"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye, Hasan’ı çok sevdi

Ömer Faruk ÖZAYDIN
02 Şubat 2020, Pazar
Tevekkül; Allaha ısmarlamak, O’na dayanmak, hastalıklarda, yoklukta musîbetlerde, hayır ve şerde O’nu vekil kılmak, bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak’ın yed-i kudretine emanet etmektir.

Aslında tevekkül imanın bir neticesidir. Allah’ın birliğine iman teslim gerektirdiği gibi, teslim de tevekkülü, tevekkül de iki dünya saadetini getirir.

Bu gün bir çok problemin altında yatan da tevekkülsüzlüktür. O da şükürsüzlüğü ve kanaatsizliği getiriyor beraberinde. Zira her şeyin esbaba bağlandığı bir dünyada azıcık bir şeyin eksikliği, dünyamızı karartıyor. Emziğini kaybeden çocuk gibi..

O hale geldik ki çok değil, 20-30 sene evvel hayal bile edilmeyen sadece zengin/ağalarda bulunan nimetler, dünyanın gelişmesiyle bu gün bir çoğumuzun sofrasında veya evinde olmasına rağmen mutsuz, tevekkülsüz ve şükürsüzüz.

Daha bir yaşına gelmeyen bir bebek cep telefonsuz yemek yemiyor. Bir de parmağıyla ekranı kaydırmaz mı?

Gel de ahir zaman deme...

Bugün bir çok Afrika veya Asya memleketlerinde sofraya ekmek ve su koyamayan aileler var ki, bizim israftan çöpe attıklarımıza muhtaç. 

Hâkeza memleketimizde çöpten beslenen işsiz, aşsız hem kendi vatandaşımız hem de mültecilerin durumu ortada..

İşte böyle bir dünya da o tevekkülü, sabrı ve şükrü en zirve noktada hayatına geçirenlerden biri de evsiz, barksız, Hasan. Hem de sıfıra yakın noktada iken..

Adı: Hasan

Memleketi: Ilgaz/Çankırı

Yaşadığı yer: Ankara sokakları

Mesleği: (Makina bölümü) mendil satıyor.

Medeni hali: Bekâr

Vasıfları: mütevekkil, naif ve inançlı.

Karamsarlığın had safhada olduğu bir dünyada, bulunduğu şartlara aldırış etmeden şükür ve tevekkülle yarınlara ümidle bakan Hasan, lüks içinde yaşayıpta şikâyet edenlere de müthiş bir ders oldu.

Yersiz-yurtsuz, sokakları mesken tutmuş, betonda yatmaktan zatürreye yakalanmış sabır içinde, inançla bütün imkânsızlıklara karşı ümidini yitirmeyen Hasan’ın tevekkülü ve şükrü milletin gönlünde taht kurdu.

Hasan; haline şükredip, Allah’ın kendisini imtihan ettiğini ve kaldıramayacağı yükü vermediğini, iş bulacağını ve bir düzen kuracağına inanıyordu, hemde bütün kalbiyle.

İSRAFLA YOKLUK İÇ İÇE

Frankfurt’ta yaşayan bir müzisyen vatandaşımız Ankara’da sokaklarda yaşayan ve mendil satarak ayakta durmaya çalışan Hasan’ın hazin halini görür. Kibar ve ince sesiyle “Mendil alır mısınız?” diyen Hasan dikkatini çeker. Mendili severek aldıktan sonra ona yemek ısmarlayıp bir kaç gün otelde kalmasını sağlar. Fakat geçici tedbirlerin çare olamayacağını düşünen müzisyen “neler yapabilirim bu güzel insana” diyerek videosunu sosyal medyada paylaşır. Bu paylaşımdan sonra Hasan’ın mütebessim yüzü, tevekkülü ve şükrü hayırseverleri ve devleti kendine celb etti.

En son Ankara Valisine kadar giden bu haber önce hastane yatışı gerçekleşti daha sonra iş ve barınma sözü verildi. Hasan’ın dikkat çeken bu hikayesinin nazarlara verilmesi başka evsiz ve kimsesizlerin de varlığına dikkat çeker umarız.

Belki binlerce insanımız sokaklarda yatıyor. Sosyal devletin ana vasfı önce insan olmasından vatandaşını gözeterek iş, aş ve bark sağlamayla muvazzaftır, hatta evlendirmekle. Ancak maalesef Osmanlı’da aç kurtların ve Sudan’daki kuşların iaşesini düşünmesine kadar şefkatin en zirve noktasından, dini dünyadan ayıran Türkiye’nin demokrasiyle kavgası, insanını öteleyen, hattâ onu suçlu gören rejim sancılarından geldiği nokta içler acısıdır.

Evi, aşı, işi ve malî durumu yerinde olup da halinden şikâyet eden insanımız Hasan’ın tevekkülünden ibret alması lâzım. 

Geçenlerde, burada pek rastlanmamış 15 dakika elektrik kesintisi, alışmamış bizimkilere şok geçirttirdi. İşsizlik maaşına güvenip çalışmayan, çalıştığı işi beğenmeyen, neredeyse eti ekmek yapıp yiyenler... Su, elektrik israfı sıradanlaştı. Bir çok kişide birden fazla akıllı telefon, lüks arabalar, tatil ve gezi planları bir tarafta, çöpten ekmek toplayan barakalarda veya sokakta yaşayan garipler bir tarafta..

Biz hâlâ şükretmeyecek miyiz?

Okunma Sayısı: 1619
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    2.2.2020 17:28:44

    Ne mutlu ailesine ki;böyle mübarek ve pırıl pırıl bir evlat yetiştirmişler.Onca zorluğa ve çetin şartlara rağmen;yine de bardağın dolu tarafından bakıp,olaylara hep müsbet adeseyle yaklaşıyor.Tabi Rabbimiz de;o müzisyeni,Hasan kardeşimizin yardımına gönderiyor.O(cc) görüyor kulunu;biliyor,gözlüyor ve yardım ediyor şüphesiz.Derdi veren Rabbimiz,dermanını da veriyor elbette.Rabbim;Hasan kardeşimiz gibi,zorluklarla mücadele eden herkesin yardımcısı olsun İnşaallah,Amin!..

  • İsmail Cebecili

    2.2.2020 14:46:43

    EVET…Sanki Medyanın, basının ilk ve birinci işi, olumsuzlukları, çirkinlikleri öne çıkarmak gibi. İşte, gerçek haber, gerçek insanlık, gerçek vatanseverlik, milliyetperverlik, milleti sevme, HASAN gibi olma, Hasan’ı görme. Medyaya da, Millete de, Devlete de, Hükümete de; HASANları görme görevi düşüyor.

  • Cenk çalık

    2.2.2020 13:26:29

    Maşallah barekallah. İnsan kendinden yukarı bakınca isyana, altındakine bakınca şükre meylediyor. Karnı tok olmak, temiz su içmek ve yatacak yeri olmak gibi 3 maddeye sahip dünyanın yarısından zengin sayıldığı bu ahir zamanda nazarlarımızı bizden daha zor durumdakilere yönlendirmeliyiz. Böylece daha çok şükür, ibadet, tefekkür pencereleri açılacak, israf, isyan, kanaatsizlik kapıları kapanacaktır. Hasan örneği bizlere ciddi ibret levhası hükmünde olduğunu müşahede ediyoruz. Çok akıcı ve net bir şekilde ifade etmişsiniz. Allah razı olsun Ömer abi. Baki selamlar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı