"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanlık neden susuyor? DOĞU TÜRKİSTAN’DA ZULÜM SÜRÜYOR

06 Mayıs 2026, Çarşamba 10:06
Doğu Türkistan’da yıllardır süren ağır insan hakları ihlâllerinin raporlarla belgelenmesine rağmen Türkiye ve dünya genelinde somut adımların atılamaması ‘insanlık neden susuyor?’ sorusunu gündeme taşıyor.

Yaklaşık 70 yıldır Çin yönetimi altında yaşayan Uygur Türklerinin maruz kaldığı hak ihlâlleri ve zulümler uluslararası toplumun sessizliği yüzünden devam ediyor. Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR), Ankara Sivil Toplum Platformu ve Bilkent Human Rights Society iş birliğiyle Ankara’da düzenlenen “Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlâlleri Endeksi 2025” tanıtım programı, konuyu tekrar gündeme taşıdı. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, burada yaptığı konuşmada Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlâllerine dikkat çekerek Türkiye’nin bu tablo karşısındaki yaklaşımını ele aldı.

Dijital hapishaneler belgelendi

Bölgede artan baskılara değinen Esen, camilerin Çin mimarisine göre yeniden inşa edilmesini “kuşaklar arası kültürel sürekliliği kesmeye yönelik yapısal bir politika” olarak nitelendirdi. Dijital gözetim uygulamalarına da dikkat çeken Esen, Çin bağlantılı şirketlerin diaspora üzerinde casus yazılımlar geliştirdiğinin belgelendiğini ifade etti. 

Sessizlik meşrulaştırılmamalı

Türkiye-Çin ilişkilerinin ekonomik boyutuna da değinen Esen, “Bu bağımlılık artık Uygur Türklerine yönelik sessizliği meşrulaştırmamalı” ifadelerini kullandı. 2017 yılında imzalanan iade anlaşmasının TBMM komisyonlarında beklediğini hatırlatan Esen, meselenin yalnızca yasal metinler olmadığını belirterek “Tahdit kodlarının denetlenmesi, geri gönderme merkezlerindeki şartların şeffaflaştırılması ve üçüncü ülke sevklerinin durdurulması mümkündür; bu bir siyasî irade meselesidir” dedi.

Türkiye ve İslâm ülkeleri neden sessiz?

Türkçe DW’nin haberine göre Frankfurt Küresel İslâm Araştırmaları Merkezi (FFGI) Direktörü Prof. Dr. Susanne Schröder, Müslüman ülkelerin bu tavrının gerisinde, ekonomik hesaplar ve çıkarlar olduğunu ifade ediyor. Dünya genelinde Müslümanların haklarını savunma iddiasındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın neden Uygurlar içim U dönüşüne gittiğini ise Alman uzman şu sözlerle açıklıyor: “Türkiye’nin Batı ile ilişkileri kötüleşti. Türkiye siyasî alternatif ve bu bağlamda da Çin ile ittifak arayışında. Ayrıca Türkiye ekonomisi zorda ve acilen iyi ticarî ilişkilere ihtiyacı var.”

Raporlarda neler var?

Raporlara göre Çin yönetimi, bölgede yaşayan Uygur Türklerinin dinî, kültürel ve sosyal hayatlarını sınırlandıran politikalar uyguluyor. Dil kullanımı, ibadet hürriyeti ve kültürel faaliyetler üzerindeki kısıtlamaların yanı sıra, nüfus politikaları ve zorunlu göç uygulamaları da dikkat çekiyor. Uluslararası insan hakları raporlarında, bölgede yaygın ayrımcılık, dinî baskılar ve kültürel asimilasyon politikalarının sistematik şekilde sürdürüldüğü ifade ediliyor. Bu raporlara rağmen Çin’in ekonomik ve siyasî gücü, küresel ölçekte güçlü bir tepkinin oluşmasını zorlaştırıyor.

BM de susuyor

Öte yandan Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların konuya ilişkin sınırlı tepkiler vermesi, eleştirilere sebep oluyor. Uzmanlar, insan hakları ihlallerinin önlenmesi konusunda uluslararası toplumun daha etkin rol alması gerektiğini vurguluyor. Türkiye’nin de çeşitli platformlarda Doğu Türkistan meselesini gündeme getirdiği, ancak bu çabaların tek başına yeterli olmadığı belirtiliyor. Özellikle İslâm dünyasının ortak bir duruş sergilemesi gerektiği ifade ediliyor.

Dünya bu zulmü görmeli

Yesevi Hareketi Ankara Şubesi tarafından düzenlenen “Dünyada Uygur Türkleri ve Asya’da Uygur Türklerine Yönelik İnsan Hakları İhlalleri” panelinde konuşan Uygur Araştırma Merkezi İcra Kurulu Direktörü Abdulhakim İdris Uygur Türklerinin yaşadığı süreci tarihî bir çerçevede değerlendirerek “Çin’in 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal etmesiyle başlayan süreç, özellikle 1990’lardan sonra artarak devam etti ve 2017’de soykırım boyutuna ulaştı. Bölgenin dünyanın gözünden uzak olması ve Çin’in teknolojik imkânları bu süreci daha görünmez hâle getiriyor” ifadelerini kullandı. Uluslararası raporlara dikkat çeken İdris, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları raporlarına göre Çin, Uygur bölgesinde insanlığa karşı suç işliyor” diyerek iddiaların uluslararası düzeyde de gündeme geldiğini vurguladı.

Ailemden haber alamadım

Konuşmasında kişisel deneyimlerine de yer veren İdris, Uygurlu olarak yaşadığı trajediyi şu sözlerle anlattı: “Ben en son annemle babamla 25 Nisan 2017’de konuştum. O günden beri hiçbir haber alamadım.” Ailesine yönelik baskıları anlatan İdris, “Evimize Çinli görevliler yerleştirildi, akrabalarım gözaltına alındı. 20’den fazla yakınım kayıp” dedi. Babasının vefatını aylar sonra öğrendiğini belirterek, “Babamın nasıl öldüğünü bile bilmiyorum.” ifadelerini kullandı. 

İSTANBUL - MEHTAP YILDIRIM YÜKSELTEN

Okunma Sayısı: 210
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı