı da secdeye getirecek, inşâallah müslüman edecek." ." Şualar - 358

  • Nahit Topaloğlu

    14.4.2022 05:27:01

    S.A. Günümüzde hususan israfa "itibar" namı veren yöneticilerimizin okuması gereken bir yazı. Süfyanın dâmına düşmemek için iktisat şart. "Japonlar son derece sade, basit, yalın, mütevazi yaşayan insanlardır." Kelime "mütevazi" değil *mütevazı" şeklinde tashih edilmeli. Gözden kaçmış olmalı. Fî emânillah!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı