"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ümidin muhafazası

Erol Sarı
20 Nisan 2026, Pazartesi
Pozitiflik kavramı günümüzde çoğu zaman psikolojik bir motivasyon tekniği olarak sunulmaktadır.

Oysa Risale-i Nur’da karşımıza çıkan “müsbet hareket” anlayışı, sathî bir iyimserlik değil; imanî bir disiplin ve ahlâkî bir tercihtir. Bu anlayış, şartlara göre değişen bir ruh hâli değil; prensipli bir duruştur. Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatı, bu prensibin fiilî bir tefsiri gibidir. En ağır sürgünlerde, hapislerde ve baskı dönemlerinde dahi o, yıkıcı bir dil kullanmamış; şahıslarla değil fikirlerle mücadele etmiş; öfkeyi değil sabrı esas almıştır. Çünkü ona göre mü’min, hadiselerin zahirine takılıp kalmaz; arkasındaki kader ve hikmet boyutunu nazara alır. 

Risale-i Nur’da yeis, sıradan bir moral bozukluğu değildir. Ümitsizlik, rahmet-i İlâhiyeye karşı sû-i zan manasına gelebilecek tehlikeli bir ruh hâlidir. Bu sebeple Bediüzzaman, talebelerine her şart altında ümit damarını canlı tutmayı ders vermiştir. Neticeyi değil vazifeyi esas almak; başarının ölçüsünü görünür sonuçlara bağlamamak; hizmeti rıza-yı İlâhî ekseninde değerlendirmek bu anlayışın temel taşlarıdır. 

Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-i İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz. (Emirdağ Lahikası, 371. mektup, s. 575) 

Müsbet hareket yalnız fiilî tavırda değil; dilde de kendini göstermelidir. Çünkü kelimeler ruh hâlini besler, ruh hâli ise istikameti belirler. Ümitsizlik, dış baskıdan daha tehlikeli olabilir; zira iç çözülmeye yol açar. 

Bugün özellikle dijital çağın etkisiyle tepkisellik hız kazanmış, menfî söylem kolayca yayılır hâle gelmiştir. Hele bir de gıybet, tenkit, tevzirat söylemlere eklenince seyreyle gümbürtüyü… Böyle bir zeminde müsbet hareket prensibi, her zamankinden daha hayatî bir mahiyet taşımaktadır. 

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Müsbet hareket, haksızlıklar karşısında susmak değildir. Aksine, hakkı savunurken dahi yıkıcı bir dile kapılmamaktır. Mücadele ederken asayişi muhafaza etmek; eleştirirken adaleti gözetmek; tepki verirken ölçüyü kaçırmamaktır. Bu tavır zayıflık değil; yüksek bir irade disiplinidir. 

Risale-i Nur’un ortaya koyduğu pozitiflik anlayışı, modern iyimserlik söyleminden farklı olarak kader, tevekkül ve ahiret inancına dayanır. Bu yüzden geçici şartlara göre değişmez. Şartlar ağırlaşsa da ümit korunur; imkânlar daralsa da vazife terk edilmez. 

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, daha yüksek sesle konuşmak değil; daha sağlam bir ümit zemininde durmaktır. Müsbet hareket, tepki kültürü yerine tahkik kültürünü; menfîlik yerine iman temelli dirayeti ikame etmektedir. 

Zira hakikî pozitiflik, şartların iyiliğinden değil; imanın kuvvetinden doğar.

Okunma Sayısı: 173
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı