"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâfirin kılıcı, saadet mi esaret mi? (1)

Ali Demir
19 Mart 2026, Perşembe
Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ahirzamanın bir faslındayız diyor.

Ve bu fitne-fesat asrı olan ahirzamanda öyle dehşetli haller yaşanacağından bahsetmiş ki, insanoğlunun hafsalasının alamayacağı kadar dehşetli, ani ve hızlı olayların cereyan edeceğini, 300 senede yapılacak tahribatın bir senede yapılacağını beyan etmiş.  Son günlerde gelişen hadiselere baktığımızda,  Üçüncü Dünya Savaşı'nın ayak sesleri  olarak değerlendirebileceğimiz bir savaş hali yaşandığını görmekteyiz. Savaşın taraflarından birisi Müslüman ülke, diğer saldırgan taraf Amerika ve İsrail ittifakı. Dinî açıdan baktığımız zaman biri Hıristiyan olduğunu söyleyen bir devlet ile diğeri doğrudan siyasal Yahudîliği esas almış olan ve Yahudî şeriatı ile yönetilen İsrail... Bu durumda bizim ne yapmamız  ve  nasıl bir tavır takınmamız lazım?

Geniş dairelerdeki hadiseleri değerlendirmede Risale-i Nur'daki referansımız mihengimiz Meyve Risalesi’nde bulunan ve İkinci Dünya Savaşı şartlarında telif edilmiş olan “Dördüncü Mesele.” Elbette biz Kur’ân Şakirdi olan Nur Talebeleri haricî hadiseleri Dördüncü Mesele çerçevesinde değerlendirmek durumundayız. Fakat burada kafa karışıklığına sebep olan ve bir kısım dindar çevrede de fikrî kargaşaya sebep olan, savaşın bir tarafında mazlum görünen İran var. Lâkin onun da İslâm âleminin ekserisiyle mezhep ihtilafı mevcut. Bu durum  Ehl-i Sünnet tarafgirliği taşıyan bir kısım insanlarda, hocalarda,  âlimlerde İran'a yapılan hain saldırı ve işgali mazur görmek gibi acı bir pozisyon içine düşülmesini netice vermektedir.

Konunun iyi anlaşılması için yakın geçmişe kısaca bakarsak; Ortadoğu'daki olaylar zinciri Osmanlı'nın yıkılmasıyla başladığını ve Müslümanların hilâfetinin kaldırılmasından sonra da Ortadoğu'daki yaraların kapanmaz hale geldiğini görürüz.

Üstadımızın, İngilizlerin İstanbul’u işgal ettikleri 1920’li yıllarda telif edip neşrettiği “Hutuvat-ı Sitte” isimli eserinde, insanlığın şeytanı olarak tarif ettiği İngiliz siyaseti, bugünkü İsrail devletini doğurmuştur. Bediüzzaman Hazretleri sözkonusu eserinde İngilizler hakkında şu tespiti yapmaktadır: ”Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır. Şimdi beşerde insan suretinde şeytanın vekili olan ruh-u gaddar, fitnekârâne siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan elhannâs, altı hutuvatıyla âlem-i İslâm’ı ifsad için insanlarda ve insan cemaatlerindeki habis menbaları ve tabiatlarındaki muzır madenleri, fiilî propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor.” 

İlginç olan bugünkü savaşta, o zamanki İngiltere’nin rolünü üstlenen Amerika ile İngiltere'nin kuruluşunda öncülük ettiği siyonist İsrail işbirliğinde İslâm coğrafyasının merkezinde Müslüman bir ülkeye saldırmaktalar. Dolayısıyla günümüz geniş dairelerinde tahlil yaparken İngiliz siyasetini göz ardı etmemek ve İngiliz siyasetinin desise ve tuzaklarının deşifre edildiği  “Hutuvat-ı Sitte” eserini de hiçbir zaman unutmamak gerektir.

Bugünkü olayların merkezinde olan İran’ın geçmişi hakkında kısa bilgilendirme ile konumuza devam edelim: 

Asr-ı Saadette, İran'ın İslâm'la buluşması Hz Ömer(ra) dönemine denk gelir. Hz Ömer zamanında İran fethedilmiş İslâm'la tanışmıştır. Daha sonraları, Hz Ali (ra) döneminde yaşanan olaylardan sonra, İran Hz Ali(ra) taraftarı manasına gelen Şiîlikle anılır olmuş ve O tarihten itibaren günümüze kadar Şiî mezhebinin devlet eliyle resmî propaganda merkezi olmuş ve dış ülkelere mezhep ihraç etme İran devletinin politikası halinde günümüze kadar gelmiş ve halen de devam etmektedir. 

(Devam edecek)

Okunma Sayısı: 147
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı