Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 12 Temmuz 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Kurtuluşa erenler



Maddî felâketlerden sakınmaktan çok daha önemli bir husus manevî tehlikelerden korunmaktır. Çünkü bunlar insanın manevî hayatını mahveder.

Ebedî hayatı mahveden hiçbir kazanç, kazanç değildir. Küfrün karanlığında kalben bir insan isterse dünyanın sultanı olsun hiçbir önemi yoktur.

Kâinatın Efendisi (a.s.m), bir gün sohbetinde insanları manen tehlikelere atan felâketlere maruz kalmamak için Ashabını uyarmışlar, “Küfürden kurtulup İslâmla kalplerini süsleyenler kurtuluşa ermişlerdir” buyurmuşlardı.

İnsanın dününü, bugününü, geleceğini aydınlatan İslâm ve iman kadar büyük bir nimet düşünülemez, insan her türlü maddî manevî tehlikeden bu sayede kurtulur.

“Allah’ı bütün kalbinizle seviniz. O’nu unutarak kalplerinizi karartmayınız.”

Demek kalbin aydınlığı, canlılığı, O’nu hatırlamak, O’nu sevmekle mümkün. Her tarafın zifiri karanlıkla kaplandığı, mum ışığı daha başka hiçbir ışığın bulunmadığı bir dünyanın dehşetini bir an için düşündüğümüzde Allah’ı anma ve O’nu sevmeden yoksun kalan bir kalbin sıkıntı ve ıztırap karanlıkları içinde kaldığını, streslerden streslere düştüğünü anlamakta gecikmiyoruz.

“Güzel şeyleri konuşmakla yetinmeyip onları hayata geçirerek, Allah’a karşı yalancı çıkmayınız.”

İğne sökük diker, ama kendisine faydası yoktur. Mum ışık verir, ama yanıp tükenir, kendisi faydalanmaz. “Faydasız ilimden Allah’a sığınma” duâsı içerisine herhalde söylenip de yaşanmayan güzel şeyler de girmiş olmalı. Teybe de çok güzel şeyleri kaydetme mümkündür, dinleyenler de ondan istifade ederler, ama papağan gibi tekrarlamaktan öte bir işe yaramaz. Havayla, ışıkla, suyla, topraktan aldığı minerallerle güzel güzel çiçekler açıp kokular neşreden, meyveler veren ağaçlar misali öğrendiklerini uygulayanlar her zaman kazançlıdırlar.

“Dengeli ve merhametli davranışlarınızla birbirinizi seviniz. Sevdiğinizi gösteriniz.”1

Evet, mü’min kardeşini sever ve sevmeli! Tabiî ki adaletli, dengeli ve merhametli davranışlarıyla.

İşte kâinatın Efendisinin (a.s.m) hayat verici hakikatlerinden bir kaç cümle...

Dipnot:

1. Bidaye, 3:2/4

12.07.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (11.07.2006) - Allah ile arayı düzeltmek

  (10.07.2006) - Allah’ı sever gibi sevince

  (09.07.2006) - Ömrümüz ne kadar?

  (08.07.2006) - En etkili insan

  (07.07.2006) - Niçin çırpınıyordu?

  (06.07.2006) - Medyundur bütün bir beşeriyet

  (05.07.2006) - En güçlü silâh

  (04.07.2006) - Ümmeti için titreyen peygamber

  (03.07.2006) - Olgunlaşmak için

  (02.07.2006) - Savaş ve rahmet peygamberi

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004