"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Klimasız hayat mümkün olmayacak

03 Kasım 2021, Çarşamba 23:18
Prof. Dr. Jos Lelieveld, “Aşırı iklim olayları çok daha kötü bir boyut kazanacak. Bazı durumlarda havalar o kadar kötü bir noktaya gelecek ki, insanlar klima kullanmadan hayatta kalmayı başaramayacak”

İskoçya’nın Glasgow şehrinde düzenlenen COP26 Zirvesi’nde konuşan Prof. Dr. Jos Lelieveld, aşırı sıcakların çok daha da kötü bir noktaya geleceğini ve bazı ülkelerde nem oranının azalması sebebiyle klima olmadan hayatta kalmanın imkânsız olacağını söyledi. Lelieveld, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Doğu Akdeniz coğrafyasında zaten durumun kötü olduğunu ve aşırı sıcaklıkların daha kötü sonuçlar doğuracağını kaydetti. Almanya merkezli kar amacı gütmeyen araştırma kuruluşu Max Planck Enstitüsü’nden Hollandalı atmosfer kimyacısı Prof. Dr. Johannes “Jos” Lelieveld, önümüzdeki yıllarda küresel ısınma sebebiyle dünyanın farklı coğrafyalarında ve farklı ülkelerde “aşırı iklim olaylarına” şahit olacaklarını söyledi.

Euronews’e şu anda dünyanın içerisinde bulunduğu iklim kriziyle alâkalı önemli açıklamalarda bulunan Lelieveld, özellikle nemin olmadığı bölgelerde insan ölümlerine yol açabilecek aşırı sıcakların yaşanacağını ve beklenmedik orman yangınlarının çıkacağı konusunda uyardı. Lelieveld konuyla ilgili olarak, “Bu çok tabiî bir şey ve aşırı iklim olayları çok daha kötü bir boyut kazanacak. Ancak beni en çok endişelendiren şey aşırı sıcaklar. Çünkü bazı durumlarda havalar o kadar kötü bir noktaya gelecek ki, insanlar klima kullanmadan hayatta kalmayı başaramayacak.” diye konuştu.

Geri dönüşü olmayan noktadayız

Aşırı sıcakların yaşanmasının sebebinin nem eksiliği olduğunu dile getiren Lelieveld, “Her şey nem oranına bağlı. Çünkü havanın soğuması için buharlaşma olmaz. Bunun yanında Afrika ve Asya’da görülen muson yağmurlarına bağlı geniş kapsamlı devinim, az önce bahsettiğim bölgeleri çok daha hızlı ısınan bir yer haline getiriyor. Batı Avrupa ülkeleri de daha fazla yağış alacağı için, bu bölgelerde de sel ve su taşkınları görülecek. Yani Avrupa’da normalden daha fazla yağış görülürken, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde daha az yağış olacak. İşte bu sebeple kış mevsimi eskiye oranla daha ılıman geçecek. Bunu bir avantaj olarak görebilirsiniz. Ancak kış aylarının yumuşak geçtiği ülkelerde farklı durumlarla karşı karşıya kalacağız.”Prof. Lelieveld söz konusu iklim değişimlerinde geri dönüşü olmayan bir noktaya gelindiğini, insanlığın yapabileceği tek şeyin bazı uygulamalara sınırlama getirilmesi olduğunu söyledi: “Olumsuz hava şartlarını büyük oranda değiştiremeyiz. Bu bağlamda geriye dönüş yok. Çünkü atmosferdeki karbobdioksit ve diğer sera gazları git gide artıyor. Yapabileceğimiz yegâne uygulama, bu gazları atmosferden temizlemek için bir yöntem geliştirmek. Ancak bu da, çok pahalı olacak. Bu sebeple şimdilik yapılması gereken daha fazla iklim değişikliği yaşamamak için uğraşmak ve duruma adapte olmak.”

(Haber merkezi)

***

“İklim değişikliği insan hakları krizidir”

Uluslararası Af Örgütü, iklim değişikliğinin “insan hakları krizi” olduğuna işaret ederek, devletlerin bu konuda gereken adımları atmamasının insan hakları ihlâli olduğunu bildirdi.

İngiltere merkezli örgüt, “Haklarımızı Yakmayın! İnsanlığı İklim Krizinden Korumak İçin Hükümetler ve Şirketler Ne Yapmalı?” başlığıyla yayımladığı iklim raporunda, iklim değişikliğinin yol açtığı âcil durumun, “eşi benzeri görülmemiş bir insan hakları krizi” olduğuna dikkati çekti. İklim krizinin ilerleyen dönemde temel hakları tehlikeye atacağının altı çizilen raporda, ilgili insan hakları sıralandı, devletlere ve şirketlere âcil ve somut tavsiyeler verilmesinin yanı sıra yükümlülükleri hatırlatıldı. Söz konusu raporun önsözünde şu ifadelere yer verildi: “İklim değişikliği, mevcut ve gelecek nesillerin medenî, siyasî, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını ve nihayetinde insanlığın geleceğini tehlikeye atıyor. İklim değişikliğinin doğurduğu sonuçlar bir ülke veya topluluğu etkilediğinde, bunların yol açtığı zincirleme etkiler insanların onurlu bir hayat sürme hakkından faydalanabilmesini ciddî ölçüde engelleyebilir, hürriyetleri tehlikeye atabilir ve hatta birçok durumda halkların kültürel varlığını topyekun tehlikeye atabilir.” Raporda, iklim kriziyle mücadele için insan haklarının esas alınması, öncelikle varlıklı ülkelerin hızla harekete geçmesi, fosil yakıtlardan vazgeçilmesi, uluslar arası iş birliği ve şirketlere yönelik düzenlemelerin yanı sıra tavsiyeler yer aldı.  Londra - aa

Okunma Sayısı: 1165
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı