"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Herkes kendi âleminde cihad-ı ekber ile mükellef

Risale-i Nur'dan
06 Kasım 2023, Pazartesi
Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (asm) (Dinî Ceride: 77, 5 Mart 1325, 18 Mart 1909)

Şeriat-ı Garra, kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesinden selâmetimiz, İslâmiyete istinad iledir, o hablü’l-metine temessük iledir. Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdad iledir. Zira Sâni-i Âlem’e hakkıyla abd ve hizmetkâr olanın, halka ubudiyete tenezzül etmemesi gerektir. Herkes kendi âleminde bir kumandan olduğundan, âlem-i asgarında cihad-ı ekber ile mükelleftir. Ve ahlâk-ı Ahmediye ile tahallûk ve Sünnet-i Nebeviyeyi ihya ile muvazzaftır.

Ey evliya-i umur! Tevfîk isterseniz, kavânîn-i âdetullaha tevfîk-ı hareket ediniz. Yoksa tevfîksizlik ile cevab-ı red alacaksınız. Zira ma’ruf umum enbiyanın memâlik-i İslâmiye ve Osmaniyeden zuhuru, kader-i İlâhiyenin bir işaret ve remzidir ki, bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri ziya-i İslâmiyet ile neşv ü nema bulacaktır.

Dünya için din feda olunmaz. Gebermiş istibdadı muhafaza için, vaktiyle mesâil-i Şeriat rüşvet verilirdi. Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü? Milletin kalp hastalığı, zaaf-ı diyanettir. Bunu takviye ile sıhhat bulabilir.

Bizim cemaatimizin meşrebi, muhabbete muhabbet ve husumete husumettir. Yani, beyne’l-İslâm muhabbete imdat ve husumet askerini bozmaktır.

Mesleğimiz ise, ahlâk-ı Ahmediye (asm) ile tahallûk ve Sünnet-i Peygamberî’yi ihya etmektir. Ve rehberimiz Şeriat-ı Garra ve kılıcımız da berâhin-i kàtıa ve maksadımız i’lâ-i kelimetullahtır…

Bediüzzaman Tarihçe-i Hayat, s. 68

LÛ­GAT­ÇE:

abd: kul.

âlem-i asgar: en küçük âlem.

cihad-ı ekber: en büyük cihad, nefisle yapılan mücâdele.

evliya-i umur: idareciler, iş başında bulunanlar.

hablü’l-metin: sağlam ip.

istibdad-ı rezile: alçakça baskı, tahakküm.

kavânîn-i âdetullah: İlahî âdet olarak devam eden, Allah’ın kâinata koyduğu kanunlar.

kelâm-ı ezelî: ezelî söz, varlığının başlangıcı olmayan Allah’a ait olduğu için manen ezelî olan söz.

memâlik-i İslâmiye ve Osmaniye: İslâm ve Osmanlı memleketleri.

Sâni-i Âlem: bütün âlemi san’atla yaratan Allah.

Şeriat-ı Garra: parlak şeriat; İslâmiyet.

tahallûk: ahlâklanmak.

temessük: yapışma, sarılma, sıkıca tutma.

tevfîk: Allah’ın yardımı, başarılı kılması.

tevfîk-ı hareket: uygun hareket.

ubudiyet: kulluk.

Okunma Sayısı: 2466
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Toygar

    6.11.2023 17:52:34

    "..Dünya için din feda olunmaz. Gebermiş istibdadı muhafaza için, vaktiyle mesâil-i Şeriat rüşvet verilirdi. Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü? Milletin kalp hastalığı, zaaf-ı diyanettir. Bunu takviye ile sıhhat bulabilir." İLAÇ BUNLAR İLAÇ!.... BİRAZ OKUSALAR DA NASİPLERİ OLSA KEŞKE!..

  • Cenk Çalık

    6.11.2023 15:26:02

    "Dünya için din feda olunmaz. Gebermiş istibdadı muhafaza için, vaktiyle mesâil-i Şeriat rüşvet verilirdi. Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü? Milletin kalp hastalığı, zaaf-ı diyanettir. Bunu takviye ile sıhhat bulabilir." Dini kaideler sadece ahireti de değil dünyanın da mamur olmasına sebeptir. Şu an ki hal islami emirlerden uzaklaştığımızın ifadesidir. O halde çareyi yine bu emir ve yasaklara uymaya başlayarak aramalıyız vesselam.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı