"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençliğe sahip çıkılmalı

31 Temmuz 2022, Pazar
Yeni Asya Vakfı’nda düzenlenen ‘’Gençlikte Kimlik Bunalımı’’ başlıklı seminerde konuşan Doç. Dr. Kenan Taştan, “Gençliğe sahip çıkılmalı, problemlere yaklaşım tarzımız çözüm üretmek üzerine olmalı” dedi.

24 Temmuz 2022 tarihinde, Yeni Asya İstanbul okuyucuları aylık seminerlerinden birini daha gerçekleştirdi. Yeni Asya İstanbul youtube kanalından canlı olarak yayınlanan programın misafir Doç. Dr. Kenan Taştan idi. hocamızdı. İki saat süren seminer Mustafa Başkarcı hocanın Kur’an tilaveti ile başladı.

“Gençlikte Kimlik Bunalımı’’ üst başlığı gençliğimizin durumu, kimliksizleştirme çabaları, unisex kullanımın yaygınlaştırılması, cinsiyet eşitliği, cinsiyet değişimi alt başlıkları konu masaya yatırıldı. Çıkış noktasını Bediüzzaman Hazretlerinin Risale-i Nurdaki, “Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!..” ifadelerinden alan programda, bu sözlerin günümüzü resmetmesine dair konuşuldu. Ayrıca, Risale-i Nurda gençlerle ilgili bahislerin bazılarından da bahsedildi. İşte o ifadelerden bazıları:

Gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye’dir

* Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi, gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

*  Gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar.

- Bizlerdeki gençlik kat’iyen gidecek. Eğer bizler daire-i meşruada kalmazsanız, o gençlik zayi olup, başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette, kendi lezzetinden çok ziyade belâlar ve elemler getirecek. 

Kurtuluş reçetesi nedir?

“Peki kurtuluş reçetesi nedir?” sorusuna cevap olarak Risale-i Nur’dan tespitlerini aktaran Doç. Dr. Taştan, şunları söyledi: “A-istikamet, B-iffet, C-ittiba-ı sünnet-i seniye. Bunlar gençlik noktasında ne kadar kıymettar bulunduğunu, hakikî ve zevkli gençlik ise o tarzdaki bahtiyarların gençlikleri olduğunu bir kat daha ispat ediyor. ’Eğer terbiye-i İslâmiye ile o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik mânen bâki kalacak ve ebedî bir gençlik kazanmasına sebep olacak.”

Aileyi değiştirirseniz, toplum değişir

Gençlik konusunda çok sayıda makale ve yazısı bulunan Doç. Taştan’ın diğer tespitleri ise şöyle: 

* Problemlere yaklaşım tarzımız çözüm üretmek üzerine değil çözümsüzlük üretmek üzerine olduğu için sıkıntılarımız giderek büyüyor. * Aslında gençlikte kimlik bunalımının altında yatan ebeveyn problemi, çünkü ebeveynin problemlere yaklaşım tarzı, çözüm üretme tarzı gerilerde kaldı. Kendisini yenilemesi ve çağa uygun çözümler üzerinde çalışması gerekli.  Ebeveynler olarak bizler yeterince çocuklarımıza enerjimizi, zamanımızı vermiyoruz, sorunları çözmek için vakit ayırmıyoruz, sonrasında dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta bu. 

* Aslında Z kuşak diye nitelenen 2000 yılından sonra doğanlar için söylenen bu sıfatın, reklam amaçlı yapılan bir değerlendirme, bir isim takma olduğunu söyleyebilirim, çünkü kuşak ayrımı yapabilmek için, öncelikle onları farklı isimlendirmek gerekiyordu, Z kuşağı diyerek farklı bir yapı kazandırıldı. * Bir toplumu değiştirmek için öncelikle ailenin yapısını değiştirmekle işe başlarsanız, o toplumu değiştirmeye başladınız demektir. 

*  Biyolojik cinsiyet dediğimizde kadın- erkek yani doğurganlık annelik babalık manasına gelir ama bir de, Toplumsal Cinsiyet dediğimizde kültürlerin, çevrenin şekil verdiği bir yapılanmadan bahsetmek gerekli. * Toplumsal cinsiyet; kültürlerin şekil verdiği çevrenin şekil verdiği popüler kültürün etkisi ile şekillenen, bir yapıdan cinsiyet şeklinden bahsetmek mümkün. Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını son dönemde sık kullanarak, adeta insanların zihinlerinde yumuşak geçiş ile reddiye verilmeden yapısal değişimin fitilini ateşlemeye yöneldiler. * Özellikle aile kavramı ortadan kaldırılarak toplumsal cinsiyet eşitliği önünde kale gibi duran, aile kavramı yıpratılmaya çalışılmış ve bunu başarmışlardır. 

* Refah ülkeleri olarak bilinen İsveç’te, Norveç’te, Fransa’da, Almanya’da Lüksemburg’da aile kavramı ortadan kaldırılmış, nikahsız beraberlikler legalize edilmiş, desteklenmiş, ciddi reklamlar yapılmış. * Ebeveyn 1-2 yazıldığından dolayı, her ikisi erkek, her ikisi kadın olabileceği için ebeveyn 1-2 diye değişim olmuştur. İşte bu aile kavramının ne kadar uzağında bir yapılanma olduğunun tespitidir. 

*  Dünya nimetlerinin tamamını tatma adına cinsiyet değişikliği yapılması noktasında bir ilerlemeden sizlere bahsediyorum. Yani kadın ve erkek olarak her ikisinin de lezzetlerini aramak ve tatmak. 

*  Eşcinsellik doğuştan mıdır? Harvard Üniversitesi’nde 2019 yılında 470.000 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada eşcinselliğin bir genetik hastalık olma olasılığının sıfır olduğu, böyle bir genin olmadığı tespit edilmiştir. 

*  Eşcinselliğe bir genetik kodlamanın mal edilmesi mümkün değildir, eşcinsellik sonradan kazanılan, özellikle popüler kültürün desteklediği, cinsiyet değişim arzusu ve şeklidir.  Özellikle terminoloji üzerinde masum gösterilen toplumsal cinsiyet eşitliği cümlesi hiç de masum bir cümle değildir. Gelinen nokta, eşcinsellik olmuştur. LGBT’ye masum bakmak şekli olmuştur.”

Güney Kore pilot ülke seçildi

Taştan, dünyadaki değişimle ve negatif anlamda çalışmalarla ilgili olarak da şunları aktardı: “Bana göre ölüm üç değişik şekilde oluyor. Bunlar; 1-Manen ölüm; burada Deizm, Ateizm, Agnostik Teizm ile toplumun bireyleri ölme yolunda ilerler. 2-Toplumsal ölümdür ki; transseksüellik, cinsiyet değişimi, LGBT gibi toplumun değer yargılarını kökten değiştiren yapılanmadır ki, toplumun ölümünü ifade eder. 3-İntihar dediğimiz olay söz konusudur ki, manevi anlamda boşluk içindeki bireylerin ölümü tatmak istemeleridir.

Ayrıca Güney Kore’den bahsetmek istiyorum. Güney Kore ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ noktasında pilot ülke seçilmiştir. Özellikle cinsiyetsizleştirme anlamında ciddi yatırımlar yapılmaktadır. Avrupa Birliği tüm ülkelerdeki cinsiyet değişimini sübvanse etmektedir.  Psikologlar ve psikiyatristler de, özellikle popüler basının etkisi altında, LGBT’ye bakışları hoşgörü şeklindedir. İslamî düşünceden, İslamî aile yapısından uzak bir yaklaşımla LGBT’ye destek vermek zorunda kendilerine hissetmeleri önemli. 

*  Eskiden karı-koca, bu dil kaba, denilerek, eşler olarak evrilen son dönemde ise PARTNER’e dönüştürülmeye çalışılan aile kavramı. karı kocada bir nikah akdi bulunurken, partnerde nikâhsız birliktelik ve zamanla isteğe bağlı değişim kavramı sunulmaktadır. 

* Koç Grubu’nun çıkarmış olduğu ‘iletişimde cinsiyet eşitliği rehberi’ adlı kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Türk İslam aile birliği ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir yapının yeniden gündem kazanması için yapılmış bir tavırdır. 

*  Lut kavminin torunlarıyız diye yürüyüş yapan-yapılan bir ülkedeyiz ve bunu eleştirmenin çağdaşlık dışı ilan edilmesi ise tamamen düşünülmesi gereken bir olaydır.  Geçmişten ve gelecekten sadece ve sadece parayla satın alınamayan tecrübelerin aktarılması noktasında, yeni yetişen nesli aile bireylerin gençlerin tecrübelilerle görüşmesini arttırılması noktasında bir yapılanmanın yeniden önem kazandığı ortadadır.”

Program sonunda izleyicilerden gelen yoğun talep üzerine, ikinci bir programda Bediüzzaman’ın “Gençlik Rehberi’’ isimli eserini baz alarak, gençlere yönelik tavsiye ve çözüm yollarını konuşma şeklinde bir program yapılması gündeme geldi. 

İSTANBUL - YENİ ASYA / OP. DR. AYTEKİN COŞKUN

Okunma Sayısı: 1148
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    31.7.2022 09:16:17

    Sorsanız dindar iktidar var.İktidarın yandaş ve havuz medyasında planlı ve kasıtlı aile hayatımıza,dinin ahkamına,gençlerin ahlakını tahribe matuf yayınlar gırla gidiyor. Bugün haber için girdiğim siteyi tekrar ikaz ettim. İktidar size bu ahlakı bozmanız içinmi destek,teşvikler veriyor. Yada şöyle bakalım.AKP iktidarı kendisine kayıtsız şartsız reklamını yaptığı ve destek verdiği için ülke insanımızı ahlaken tahrip eden bu yayınları neden görmezden geliyorda,YENİASYA gibi manevi hayatı destekleyen, güçlendiren ehli iman basını engelliyor.Siyasi saikler ile bu haksılzığı yapanalrın hesabını önce seçimde,sonra mahşerde sormak boynumuzun borcudur.

  • Mehmet Türeli

    31.7.2022 00:25:16

    Tebrikler, bu tür programlar çoğaltılması ve dinleyicilerin artırılması için ilanatı ve reklamini iyi yapmak lazım. Çok güzel bir konu, çok istifade ettik. Kenan beye de Aytekin beye de teşekkür ediyorum. Rabbim sayılarını artırsın ve hizmetlere vesile yapsın.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı