"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye’de ateşin sönmesi için…

Cevher İLHAN
20 Şubat 2019, Çarşamba
Ankara’nın akıbetsiz yanlış “Suriye politikası”, 55. Uluslararası Münih Güvenlik Konferansı’nda ortaya çıkıyor; ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in “Bölgede güçlerimizi bulundurmaya devam edeceğiz” demeci ABD’nin Suriye’den çekilmediğinin ikrarı oluyor.

Yılbaşında Irak’taki Amerikan askerlerine sürpriz ziyarette bulunan Trump’un “Irak’taki üslerimize çekiliyoruz ama her an müdahale edebiliriz” ifâdelerinin ardından Amerikalı yetkililerinin “Amerikan güçleri çekilse bile Suriye’ye intikali 7-8 dakika alır” açıklaması ve en son ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Joseph Votel’in Amerikalı askerlerin geri çekilmesi durumunda bile Suriye’de bin beşyüz koalisyon askerini bırakmayı planladıkları sözleri, ABD’nin çekilmesinin bir taktik olduğunu açığa çıkarıyor. (gazeteler, 18.2.19)

“YA BU NASIL STRATEJİK ORTAKLIKTIR!”

Garip olan, Jeffrey’in, “Suriye’debirlikte savaştığımız SDG’nin herhangi bir şekilde kötü muamele ile karşılaşmaması hassasiyetimizi oluşturuyor” diye PYD/YPG’nin Suriye’nin kuzeyini kontrolünü şart koşan ve Türkiye ile birlikte Suriye’de ateşkes, barış ve “siyasi çözüm”ün garantörü olduğu başta İran’ın ve -“yabancı güç” dediği Türkiye’nin de ülkeden çekilmesi” şartlarını ileri sürmesine Ankara’dan ciddi bir tepki verilmemesi. (gazeteler, 19.2.19)

Aslında Amerikalıların açık açık “Şam, Suriye’nin kuzeyine karışamaz, Suriye hükûmetinin bu bölgeye gelmesini istemiyoruz” demeleri, ABD ve işgal ortaklarının işgal ettiği Irak’ın üçe bölünüp ifnasında olduğu gibi Suriye’nin de etnik-mezhebî iftiraklarla parçalanıp çökertilmesi menhus projesini ifşa ediyor.

Bu açıdan Münih’teki konferansta “Amerikalı mevkidaşlarıyla yakın işbirliği içerisinde olduklarını, ne tür adımların atılacağını görüştüklerini” belirten Milli Savunma Bakanı’nın, “Suriye’nin toprak ve siyasi bütünlüğüne saygı duyuyoruz. 440 km uzunluğundaki sınırlarımızda YPG’nin sınır ihlalleri, tacizleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Nihaî olarak YPG’nin tasfiye edilmesiyle Türkiye’nin sınırlarını güvenliğini sağlamak istiyoruz” cümleleri bir temenniden öteye geçemiyor.

Ve “Güney sınırımızı terörden temizlemek için ‘güvenli bölgeler oluşturacağız” diyen ve “Ey Trump!”, “Ey Amerika!”dan “Dostum Trump”a dönen Cumhurbaşkanı’nın son demde seçim meydanlarında “Ya bu nasıl stratejik ortaklıktır!” diye yakınmasının bir anlamı kalmıyor.

ABD YERİNE ŞAM’LA GÜÇLÜ DİYALOG

Özetle, oturumun moderatörü Doucet’in Milli Savunma Bakanı’na “Siz YPG’yi ‘tehdit’ olarak görüyorsunuz, ABD ise IŞİD ile mücadelede ‘müttefik’ olarak görüyor ve onların korunması gerektiği görüşünde. Yani hedefleriniz farklı…” tavzihiyle açığa çıkan gerçeğe rağmen hâlâ bir yandan Rusya ve İran’la “Astana süreci”ni yürütün Ankara’nın, diğer yandan Suriye’nin bölünüp parçalanmasını plânlayan, “PKK’nın Suriye versiyonu” dediği PYD/YPG’nin 911 kilometrelik Türkiye sınırında “ikinci İsrail” işlevini görecek, Türkiye’nin Suriye üzerinden Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan on bir Müslüman Arap ülkesiyle arasına bariyer koyacak, ekonomik-ticari ilişkilerini kesecek, işbirliğini engelleyecek “koridor devlet”i oluşturmaya çalışan ve açıkça Türkiye’nin bölgede olmasını istemeyen ABD ile hâlâ işbirliğine gitmesi!

ABD’nin Fırat’ın doğusundaki PYD/YPG’ye “Şayet Şam’la anlaşırsanız sizi korumayacağız, işbirliğimiz kesilir!” tehdidini savurmasına karşı Ankara, “Suriye’deki Kürtler Şam’la diyalog kurmalı” çağrısını yineleyen Rusya ve “Türkiye’nin kaygılarını ve Suriye’nin birliğini esas aldıklarını” ileten İran başta olmak üzere bölge ülkeleriyle stratejik işbirliğine gitmeli. ABD ile değil, PYD/YPG’ye “Amerikalılar sizi ‘pazarlık aracı’ olarak tutuyor; sizi devletinizden başka kimse tutamaz!” uyarısında bulunan Şam’la güçlü diyalog kurup bölgede birlikte çalışmalı.

Zira bir milyon insanın katledildiği iç savaşın yeniden alevlenmemesi, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği, dört milyonluk sığınmacıdan sonra yeni göç dalgalarının önlenmesi, tefrika ve fitne ateşinin sönmesi ve bölgenin barış ve istikrarı buna bağlı…

Okunma Sayısı: 829
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı