"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hepimiz öleceğiz be Osman...

25 Mayıs 2021, Salı
Allah rahmet eylesin, Kutlular Ağabeyle alâkalı çok şeyler yazılmaya devam ediliyor, edilecek de...

Böyle insanlar unutulur mu? Elbette unutulmaz ve hafızamızdaki yeri her zaman sabitlenmiş bir şekilde duracaktır. (Bu makaleyi yazarken, acâib bir tevafuk oldu. Bir arkadaşla muhabere yapıyorduk. Yazarlardan Kutlular Ağabeye makale yazmayanları nazara verip, üzüldüğünü söyleyerek, “Kutlular Abi için, bin defa da yazılsa azdır. Bak, Nazım Hikmet hakkında ne kadar çok şeyler yazılıyor” dedi. Ben (burada enaniyeti ihsas etmesin diye “biz” kelimesini kullanırdık. Bir arkadaşımız îkazen hatırlattı “Güzel de, o zaman çok şeyi, sanki birkaç kişi olarak yapmışsınız gibi anlıyoruz” deyince, artık, anlaşılma kargaşası olmasın diye böyle yazdım) de şükür vefatından sonra, üç makale yazdım. Zaman zaman aklımıza (yazılması îcab eden hatıralar) geldikçe de yazacağız inşâallah!

Birçok mes’elede fikir teâtisinde bulunuyor, yanlış veya hatalı gördüklerimizi de söylüyorduk. Hassaten hizmetlerimize zarar verebilecek şeylerde îkaz vazifemizi de yapıyorduk. Rahmetli, birçoğunu da tashih ediyordu. Meselâ; bu yeni tanzim külliyattaki, âyet meâli ve lügatçe ile alâkalı olan hadiseyi, bir-iki video konuşmasında anlatmıştık, fakat yazılı olarak söylemedim galiba. Bizim Yeni Asya olarak, âyet ve lügatçe ilâvelerinden rahatsızlık duyanlar olmuştu. Bizlere de söyleyenler oldu. Bir gün, Ahmed Aytimur Abi, Kutlular Ağabeye demiş ki; “Niye böyle yaptınız?” Kutlular Ağabey de ona; “Ahmed Abi, Üstad Hazretleri’nin sağlığında, İşârat-ül İ’câzın sayfa altlarında âyet meâlleri yok muydu? Muhakematın arkasında, lügatçe yok muydu?” Tabiî Ahmet Abinin, “vardı” demesi üzerine, “eee abi, biz farklı bir şey yapmadık ki...” demiş ve Ahmed Abi de tasdik etmiş.

Bazen, vefat eden arkadaşlarımızdan, haberi olmadığını tahmin ettiklerimi de telefon açıp, Kutlular Ağabeyi haberdar ediyordum. (Rahmetli Ahmed Gümüş, Üzeyir Şenler v.s. gibi) haberi alınca, evvelâ üzülüp, “Allah rahmet eylesin” dedikten sonra, benim de üzüldüğümü anlayınca; “Hepimiz öleceğiz be Osman...” diye beni teselli ediyordu.

Birkaç trafik kazası geçirmiştim. Hemen arayıp, “Geçmiş olsun, yapabileceğimiz bir şey var mı?” diye de derdimize ortak olurdu. (Birçok arkadaşımızın derdine ortak olduğu gibi…)

Meydana gelen kazalar, şükür, her ne kadar bizden kaynaklanmıyordu, ama yine de Âzrail (as) bizi yokluyordu. En son kazamızdan haberi olunca, hemen aradı. Yine aynı minvâl üzere teselli ve duâsını yapıp, yanımızda olduğunu hissettirdikten sonra, söylediği şu sözü hiç unutmuyorum: “Bak Osman, bundan sonraki hayatın, hayatının zekâtıdır.”

Allah rahmet eylesin, “hepimiz de öleceğiz” halkasına dâhil olduktan sonra bu dünya hayatından terhis olan Kutlular Ağabeyin, hayatta iken bilmediğim bir şeyini de vefatından sonra öğrendim. “Ben Nisan’da doğdum, Nisan’da evlendim. Allah-u âlem, Nisan’da da, öleceğim” sözünü öğrenince, hem tebessüm ettim hem de nasıl ben bunun farkına varamadığıma şaşırdım. Çünkü, Nisan ayı, güneşin “Koç burcunda” olduğu bir aydır. Ben de aynı burçtan olmamdan dolayı, Koç burcu karakterli insanları hemen bilir ve ilk tanışmamızda, biraz konuşma ve hareketlerinden sonra “siz koç burcu musunuz?” dediğimde, çoğu muhatap buna şaşırır.  İşte, Kutlular Ağabeyi nasıl oldu da sağlığında anlayamamıştım, şaşırdım. (Şunu söyleyeyim, burçlar bizim inancımızda vardır. Üstad, Re’fet Ağabeyin suali üzerine bunu anlatmaktadır. Bizim inancımızda olmayan, “burç fallarıdır” onun için, karıştırmamak lâzım.) Birçok mühim zatın bu burçta olduğunu biliyoruz. Bu zatların en büyüğü ve efendisi de Peygamberimiz (asm). Bunları bir vaziyet tesbiti için söylüyorum, yanlış anlaşılmasın. Ne burçların ne de şahısların birbirine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak, Peygamberimizin (asm) ifadesiyle “takvadadır.”

 Evet, Kutlular Ağabey, Nisan’da doğmuş ve Nisan’da da vefat etmişti. Ve ona bu hâli de sağlığında malûm olmuştu. Yeri zor doldurulacak ve unutulmayacak olan Kutlular Ağabeyimize tekrar binlerce rahmet diliyoruz...

Okunma Sayısı: 1554
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hilal

    25.5.2021 18:52:39

    Bu yazınızda, yine vefa ve hatıraların yanında, güzel şeyler öğrendim Osman abi. Yeni Asya risalelerine söylenilen sözleri boşa çıkarıcı, Kutlular abi ve Ahmet Aytimur abi konuşmaları çok güzeldi. Kafamı kurcalayan bir şeyi sizden öğrendim. Burçlar konusu ve net olarak da cevabı aldım. " Burçlar var, inanırız. Ama burç falı yok, inanmayız." Gerçekten süper 3-4 kelimede izah etmşsiniz. Koç burcu özelliği de ilginç. Tanıdıklarım var.

  • Hüseyin

    25.5.2021 12:14:17

    Osman kardeş, hem hislendirdin. Hem düşündürdün. Allah razı olsun, çok güzel ve bilmediğimiz hatıralar. Ayrıca Ahmet Aytimur ağabey ile olan Kutlular ağabeyin muhaveresi çok güzel. Bize o mevzuyu soranlara iyi cevap . Allah, tekraren Kutlular ağabeye rahmet etsin.

  • Recep ziftci

    25.5.2021 10:06:21

    Güzel insanlardan bahseden yazıda güzel oluyor elinize sağlık

  • Mehmet 16

    25.5.2021 08:47:58

    Osman abi güzel bir yazı .sagolun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı