"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kudüs ziyareti için iki hedef belirledik

03 Ocak 2023, Salı 01:33
“Yol arkadaşım ile birlikte kendimize bu ziyaret için iki hedef belirledik: 1- Filistin’deki, Kudüs’teki din kardeşlerimize maddi/manevi destek olmak. 2- Oradaki din kardeşlerimizi taciz eden Yahudileri korkutmak. Bu korkutmaktan maksat fiilî bir işlem değil, onların her türlü zulmüne rağmen o mübarek beldeleri ziyaret ederek oradaki kardeşlerimize sahip çıkmak ve onların yalnız olmadığını göstermek.”

Mahzun Mabed Mescid-i Aksa - 1
KUDÜS NOTLARI: HİKMET GÜNAYDIN - MEHMET NEZİR TANER

Cenab-ı Hakk’ın ikramıyla 2022 yılında Hac farizasını ifa etmek nasip oldu, arzu eden kardeşlerimize de tez zamanda nasip olsun inşallah. Hac farizasından sonra Emr-i Peygamberi ile mahzun mabed Mescid-i Aksa ve Kudüs’ü de ziyaret etmeye niyet ettik. Değerli komşum, kardeşim Nezir “bende geliyorum” deyince hemen iki kişi oluverdik. Bize uyan bir tarihi belirleyip Secaattin abimizi organizasyon için aradık.

Görüşmeler, ödemeler, vizeler derken gideceğimiz gün geldi çattı. Tur firmasının profesyonel organizasyonu ve planlamalarıyla hemen hemen hiç problem yaşamadan turumuzu tamamlayıp döndük, elhamdülillah. 

Çok yerlerde ağlamaklı olduk, bazı yerlerde gözlerimizden yaşlar geldi... Çok yalnız kalmışlar, çok yalnız bırakılmışlar, bu ayıp İslam alemine yeter.  

Mahzun Mabed Mescid-i Aksa, mahzun ülke Filistin olmuş. Maalesef üzücü bir durum var.

Kardeşlerimize çok dua edelim, hiç ara vermeden dua etmeye devam edelim. Oraları ziyaret edelim, oradaki kardeşlerimizi kucaklayalım, onlarla kucaklaşalım. Belki bu bizim affımıza, oraları korumak için gayret içinde olması gereken sorumluların, yöneticilerin eksikliklerinin giderilmesine vesile olur inşallah.

Evet, biz moralimizi bozmayalım. Elimizden geleni yapalım ve Cenab-ı Hakk’ın yardımını isteyelim, O’nun yardımından ümidimizi kesmeyelim ve bekleyelim. 


Hikmet Günaydın

Düzceli kardeşlerimize bir seminer olarak sunduğumuz gözlemlerimizi bazı kardeşlerimizin tensibiyle gazetede yayınlanması için hazırlık yapmaya karar verdik. Orada hikaye çok, böyle bir yazı dizisiyle veya bir seminer ile geçiştirilebilecek bir şey değil. Ciltlerle kitap yazılabilecek hikayeler var. İnşallah ziyaret edecek olan kardeşlerimizden de değişik hikayeler, bizleri aydınlatacak konular dinleriz. Burada biz sadece gözlemlerimizi, yaptığımız bazı görüşmeleri aktarıp hem sizleri bilgilendirmek hem de oradaki kardeşlerimize destek olmak ve oradaki zulümlerden alem-i İslam’ı haberdar etmek istiyoruz.


Mehmet Nezir Taner

Öncelikle bir Ayet-i Kerime ve birkaç Hadis-i Şerif ile başlayalım inşallah...

İSRA SURESİ 1. AYET (İSRA: Gece yürütme)

“Sübhanellezı esra bi abdihı leylem minel mescidil harami ilel mescidil aksallezı barakna havlehu li nüriyehu min ayatina innehu hüves semıul besıyr. (Meali: Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.)”

Mescid-i Aksa ile ilgili bazı Hadis-i Şerifler

Ebû Hüreyre (ra) Hz. Peygamber’in (asm) şöyle buyurduğunu rivayet etti:

“(Namaz kılıp daha fazla sevap almak için) Ancak şu üç mescide yolculuk yapılabilir: Benim bu mescidime, Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Aksâ’ya.” (Müslim, Hac, 511)

Ebû Ümâme (ra) Resûlallah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Ümmetimden bir topluluk daima hak üzere olacak ve düşmanlarına kesin bir şekilde üstün gelecektir. Allah’ın emri gelinceye dek şiddetli geçim sıkıntısına düşmeleri durumu hariç, muhalefet edenlerin muhalefeti onlara zarar vermeyecektir.” 

“Yâ Rasûlallah! Onlar nerededirler?” dediler. O: “Onlar, Beyt-i Makdis’te ve Beyt-i Makdis’in etrafındadırlar” buyurdu. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 36/657, no: 22320)

Hz. Peygamber’in (asm) azatlı hizmetçisi Meymûne (ra): “Yâ Rasûlallah! Beyt-i Makdis’e gidip gitmeme hakkında bize ne buyurursunuz?” dedim. Allah Rasûlü: 

“Orası haşr ve dirilişin gerçekleşeceği yerdir. Gidin ve orada namaz kılın! Çünkü orada kılınan bir vakit namaz, başka yerde kılınan bin vakit namaz gibidir” buyurdu. 

Ben: “Peki, oraya gidecek imkan bulamazsam ne dersiniz?” dedim. 

O: “Oraya aydınlanmada kullanılmak üzere zeytinyağı gönderirsin. Bunu yapan, oraya gitmiş gibi olur” buyurdu. (İbn Mâce, İkâme, 196)

Enes b. Mâlik (ra) Rasûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Beyt-i Makdis’e girdim. Peygamberler (asm) benim için burada toplandı. Cibrîl beni ileri geçirdi ve onlara imamlık yaptım. Sonra da dünya semasına yükseltildim.” (Nesâî, Salât, 1)

Râfi’ b. Amr el-Müzenî (ra), Rasûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu işittim demiştir:

“Acve hurması ve (Beyt-i Makdis’deki) kaya, cennettendir.” (İbn Mâce, Tıb, 8)

Huzeyfe b. el-Yemân (ra), Rasûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Bana beyaz, uzun bir binek olan Burak getirildi. Ayağını gözün göreceği en uç noktaya koymaktaydı. Ben ve Cibrîl onun sırtında Beyt-i Makdis’e vardık ve bize semanın kapıları açıldı da ben Cennet ve cehennemi gördüm.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 38/356, no: 23332)

İSTANBUL HAVAALANINDA BULUŞMA

Grup liderimiz bir WhatsApp grubu kurdu ve bazı tavsiyelerde bulundu. Yanımıza almamız gereken malzemeler ve nerede nasıl davranmamız gerektiğine dair uyarılarda bulundu. Sağlam referansı olmayanları almıyorlar, bize de Secaattin Erfidan ağabey referans olduğu için problem olmayacağını düşünüp almışlar, zaten hacda beraberdik. Toplamda 25 kişilik bir grup olarak tura başladık.

Yol arkadaşım ile birlikte kendimize bu ziyaret için iki hedef belirledik;

1- Filistin’deki, Kudüs’teki din kardeşlerimize maddi/manevi destek olmak.

2- Oradaki din kardeşlerimizi taciz eden Yahudileri korkutmak.

Bu korkutmaktan maksat fiilî bir işlem değil, onların her türlü zulmüne rağmen o mübarek beldeleri ziyaret ederek oradaki kardeşlerimize sahip çıkmak ve onların yalnız olmadığını göstermek.

8 Kasım saat 05:30 da havaalanında buluştuk, bazı arkadaşlarla burada tanıştık, bir kısmı check-in yaptırıp içeri girmişti. Gruptaki diğer arkadaşlar ile de içeride tanıştık. Havaalanında vakit çok erken olmasına rağmen ortalama bir kalabalık var, pasaport geçişinde biraz kuyruk vardı, biz hızlı geçiş sistemi ‘Biyometrik geçiş’ ile geçtik, hem sıra beklemedik hem de pasaportu cihaza okutup kamera kontrol ve parmak izini yine cihaz ile kontrolden sonra geçtik. Güzel bir uygulama olmuş, hiç beklemeden geçmiş olduk.  

Pasaport polisi sadece çıkış mührü vurup haraç makbuzunu yırttı, tekrar kullanılamaz hale getirdi.

Devamında güvenlik kontrolünden geçtik, bir problem olmadan diğer ekip üyeleri ile buluşup tanıştık. Herkeste bir heyecan vardı, o mübarek beldeleri ziyaret yolunda olmak ve İsrail’in bir problem çıkarıp çıkarmayacağını düşünüyor olmak bu heyecanı arttırıyordu. Sabah ezanı okununca Afgan bir imam kardeşimizin arkasında cemaatle sabah namazını kıldık, tesbihat ve ders sonrası çıkış kapısını bulmak için ekranları kontrol ettik. Erken olduğu için bilete yazılmamıştı. 

Biz de heyecanımızı muhafaza etmeye çalışarak bilgi ekranında belirtilen D7 çıkış kapısına yaklaşık 10 dakikalık bir uzun yürüyüş ile vardık ve kapının açılmasını beklemeye başladık. Tabii bu arada grup üyeleri ile biraz ileri derece tanışma ve sohbet devam ediyor, koyulaşıyordu. Biz bu seyahat ile ilgili hedeflerimizi söyleyince evet, diyorlar bizimde hedefimiz aynı...

Böylece grup üyeleri ile de hedef birliği yapmış oluyoruz.

Tedbirli olmak işe yaradı

Çıkış kapısından bekleme salonuna geçerken pasaport ve bilet kontrolü yapıldı. Beni ve önümdeki bayanı farklı yere yönlendirdiler. “Ne oluyor” diye sorunca random kontrol var dediler, yani rastgele seçilen kontrol numaraları bize çıkmış, valizleri ve bizi kameralar önünde iyice aradılar, nedenini sorunca da karşı tarafın talebi dediler. Tedbirli olmak işe yaradı.

Uçağa biniş vakti geldi

Grup üyeleri ile sohbetler ve bizim ara derslerimiz devam etti. Uçağa biniş vakti geldiğinde çıkış için son kontroller de yapıldı ve transfer tünelinden uçağa doğru hareket ettik. Güleryüzlü bir karşılama ile koltuklarımıza yerleştik, elhamdülillah. Kudüs Türkiye’den bir saat geri, hareket 08.00, uçuş iki saat, planlanan varış yerel saat ile 09:00.

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 2117
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı