"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kemalizm: materyalist ve askerî bir ideoloji

13 Kasım 2012, Salı
Tarihi kökünden değiştirecek olağan dışı bir güce sahipti Atatürk. Tuttuğunu kopardı, askeri zekâsına eklenen belki ondan daha güçlü bir siyasal dehayla adım adım kendince doğru hamleleri yaptı. Büyük iktidar kurma çabalarında görülen “siyasal şiddeti” de kullanmaktan hiç kaçınmayarak, tersine onu araçsallaştırarak, devrimci karakterinin önüne dikildiğine inandığı engelleri kaldırdı. Ne elde etmek istiyorduysa ona ulaştı. Aradıkları arasında elbette bu tür egolarda görülen kişisel iktidarını olabilecek en üst, en mutlak düzeye çıkarma tutkusu da vardı. Şaşacak bir şey yok.
Asıl sorun bunlar değil. Türkiye’de Atatürk konusu bundan sonra bugüne kadar olduğundan hayli farklı ele alınacak. Onu tartışmak gerekiyor.
***
Şimdiye değin sürekli olarak askeri darbelerle rehabilite ve revize edilmiş bir Kemalizm var. Çok yazdık, bir daha yazalım. Her askeri darbe Atatürkçülük adına yapılmıştır ve yeni bir Kemalizm üretmiştir. 1960 sonrası sol Kemalizm,1971 sonrası sağ Kemalizm, 1980 sonrası bürokratik Kemalizm, 1997 sonrasılaikçi Kemalizm, 2007 sonrası ulusalcı Kemalizmi tanımlamıştır.
Eğer 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başı materyalizminden etkilenmiş bilimselcilik ve maddecilikten, ona ulanan, Fransız 3. Cumhuriyetinden etkilenmiş katı ve dogmatik bir laikçilikten müteşekkil, (...) bu haliyle açıkça bir askeri ideolojidir Kemalizm. Gene şaşacak bir şey yok. İttihad ve Terakki kongresinde asker ve aydın ittifakı olmaksızın devrim yapılamayacağı daha 1907’de kararlaştırılmıştı.
***
Biraz abartarak söylersek İttihatçılar, İnönü aracılığıyla 1972-73’e kadar Bayar aracılığıyla 1986’ya kadar siyasette mevcuttur, etkilidir, güçlüdür. O kadar ki, Türkiye’nin 1965’ten itibaren içine girdiği sol eğilim de getirilip Kemalizme bağlandı. Başka nasıl olabilirdi ki? Ortanın Solu kavramını İnönü tanımlıyordu, bekleneceği gibi, Kemalizmi bu defa sol diye ifade ediyordu.
Kısacası Kemalizm toplumun üstüne, onun erginleşmesine izin vermeyen bir demir kasnak gibi yerleştirildi. Görünür görünmez askeri müdahaleler, endoktrinasyonlar, eğitim ve iletişim sistemlerinin kontrollü örgütlenişiyle Kemalizm bir toplumsal terbiye sistemine dönüştü. Bunda onun büyük şanssızlığı da rol oynadı. 1930’larda Avrupa’da patlayantotaliter rejimler Kemalizmi etkiledi, özünde saklı duran otoriter modernleşmeyi demir bir yumrukla yerleştirmek için ona beklediği fırsatı sağladı. Tek Adam, Ebedi Şef sıfatıyla kişisel bir kült kuruldu ve bugüne kadar geldi.
***
Zor soru şu: bugün Kemalizme, Atatürk’e ihtiyaç var mı? Cesur ve dürüst olarak cevap vermek gerekir.
Hasan Bülent Kahraman
Sabah, 12.11.2012
Okunma Sayısı: 914
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı