ABD'nin Venezuela'ya saldırısını, Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba, Meksika kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD'ye açık destek verdi. Türkiye, Venezuela'da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.
Trump: Venezuela'yı yönetecek kişileri belirliyoruz - Petro dikkatli olsun - Şu sıralar Putin'den hoşlanmıyorum
Maduro ve eşini taşıyan uçak New York'ta - Venezuela: Bu saldırının şüphesiz Siyonist bir tonu var
Trump: Venezuela'yı uygun zamana kadar yöneteceğiz - Dev petrol şirketlerimizi devreye sokacağız
Venezuela'daki gelişmelerle ilgili Dışişleri Bakanlığından açıklama
Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal: Maduro'ya darbe uluslararası hukuka bir tehdittir
"Maduro ve eşinin durumu derhal açıklığa kavuşturulsun"
ABD, Venezuela'nın başkenti Caracas'ı bombaladı - Trump: Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin, Venezuela'daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.

New York Belediye Başkanı Mamdani, yaşananları "savaş eylemi" olarak niteledi
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Venezuela'da yaşanan gelişmelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından bir açıklamada bulundu.
Olaylar hakkında bilgilendirildiğini belirten Mamdani, "Egemen bir millete tek taraflı saldırmak, bir savaş eylemi ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir." ifadesini kullandı.
Mamdani, "Rejim değişikliğine yönelik bu bariz girişim, sadece yurtdışındaki insanları değil, New York'u evi kabul etmiş insanları da doğrudan etkilemektedir." ifadesine yer verdi.
Kendisinin önceliğinin New Yorkluların güvenliği olduğunu belirten Mamdani, gelişmeleri yakından izleyeceğini kaydetti.

Eski ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi'den tepki
Eski ABD Temsilciler Meclisi Başkanı ve Demokrat Kongre Üyesi Nancy Pelosi de, ABD'nin Venezuela'ya saldırısı ve Maduro'nun yakalanmasına ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden açıklama yaptı.
Venezuela'nın "gayrimeşru" bir rejim tarafından yönetildiğini vurgulayan Pelosi, "Ancak Trump yönetimi ABD askeri gücünün kullanılmasını meşru kılacak kadar acil bir ulusal güvenlik tehdidi olduğuna dair bir kanıt sunmadı." ifadesini kullandı.

Trump'ın daha önce Kongre'yi "yok etme" niyetini açıkça dile getirdiğini belirten Pelosi, bugün de Başkanın Kongreyi yok saydığını kaydetti.
Pelosi, paylaşımında, "Eğer ki Trump'ın eylemleri uyuşturucu kaçakçılığı suçlarına dayanıyorsa bu tamamen riyakarlıktır çünkü son günlerde ABD'de 400 ton kokain getirmekten sorumlu (eski) Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez'i affetti." görüşünü paylaştı.
Trump yönetiminin Maduro'nun uyuşturucu kaçakçılığından yargılanacağını söylediğine işaret eden Pelosi, Hernandez'in de aynı suçtan suçlu bulunduğunu ancak Trump'ın onu affettiğini vurguladı.
Pelosi, "Kongre, Venezuela'daki saldırılar, rejim değişikliği, bu operasyonun amaçları ve kapsamı ve yönetimin daha fazla gerginliği nasıl engellemeyi planladığı konusunda acilen bilgilendirilmelidir." çağrısında bulundu.
Çin
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.
Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.
Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

Rusya
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıyı "son derece endişe verici" olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.
Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD tarafından ülkeden zorla çıkarıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi.
İran
İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD'nin Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliğine" yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.
Açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı'ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM'den saldırıyı kınaması istendi.
Küba
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.
Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.

Meksika
Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı'nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.
Kolombiya
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.
Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.
Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.
Belarus
Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya saldırısının, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk yönetiminin, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.
Açıklamada, bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilerek, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." denildi.

Brezilya
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.
Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." denildi.
Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.
Fransa
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’nin askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayarak ülke dışına çıkardığı Venezuela’da, geçiş döneminde liderliğin 2024 seçimlerinde Maduro’ya karşı yarışan muhalif Edmundo Gonzalez tarafından üstlenilmesi çağrısında bulundu.
Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela halkının bugün Nicolas Maduro diktatörlüğünden kurtulduğunu ve bundan ancak sevinç duyabileceğini” belirtti.
Maduro’nun “İktidarı ele geçirerek ve Venezuela halkının temel özgürlüklerini hiçe sayarak halkının onuruna ağır darbe indirdiği” değerlendirmesinde bulunan Macron, “Gelecek geçiş süreci barışçıl, demokratik ve Venezuela halkının iradesine saygılı olmalıdır. 2024’te seçilen Başkan Edmundo Gonzalez'in bu geçişi mümkün olan en kısa sürede sağlayabileceğini umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.
Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahalesine ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır." ifadelerini kullandı.
Barrot, ABD'yi işaret ederek "BMGK daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiç kimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" bildirdi.
"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa'nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken BM Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor." açıklamasını yaptı.
İsrail
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin, Başkan Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.
İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.
İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.
Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.
Ukrayna
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak, "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.
Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.
Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
AB
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yapan Kallas, AB'nin Caracas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
BM'den bölgede endişe verici sonuçları olabileceği uyarısı
BM Genel Sekreterliği, Venezuela'daki gelişmelerin bölgede endişe verici sonuçları olabileceğini kaydetti.
BM Genel Sekreter Sözcülüğünden Venezuela'daki son gelişmelere ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Genel Sekreter, bugün ABD'nin askeri eylemi ile Venezuela'da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir." ifadesi kullanıldı.
Antonio Guterres'in uluslararası hukuk ve BM Şartı'na bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladığının belirtildiği açıklamada, "Genel Sekreter, uluslararası hukukun kurallarına uyulmamasından endişe duyuyor." denildi.
Öte yandan BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, konuya ilişkin ABD merkezli sosyal medya platformu X'teki hesabından paylaşımda bulundu.
"ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinden endişe duyuyorum." ifadelerini kullanan Türk, herkesten itidalli olmasını ve BM Şartı ile uluslararası insan hakları hukukuna tam olarak saygı göstermesini rica ettiklerini kaydetti.
Türk, Venezuela'daki insanların korunmasının her şeyden önemli olduğunun altını çizerek, bu anlayışın, bundan sonraki her türlü eyleme yön vermesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa ülkeleri
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.
Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını bildirdi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.
AB'nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerini kaydetti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yineledi.
Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." dedi.
Almanya
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Merz, "ABD'nin müdahalesinin hukuki değerlendirmesi karmaşıktır. Bu konuda zaman ayırıyoruz. Ölçüt, uluslararası hukuk olmaya devam ediyor." ifadesini kullandı.
Nicolas Maduro'nun ülkesini felakete sürüklediğini ve son seçimlerin hileli yapıldığını savunan Merz, "Bu nedenle dünyadaki birçok ülke gibi biz de başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı." değerlendirmesinde bulundu.
Merz, Venezuela'da siyasi istikrarsızlık oluşmaması gerektiğini vurgulayarak, "Hedef, seçimlerle meşrulaştırılmış bir hükümete düzenli bir geçiş olmalıdır." görüşünü paylaştı.
Öte yandan, Almanya Dışişleri Bakanlığı da Alman vatandaşlarını Venezuela'ya seyahat etmemeleri konusunda uyardı.
Sol Parti Eş Genel Başkanı Jan van Aken ise yazılı açıklamasında, ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırılarını ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasını kınadı, Alman hükümetinden BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla derhal kınama sürecini başlatmasını istedi.
Van Aken, ABD müdahalesinin "uluslararası hukuku ihlal eden bir devlet terörizmi" olduğunu belirterek, "(ABD Başkanı Donald) Trump gibi uluslararası hukuku çiğneyen ve başkanları kaçıran herkes, acımasız devlet terörizmi yapmaktadır. Uluslararası hukuku ihlal eden saldırgan savaşlar söz konusu olduğunda çifte standart olmamalıdır. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'e yaptırım uygulayanlar, Trump'a da yaptırım uygulamalıdır. Alman hükümeti, ABD saldırısını BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulu aracılığıyla derhal kınama sürecini başlatmalıdır." çağrısında bulundu.
İngiltere'den "Venezuela'daki operasyona dahil olmadık" açıklaması
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullandı.
"Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." dedi.
Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yaptı.
Öte yandan Starmer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından da, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Starmer, "İngiltere uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklemektedir. Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin Venezuela müdahalesinin ardından uluslararası hukuka olan desteğini yinelediğini hatırlatan Starmer, "İngiltere hükümeti, Venezuela halkının iradesini yansıtan meşru bir hükümete güvenli ve barışçıl geçiş sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde ABD'li meslektaşlarıyla gelişen durumu görüşecek." ifadelerine yer verdi.
Danimarka
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yaptı.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.
Slovenya'nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya'nın Venezuela'daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.
İspanya
İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurdu.
İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.
İspanya'nın Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." denildi.
Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.
Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
Öte yandan Sanchez, Trump'ın düzenlediği basın toplantısının ardından ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'teki hesabından yazılı açıklama yaptı.
Sanchez, "İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve çatışma ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır." ifadesini kullandı.
İspanya Başbakanı, "Tüm aktörleri sivil halkı dikkate almaya, Birleşmiş Milletler Şartı'na saygı göstermeye, adil ve müzakere edilmiş bir geçiş için çalışmaya çağırıyoruz." açıklamasında bulundu.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'teki hesabından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve çatışma ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır." ifadesini kullandı.
Sanchez, "Tüm aktörleri sivil halkı dikkate almaya, Birleşmiş Milletler Şartı'na saygı göstermeye, adil ve müzakere edilmiş bir geçiş için çalışmaya çağırıyoruz." açıklamasında bulundu.
İspanya'da Maduro yanlıları ve karşıtları meydanlarda gösteri yaptı
Diğer yandan İspanya'nın Madrid, Barselona gibi bazı kentlerinde Maduro yanlıları ve karşıtları gösteri yaptı.
İspanya'da ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi'nin (PP) çağrısıyla Madrid'de Sol Meydanı'nda toplanan bir kalabalık, ABD'nin düzenlediği askeri operasyonla Maduro ve eşini ülke dışına çıkarmasını kutladı.
PP yetkilileri de Maduro'nun "diktatör ve kartel lideri" olduğunu ileri sürdü.
Barselona ve Tenerife kentlerinde yaşayan bazı Venezuelalı vatandaşlar ise ABD askeri güçleri tarafından Maduro'nun alıkonulmasını kınamak için toplandı.
Barselona'daki Venezuela Konsolosluğu önünde polis geniş güvenlik önlemi aldı.
İrlanda
İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela'da hızla gelişen duruma cevap olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.
Bakan McEntee, şunları kaydetti:
"İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik."
McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.
Hollanda
Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela'ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söyledi.
Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, "Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor." paylaşımında bulundu.
Hollanda Krallığı'na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullandı.
Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz'dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.
Hollanda'da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı David van Weel de "Caracas’taki durum henüz net değil. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve Venezuela’daki büyükelçiliğimiz, Savunma Bakanlığı ve ülke yetkilileriyle temas halindeyiz. Önceliğimiz, Venezuela’daki Hollandalıların ve Hollanda Krallığı’nın güvenliğidir." paylaşımında bulundu.
Kosova
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletti.
Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetti.
İsviçre
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
Paylaşımda, "(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor." ifadesi yer aldı.
Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.
Çekya
Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela'daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.
Macinka, "ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Avusturya
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.
Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.
Saldırı Yunanistan'da protesto edildi
ABD'nin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırısı, Yunanistan'ın başkenti Atina'da protesto edildi.
Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sol partilerin çağrısı ile Atina'daki Eleftheria Parkı'nda bir araya gelen yüzlerce kişi, ABD'nin Atina büyükelçiliğine yürüdü.
Eylemciler, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırısını protesto ederken, ABD karşıtı sloganlar attı.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Nicolas Maduro, Venezuela halkına hayal edilemeyecek acılar yaşatan acımasız ve baskıcı bir diktatörlüğe liderlik etti. (Maduro) Rejiminin sona ermesi ülke için yeni bir umut doğuruyor. Şu an son eylemlerin hukuka uygunluğunu yorumlama zamanı değildir. Öncelik tam demokratik meşruiyete sahip yeni bir kapsayıcı hükümete hızlı ve barışçıl bir yolla geçişin sağlanmasıdır." ifadelerine yer verdi.
Yunanistan'ın bu konuda Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ndeki müttefikleri ile koordiasyon içinde olacağını belirten Miçotakis, ülkesinin Venezuela'daki Yunanistan vatandaşlarının güvenliğine odaklandığını kaydetti.
Yunanistan Kominist Partisinin (KKE) de katıldığı protesto yürüyüşünde, "Venezuela halkına destek", "Venezuela, ABD'nin Latin Amerika'daki Vietnam'ı olmayacak", "Hepimiz Venezuelalıyız" yazılı pankartlar taşındı.
Filistin halkına desteğin de unutulmadığı yürüyüşte Filistin bayrakları da yer aldı.
KKE, "ABD, Venezuela'da da kan döküyor. Venezuela halkı kazanacaktır" başlıklı yazılı açıklamasında, ABD'nin Venezuela'daki saldırısını kınayarak, Venezuela halkına desteğini vurguladı.
Yunanistan muhalefetindeki Radikal Sol İttifak Partisi (SYRIZA) de yaptığı yazılı açıklamada, Maduro'nun alıkonulması ile sonuçlanan saldırıyı kınadığını belirterek, bunu uluslararası hukukun ihlali olarak yorumladı. SYRIZA'dan yapılan açıklamada, "Yakın geçmişte Orta Doğu'ya yapılan müdahaleler bize demokrasinin askeri araçlarla ve bombardımanla dayatılamayacağını gösterdi." ifadesi yer aldı.
Yeni Sol Partisi Başkanı Lideri Aleksis Hariçis ise yaptığı yazılı açıklamada, "ABD'nin Venezuela'ya saldırısı sadece bir askeri operasyon değildir, net bir saldırgan emperyalizm örneğidir." diye vurguladı.
Hariçis, Yunanistan'ın, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olarak, BM Şartı'nın ihlal edildiği gerekçesiyle saldırıyı kınamasını istedi.
Yunan basınına yansıyan hükümet kaynaklarının konuya ilişkin açıklamalarında, Yunanistan'ın tansiyonun yükselmesinden kaçınılmasını arzuladığı ifade edildi.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın Venezuela'daki durumu müttefikler ve Yunanistan'ın Caracas Büyükelçiliği ile koordineli şekilde takip ettiğini belirtti.
Açıklamada, büyükelçiliğin, gerektiğinde destek sağlamak üzere Venezuela'daki Yunan toplumu ile de iletişim halinde olduğu kaydedildi.
Katar
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela’daki mevcut durumun yakından takip edildiği, tüm tarafların gerginliği tırmandırabilecek adımlardan kaçınması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, mevcut sorunların ele alınmasında en uygun yolun diyalog olduğu vurgulanarak, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, Katar’ın acil ve barışçıl bir çözüme ulaşılmasını hedefleyen her türlü uluslararası çabaya katkı sunmaya hazır olduğu belirtilirken, ilgili tüm taraflar iletişim kanallarını açık tutmaya çağrıldı.
Afrika Birliği
Afrika Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ülkeden çıkarılması ve ülke kurumlarına yönelik askeri saldırı haberlerinin derin bir endişeyle takip edildiği bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada, Afrika Birliği’nin devletlerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve halkların kendi kaderini tayin hakkı başta olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü vurgulandı.
Diyalog ve barışçıl çözüm çağrısı yapılan açıklamada, Venezuela’daki karmaşık iç sorunların ancak Venezuelalılar arasında yürütülecek kapsayıcı bir siyasi diyalog yoluyla kalıcı şekilde çözülebileceği ifade edildi.
Afrika Birliği, Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek, barışın, istikrarın ve uluslar arasında karşılıklı saygının korunması yönündeki kararlılığını yineledi.
Açıklamada ayrıca, ilgili tüm taraflara gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla itidal çağrısı yapılarak, uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından önem taşıdığı kaydedildi.
Afrika’dan tepkiler
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika hükümetinin, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği geniş çaplı askeri müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun eşiyle birlikte yakalanarak ülkeden çıkarılmasını büyük endişeyle karşıladığı belirtildi.
Açıklamada, ABD'nin bu eyleminin, BM üyesi devletlerin herhangi bir üye devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan ya da güç kullanmaktan kaçınmasını öngören BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.
Egemen devletlere karşı askeri müdahalelerin yalnızca istikrarsızlığa ve derinleşen krizlere yol açtığı aktarılan açıklamada, "ABD'nin yasa dışı ve tek taraflı güç kullanımının" uluslararası düzenin istikrarını ve uluslararası eşitlik ilkesini baltaladığı kaydedildi.
Çad Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Çad Dışişleri Bakanı Abdullahi Sabri Fadul’un, Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil Pinto ile telefon görüşmesi yaptığı, görüşmede Venezuela’daki siyasi ve güvenlik durumundaki son gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
Açıklamada, Çad’ın adil ve barışçıl bir dünya düzeninin temeli olan uluslararası hukuka saygıya güçlü bağlılığı vurgulanarak, Venezuela’da barışın, istikrarın ve toprak bütünlüğünün korunmasının, Venezuela halkının daha fazla acı çekmesini önlemek açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.
Slovakya
ABD merkezli sosyal medya platformu Facebook'taki hesabından açıklama yapan Fico, ABD'nin Venezuela'daki askeri müdahalesinin, "İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan dünya düzeninin çözülüşünün bir başka kanıtı" olduğunu kaydetti.
Fico, "Uluslararası hukuk geçerliliğini yitirmiştir. Askeri güç, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin himayesi olmaksızın kullanılıyor ve büyük ve güçlü olan herkes, kendi çıkarlarını doğrultusunda istediğini yapıyor. Küçük bir ülkenin başbakanı olarak, uluslararası hukukun bu şekilde bozulmasını kararlılıkla reddetmek zorundayım. Bunu Irak Savaşı'nda, Kosova’nın egemen bir devlet olarak tanınmamasında, Rus askeri gücünün Ukrayna'da kullanılmasında ya da Gazze'deki durum değerlendirilirken de yaptığım gibi." değerlendirmesini yaptı.
Başbakan Fico ayrıca, Venezuela'ya yönelik "kınanmayı hak eden bu saldırıya" AB'nin nasıl tepki vereceğini dört gözle beklediğini dile getirerek, "Ya ABD'nin Venezuela'da askeri güç kullanımını kınar ve Ukrayna'daki savaşa ilişkin tutumuyla az da olsa tutarlı davranır ya da her zamanki gibi ikiyüzlü kalır." ifadelerini kullandı.
Kanada
Carney, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkesinin, hükümet olarak (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro'nun "acımasızca baskıcı ve suçlu rejimine" ek yaptırımlar uyguladıklarını bildirdi.
"Kanada, 2018 seçimlerini çaldığı günden beri Maduro'nun gayrimeşru rejimini tanımamıştır." ifadesini kullanan Carney, hükümetin, Venezuela halkı için özgürlük, demokrasi, barış ve refah fırsatını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Ülkesinin Venezuela halkının demokratik iradesine saygı duyan, barışçıl, müzakere edilmiş ve Venezuela liderliğindeki bir geçiş sürecini desteklediğini bildiren Carney, şunları kaydetti:
"Kanada tüm tarafları uluslararası hukuka saygı duymaya çağırıyor. Venezuela halkının kendi geleceklerini barışçıl ve demokratik bir toplumda belirleme ve inşa etme egemen hakkının yanındayız. Kanada, krizlerin çok taraflı katılım yoluyla çözülmesine büyük önem vermekte ve devam eden gelişmeler hakkında uluslararası ortaklarla yakın temas halindedir."
New York Times: Maduro'nun alıkonulduğu ABD askeri hava saldırılarında en az 40 kişi öldü
New York Times gazetesinin üst düzey bir Venezuelalı yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD'nin başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelere saldırılarındaki sivil ve askeri zayiata değinildi.
Buna göre ABD'nin, Maduro ve eşi Flores'in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırılarında, askeri personel ve siviller de dahil en az 40 kişi yaşamını yitirdi.
AA