"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geleceğe mektup

Nurettin ÖZTEKİN
29 Mart 2020, Pazar
Akıl ve kalpte dönüp dolaşan kelimeler, hiç bitmeyen sorgulamalar aslında bir imtihan sürecindeki yaşanılan kısır döngünün belirtileriydi.

Sıkıntılı zamanlarda inançlı bir insanın sığınacağı tek liman Yüce Yaradan’dan başkası olamazdı. Tabii arada kaçak bir şekilde serzenişlerin olması daha sonra şikâyet anlamına gelmemesi için yapılan tövbeler... İşte bu yüzdendir ki; acabalar işte tam da burada devreye girmiş, acaba benim günahlarımın neticesi mi, yoksa çevresel faktörler mi sorular, sorular... 

İlk başta sabır ve tevekkülle karşılanan imtihana daha sonra yenileri eklenince insanın zayıflığındandır ki, gardının düşmesine sebep olabiliyor. İmtihanı en güzel şekilde bertaraf etmenin tek ve vazgeçilmez yolu umudunu yitirmeden, ye’se düşmeden, imtihanı verenin Rabbül Âlemin olduğunu unutmadan, inançla imtihanın mukabilinde gelecek dünya ve ahiret saadetini düşünerek sıkıntıyı en güzel şekilde atlatabilmektir. İşte bu zamanlarda geleceğe mektup, son yıllarda ihraçlar ile imtihan olan herkes için güzel başlangıçların ilk adımı olacağı inancındayım.

“Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!” (Bakara, 2/155)

Öncelikle, beni gören beni bilen ve beni rızıklandırarak beni unutmayan Rabbimi hamd ile tesbih ederim.

“Duâ eden adam anlar ki, Birisi var; onun hâtırat-ı kalbini işitir, her şeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına medet eder.” (B. Said Nursi, Sözler, s. 288)

İmtihana tabi tutulduğumuzdan beri hep bugünlerin geleceği umuduyla yaşadım. Biliyordum ki yine Üstadın deyimiyle; her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır. Önemli olan kış girerken rahatını bozmayan, güneş batarken ampulleri yanık tutmakla geçici karanlıklardan korkanların tercihlerinin ortaya çıkması oldu. Hakikate gözünü kapatmakla gece olmayacağı gibi, görmezden gelmek de vebalden kurtarmayacaktı.

Evet, artık hayatım iki döneme ayrılabilir. İhraç öncesi ve sonrası. Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lâzım...

Öncesinde yapılan hatalar, insan ilişkileri vs. Bu süreçte tefekkür için geniş bir zaman oldu. Fakat geçmişte bırakanlar, bıraktıkları yerde kaldılar. Sıkıntı zamanında yanımda kalanlar yeter meselâ. Güzel günlerimi paylaşmanın hak edenleri onlar. 

Nelson Mandela der ki: Hiçbir zaman kaybetmedim. Ya kazandım ya öğrendim. İnanıyorum ki, benim de hayatıma kattıkları götürdüklerinden daha fazladır.

Sessiz sedasız yine kaldığım yerden çalışma hayatıma başlayana kadar sabra devam inşaallah. Ve beni yalnız bırakmayan ailem başta olmak üzere, beni tanıyanlara teşekkürlerimle...

Benden helâllik isteyenler oldu. Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler...

Okunma Sayısı: 1654
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı