28 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Eğitim nereye?


A+ | A-

YÖK’ün katsayı kararıyla ilgili tartışmalar sürerken, 3. Ergenekon iddinamesinde isminin yer alıp almayacağı merak konusu olan Sabih Kanadoğlu’nun “Danıştay iptal eder” açıklamasına karşı, Danıştay’ın daha evvel katsayı meselesinde YÖK’ün yetkili olduğunu vurgulayan kararlar verdiği hatırlatılıyor.

Olabilir. Ama o kararların verildiği ortamla şimdiki durum arasında çok önemli bir fark var:

O zamanlar YÖK, Gürüz veya Teziç gibi başkanlar ve aynı zihniyeti paylaştıkları üyelerle çok katı bir 28 Şubat çizgisinde yer alıyordu. Ama şimdi başkan da, üyelerin çoğu da AKP iktidarıyla paralel görüşlere sahip olmakla eleştiriliyor.

(AKP 28 Şubat’ın neresinde; ayrı bir bahis.)

Onun için, Danıştay katsayıyı artık yetki yönüyle değil, Tansel Çölaşan’ın işaretini verdiği “Tevhid-i Tedrisata aykırılık” iddiasıyla ele alır. Bu iddianın, akan suları durduran “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez anayasa maddeleri” ile de perçinlenmesi sürpriz olmaz.

Tabiî, böyle bir durum, son olarak HSYK krizinin, zaten ciddî şekilde sarsılmış olan “yargıya güven”deki erozyona Danıştay cenahından da yeni ve tarihî katkılar sağlayarak, köklü ve kapsamlı bir yargı reformunun kaçınılmazlığı gerçeğini daha kalın çizgilerle kamuoyuna gösterir.

Ve orada da, bu reformu hâlâ sürüncemede tutan siyasî iradenin anlaşılmaz tavrı sorgulanır.

Bunlar, katsayı tartışmasında yaşanan seyrin yargı ve siyaset boyutlarındaki bazı yansımaları.

Bu hengâme içinde arada kaynayıp giden ise, konunun özünü ve esasını oluşturan eğitim meselesi. Siyasetin yargıya ve yargının siyasete müdahalesini çok tartışıyoruz ve bu tartışmalardan henüz sağlıklı bir netice çıkarabilmiş değiliz. Öyle olunca da, günübirlik siyasetin ve siyasallaşmış yargının eğitime yönelik müdahalelerinin çocuklarımız ve istikbalimiz üzerindeki tahripkâr tesirlerini konuşmaya bir türlü sıra gelmiyor

Oysa, esas tartışılması gereken mesele o.

Onbinlerce sıfır, yüzbinlerce baraj altı

ÖSS sonuçları açıklanırken ortaya çıkan iki husus, eğitim alanındaki durumun ciddiyet ve vahametini gözler önüne seren iki önemli işaret.

Bunlardan biri, 30 bin adayın sıfır puan alması. Evvelki ÖSS’lerde de bazan daha yüksek rakamlarla var olan bu durum, bu sene başvuruların bir miktar azalmasına bağlı olarak nisbeten daha “düşük” bir sayı ile ortaya çıktı. Bu hali önce “ortaöğretimdeki zaafiyet”e bağlayan YÖK Başkanı daha sonra “Tam da öyle değilmiş” gibisinden sathî açıklamalarla konuyu geçiştirmeye çalıştı.

“Sıfır çeken” on binler, işin bir ciheti.

Diğer bir ciheti ise, ÖSS’den çıkan ham puanların ortaya koyduğu genel seviyenin düşüklüğü karşısında, “çare” olarak barajın yirmi puan indirilmesi. Bizzat YÖK Başkanının açıkladığına göre, eğer bu indirim yapılmasaymış, önceki barajı aşıp da tercih yapabilecek durumdaki aday sayısı çok daha düşük sayılarda kalacakmış.

Peki, masa başı yapılan böyle oran değişiklikleriyle, gerçek anlamda başarı düzeyi yükselmiş mi oluyor, yoksa sıfır puanlara ilâveten genel düzeydeki düşüklüğü de gizleyip örtbas etmeyi amaçlayan yeni bir gözboyama mı sergileniyor?

Gerçek şu ki, eğitim sistemimiz çok bozuk.

Genel anlamdaki seviye ve kalite düşüklüğü, anaokullarından her çeşit liseye kadar bütün ortaöğretim kurumlarının ortak problemi. Bir zamanların gözde okulları olan Anadolu liseleri dahil, tüm devlet okulları ciddî gerileme içinde.

Çocuklar, en temel alanlarda bilgi altyapısından ve bununla bağlantılı olarak tefekkür, muhakeme melekesinden uzak ve mahrum şekilde “yetişiyor” ve sonuçta ya sıfır çekiyor, ya da meselâ yüzde 60’ı fen sorularını cevapsız bırakıyor.

Bu tablo, övünülerek açıklanan iddialı müfredat reformlarının gerçekte ne denli kof olduğunu, sistemin çocukları ya hedefsiz, işe yaramaz bireyler veya potansiyel suçlu kişiler haline getirmek üzere öğütmeye devam ettiğini gösteriyor.

28.07.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (26.07.2009) - Sigara yasağı ve ötesi

  (25.07.2009) - Netice almak için

  (24.07.2009) - Katsayı zulmü bitti mi?

  (23.07.2009) - Yargı vesayeti

  (22.07.2009) - Eruygur ve Tolon

  (21.07.2009) - Türkiye beklemede

  (19.07.2009) - Cemaatleşme ihtiyacı

  (18.07.2009) - Tuhaf zamlar

  (17.07.2009) - Men dakka dukka

  (16.07.2009) - Yine HSYK krizi

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.