"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şerler, gelişmenin lokomotifidir

Osman KOYUNCU
30 Eylül 2020, Çarşamba
Bir şey ya doğrudan hayırdır veya neticeleri itibariyle hayırdır, şeytanın yaratılması imtihana sebep olduğu için hayırlıdır. Çocuk, aklı ile doğru şıkkı seçsin diye doğrular arasına yanlış şıklar yerleştirilir, her şık doğru ise imtihanın manası kalmaz. Bediüzzaman, pek çok yerde şerlerde bulunan hayırları gösteriyor. Cüz’î şerler küllü hayırlara ulaşmak içindir diyor.

Selim akılların yanında muhakkaktır ki: Yaratılışta hayır asıl, şer ise tebeidir (dolaylıdır). Hayır küll, şer ise cüz’îdir. Şer, çirkinlik ve batıl ise tebei, mağlûp ve örtülüdür. Şer galip gelse de geçicidir. Hem de sabittir ki bütün mahlûkat içinde en seçkin olarak yaratılan âdemoğullarıdır. Kabiliyetleri ve sanatı bunu ispat eder.

Kâinat ve içindeki mahlûkat, canlı cansız, akıllı akılsız, hepsinin gelişmesi, ilk yaratılma ile başladı kıyamete kadar devam edecektir. Allah, zıtları çatıştırarak terbiye ediyor. Yaratılışta asıl olan hayırdır, şerler de ise, dolaylı olarak hayırlar vardır. Hem de hayır ve şer bizim ölçülerimize göre değil, Allah’a göredir. Bakara 216’da mana olarak, sizler hayır olarak gördüğünüz şeylerde şer, şer olarak gördüğünüzde hayır o- labilir diyor. 

Allah, Rabbül âlemindir, bunun manası geliştirerek kemale erdiren demektir. O, geliştirmek için hayırları kullandığı gibi bazen de şerleri kullanır, bizi ikaz eder. Bediüzzaman’ın belirttiği gibi, tarlalara giren sürüyü taş atarak uyarırız, koyunlar yanlış yaptıklarını anlarlar geri dönerler, o taş koyunlar için rahmet olduğu gibi bizim yanlışlarımızdan dolayı Allah tarafından ikaz edilmemiz aynı şekilde rahmettir. Eğer şerler tamamen engellenirse, o zaman hayırlar şerre dönüşür. Savaşta insanlar ölür, elbette bu şerdir, fakat o insanlar ölmezse her şeyimiz elden gidebilir küllü şerler gelir. Şerler, bizim hatalarımız neticesinde yaratılıyorlar. Tarlaya girmeyen sürüye taş atılmaz. (Nisa 79) mana olarak, başa gelen her iyiliğin Allah’tan, kötülüklerinde nefistendir deniyor.

Kâinat zıtlar üzerine kurulmuştur kadın erkek, iyi kötü, güzel çirkin, hayır şer. Bu zıtlardan birini kaldırırsan gelişmeyi durdurursun, artı kutup yoksa eksi kutup bir iş görmez, elektrik olmaz, karanlıkta kalırız. Allah’ın insana en büyük hediyesi nefistir, bu nefis Allah’ın isimlerinin aynasıdır, insan bununla Allah’a yanaşır. O’nun mazhariyetine ulaşır. İnsandan nefis alınınca, insanın kâinatın küçük bir misali ve Allah’ın isimlerinin aynası olması özelliği büyük oranda kaybeder, hayvan mertebesine iner. İnsan nefisle kıyaslama yaparak doğruya ulaşır. Toplum tabakalarından, zıt fikirler ve hür düşünce olursa (olumlu manada) veya zıt düşüncelere söz hakkı verilirse o toplum gelişir. Onun için iktidar her toplumda olur, fakat muhalefet ancak adalet ve hukukun üstün olduğu demokratik toplumlarda olur, derler. Eğer sivil toplum kuruluşlarında da çeşitli fikirler ve hür düşünce varsa, insanlar iyide ittifak eder, en iyisini aramaz, eğer yoksa o zaman iyiler, en iyiyi aramak için ihtilâfa düşerler. 

En iyi insan denince, Hz. Muhammed (asm), Hz. Ömer ve Hz. Ali gibi insanlarla kıyaslama yapar, bulması mümkün olmadığından ihtilâfa düşer kendine uymayan her insanı kötüler. Yanlış düşünceler arasında iyi düşünce yoksa o zaman da şeytanın telkini ile en kötü şeyde ittifak ederler, kâinat fesada girer. Bazen lüks mağazalarda kıymetli mallar arasına bir taş veya kütük konur ki insanlar kıyas yapsın o güzellikler görünsün. Onun için insanlar rahatlamak için parklardan ziyade dağ ve ormanları tercih ederler, çünkü buralarda çirkinlikler ile güzellikler karışıktır, parklarda ise çirkinlik yok her yer güzeldir.

Kâinatta yaratılan her şey, şeytan da dâhil olmak üzere hayırdır. Bir şey ya doğrudan hayırdır veya neticeleri itibariyle hayırdır, şeytanın yaratılması imtihana sebep olduğu için hayırlıdır. Çocuk, aklı ile doğru şıkkı seçsin diye doğrular arasına yanlış şıklar yerleştirilir, her şık doğru ise imtihanın manası kalmaz. Bediüzzaman, pek çok yerde şerlerde bulunan hayırları gösteriyor. Cüz’î şerler küllü hayırlara ulaşmak içindir diyor. Bilim adamları kâinatta arılar yok olursa insanlık sona erer diyorlar. Her yaratılan şeyin, küçük büyük, canlı cansız her birinin büyük görevleri, pek çok vazifesi ve hayırlar vardır, hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır. Bir arıya bir hayvana ihtiyaç olduğu gibi kâinatın çekirdeği olan her çeşit insana ihtiyaç vardır, insanlar küçümsenmez, hataları için uyarılırlar.

Okunma Sayısı: 1704
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz yiğiter

    30.9.2020 06:13:45

    Musibetlerin sel gibi üzerimize geldiği şu günlerde, hadiselerin iç yüzünü okuma kabiliyeti veren, Hakîm ismine mazhar Risale-i Nur penceresinden musibet ve şerleri yorumlama ; yıllarca insanların kafasını meşgul eden sorular, "hikmetinden sual olunmaz" şeklinde bastırılmış, zihinler bir türlü tatmin olmamış.Ne zamanki, "Hiikmet Amca" imdada yetişti, biz içinden çıkamadığımız suallerin cevaplarını "Hikmet Amca" dan alır olduk ve rahata erdik. -Bu tabir bir abiye aittir- çok hoşuma gittiği için, ödünç olarak kullanıyorum. Hikmetinden sual edilmez diyenlere,Hakîm isminin mazharı Risale-i Nur'u kasdederek,biz sıkışınca Hikmet Amca'ya sorarız derdi. Makale tam da Hikmet amca'lık bir konuya ışık tutuyor. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı