"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Enver Galip Ceylan Hoca’nın ardından

Feridun YÜCE
30 Nisan 2016, Cumartesi
Geçen Cumartesi günü (23.4.2016) Fatih Camii’nde cenaze namazı kılınan Nuruosmaniye Camii emekli İmam Hatibi Enver Ceylan Hocamız Üstad Bediüzzaman Hazretlerini iki defa görmüş ve sohbetine nail olmuş değerli bir âlim idi.

Değerli oğlu Faruk Ceylan da Sözler Yayınevi’nde çalışmıştı. Cenazesine katılamadığım için üzgünüm, ancak telefon açarak taziyede bulundum.

Merhum ile Cağaloğlu’nda bulunduğumdan sık karşılaşırdık. Hele Ramazan’larda teravih namazı aralarında ilâhilerle namaz kıldırması çok hoştu. Teravih sanki bulutların üstünde kılınıyor gibi olurdu. Kime söylesem, bir daha hep o camiye devam ederdi. Emekli olunca Göztepe tarafına taşındığından oralardaki Nur Dershanelerinde karşılaşırdık ve hatıralarını anlatmasını rica edersek, bizleri kırmaz anlatırdı.

Kendisinin (Kolay Osmanlıca) kitabı vardı. Osmanlıca öğrenmek istiyenlere basit, pratik, kısa yoldan öğretiyordu.

1952 yılında Üstad İstanbul’a geldiğinde onu Sirkeci’de Akşehir Palas Oteli’nde ziyarete gittiğinde, Üstadın yanında bir yedek subay ziraat mühendisi de varmış. Üstad ona namazlarını kılıp kılmadığını sorar. O da kıldığını söyleyince “Gizli kılmamasını” söyler. “Çünkü sen subay olduğundan kimse pek karışamaz, diğer asker erata da cesaret gelir kılarlar” der.

Sonra hocamıza dönerek mesleğini sorar. Müezzin olduğunu söyleyince:  ‘O şarkıyı sen de okudun mu?’ diye sual eder. Enver Ağabeyimiz bir şey anlayamaz, susar.

“O minarelerden okunan şarkı….” deyince mesele anlaşılır.

“Maalesef, okudum” diyerek mahcubiyetini beyan eder.

O zaman Üstad (özetle) der ki: “Bu uygulama yeni çıktığında bir halis talebem geldi, bunu okumaktansa istifa edeceğini söyledi. Düşündüm. Bu gitse yerine fasık biri gelecek, severek okuyacak, bu bidatı çevresine de sevdirip günaha sebep olacak. Sen vazifede kal, önce kendin duyacak kadar sessizce Arapça olarak oku, sonra tercümesini sesli okursun, mesul olmazsın dedim.”

“Ben de öyle yapıyordum” deyince tasvip görüyor. Üstad ona ders veriyor.  “Ezan İlayi Kelimetullahdır. Her kelimesi İslâmın umdelerini hatırlatır. Ezan şeairdendir, şeair ise değiştirilmez” diye izah eder.

Sonra aradan epey zaman geçmiş. Enver Hoca merhum, Şişli Camii’nde görevde iken, bir bakıyor ki Üstad oraya gelmiş. Yanına gider elini öper, bekler. “Buraları daha sakin” diye bu camiye geldiğini söyler Üstad. Enver Ceylan Hoca, Üstadın namaz kılışını seyreder. Yukarıda mahfeldedir. Hoca der ki: “Ehli tarikat gibi ağır ve yavaş kılmıyordu. Bir zinde delikanlı gibiydi. Tadili erkâna riayet ediyor, sertçe, sustalı bıçak gibi hareket ediyordu.”

Bir de hocamız, bize hiçbir yerde duymadığımız bir hatırasını çekinerek nakletti: Hoca henüz hafızlığa çalışırken Giresun tarafında bir mevlide hocası onu da götürür. Orada fısıldaşmalar ile bir şehidenin başına gelenler anlatılır. İnkilâpların yapıldığı o günlerde bir devlet memuru ile evli bir saliha hanım, kocasına da şapka giyme mecburiyeti geleceğini anlayınca “Bak efendi onu, yani şapkayı giyme. Şayet giyer isen ayrılırız“ der. O da ‘Ben nafakam için mecburum, nasıl geçinirim’ deyince, kadın “Benim babamdan miras bir tarlam var onu sana tapu ederim geçinirsin” der.

Fakat ertesi gün akşamüstü adam şapka ile kapıya gelince, kapıyı kilitler, açmaz. Adam kapıya vurur yine açmaz, ”Sen kâfir oldun, nikâhımız yoktur” der. O gürültüye komşular da uyanır, jandarmaya haber verirler. Jandarmalar dipçikler ile kapıyı kırarlar, kadını kelepçeleyip götürürler ve ertesi gün idam edilir. Bir erkek şapkası devrimi uğruna bir kadın böylece şehit olmuş olur. Bu da Enver Hoca’mızdan bir hatıradır.

Okunma Sayısı: 5477
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı