"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu çocuklar nasıl kurtarılır?

Osman ÖZKUL
20 Nisan 2026, Pazartesi
Türkiye’de son yıllarda televizyon ve dijital platformlarda yayınlanan bazı programların içerikleri, toplumun özellikle hassas kesimleri üzerinde tartışmalı etkiler doğurmaktadır.

Cinayet, şiddet, aile içi çatışma ve suç unsurlarını merkezine alan; çoğu zaman gerçek olayları dramatize ederek abartılı biçimde sunan bu programlar, birçok zararlı etkiler üretmektedir. Söz konusu programların sınırlandırılması ya da denetlenmesi hem sosyolojik, hem de ahlâkî açıdan hayatî bir öneme sahiptir.

Öncelikle, medya içeriklerinin fertlerin davranışları üzerindeki etkisi uzun süredir akademik çalışmalarla ortaya konmuştur. Özellikle gençler, kimlik oluşum süreçlerinde dış etkilerden daha fazla etkilenmeye açık bir gruptur. Şiddet ve suç içerikli programların sürekli ve yoğun biçimde izlenmesi, bu tür davranışların normalleşmesine yol açabilmektedir. Cinayet, intikam veya aile içi şiddet gibi olayların dramatize edilerek sunulması, izleyicide duyarsızlaşma oluşturmakta; zamanla bu tür olaylara karşı empati ve etik reflekslerin zayıflamasına neden olmaktadır. Bu durum, toplumsal vicdanın aşınması gibi daha derin sonuçlar doğurabilir.

İkinci olarak, bu programların önemli bir kısmı “Gerçek olaylardan uyarlanmıştır” ifadesiyle sunularak, reyting kaygısı nedeniyle olaylar çoğu zaman çarpıtılmakta, abartılmakta ve dramatik unsurlar ön plana çıkarılmaktadır. Bu yaklaşım, hakikat ile kurgu arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır. İzleyiciler, özellikle de gençler, gerçek ile temsil arasındaki farkı her zaman sağlıklı biçimde ayırt edemeyebilir. Bu da toplumsal gerçekliğin yanlış algılanmasına, güvensizlik duygusunun artmasına ve toplumun genel olarak daha karamsar bir dünya görüşüne yönelmesine sebep olabilir.

Üçüncü olarak, aile yapısı üzerindeki etkiler de göz ardı edilmemelidir. Aile içi çatışmaların sürekli olarak dramatize edilmesi, sadakatsizlik, ihanet, şiddet ve iletişimsizlik gibi unsurların sıradanlaştırılmasına yol açmaktadır. Bu tür içerikler, sağlıklı aile ilişkilerinin değerini zayıflatmakta; bireylerin kendi ilişkilerini de bu olumsuz örnekler üzerinden değerlendirmesine yol açabilmektedir. Özellikle genç bireyler için bu durum, sağlıklı ilişki modellerinin oluşmasını engelleyebilir.

Toplumsal çatışma boyutu da ayrı bir önem taşımaktadır. Bazı programlar, sınıf farklarını, kültürel gerilimleri veya ferdî anlaşmazlıkları keskinleştirerek sunmakta; bu durum izleyicilerde “biz ve onlar” ayrımını pekiştirebilmektedir. Medyanın birleştirici değil, ayrıştırıcı bir dil kullanması, toplumsal barış açısından risklidir. Oysa medya, toplumsal uyumu destekleyen, empatiyi arttıran ve ortak değerleri güçlendiren bir araç olmalıdır.

Yayıncı kuruluşları ahlâkî ilkeler çerçevesinde hareket etmeli, içerikler yaş gruplarına göre sınıflandırılmalı, şiddet ve suçun özendirici biçimde sunulmasının önüne geçilmelidir. Bunun yanında, alternatif içeriklerin teşvik edilmesi de çözümün bir parçasıdır. Gençlere ilham veren, bilim, sanat, kültür ve değerler eğitimi odaklı programların arttırılması, medya ekosistemini daha dengeli hale getirebilir. Toplum yalnızca zararlı içeriklerden korunarak değil, aynı zamanda nitelikli içeriklerle beslenerek de güçlenir.

Sonuç olarak, cinayet, şiddet ve toplumsal çatışmayı merkeze alan; gerçekliği çarpıtarak sunan programların kontrol altına alınması, ferdî hürriyetleri kısıtlamak değil, toplum sağlığını korumak açısından bir gerekliliktir. Özellikle gençlerin psikolojik ve ahlâkî gelişimini etkileyebilecek bu tür içeriklerin sınırlandırılması, daha sağlıklı, daha şuurlu ve yönlendirici gücünü sorumlu bir şekilde kullanması hem ahlâkî ve toplumsal bir görevdir.

Okunma Sayısı: 188
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı