"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cemil Çiçek'ten acı tesbit: Hukukta başarılı olamadık

07 Haziran 2020, Pazar 00:01
“TÜRKİYE TIPTA VE MÜHENDİSLİKTE BAŞARILI OLDU, AMA AYNI ŞEYİ TOPLUMUN OKSİJENİ OLAN HUKUK İÇİN SÖYLEYEMİYORUZ.”

Yargı kararları ya abad eder, ya berbat eder

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Adalet eski Bakanı Cemil Çiçek: “Yargı kararları imajınızı ya abad ya da berbat eder. Türkiye’de belli bir rakamın üzerinde yatırım yapacak adamların ilk ziyaret ettiği yer Adalet Bakanlığıdır. ‘Yatırım yapacağım, başıma bir iş gelir mi’ diye. Bu güvenceyi verebilirseniz ülkeye katkınız olur.”

İnsan yetiştiremediyseniz cübbe çözüm değil

“TÜRKİYE Avrupa'da temel yasalarını tümüyle değiştirmiş tek ülkedir. Binanın ana kolonları değişti 15-20 sene içinde.  Ayrıca uyum yasaları. Yargı reformu, adliye reformu insan meselesidir. Hukuk fakültelerinde hak, hukuk, adalet noktasında insan yetiştiremediyseniz cübbe hiçbir sorunu çözmez. Hukuk eğitimi fevkalâde önemli.” 

 

***

Cemil Çiçek'ten acı tesbit: Hukukta başarılı olamadık

 

Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Türkiye mühendislik alanında, tıp alanında başarılı olmuştur, ama hukuk konusunda aynı şeyi söyleyemeyiz” dedi.

Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek Habertürk TV’den Mehmet Akif Ersoy’un sorularını cevapladı. Hukuk meselesinin rozet, diploma meselesi olmadığını belirten Çiçek,  “Türkiye mühendislik alanında, tıp alanında başarılı olmuştur, ama hukuk konusunda aynı şeyi söyleyemeyiz. Yargı kararları sizin imajınızı ya abad eder ya da berbad eder. Türkiye’de belli bir rakamın üzerinde yatırım yapacak adamların ilk ziyaret ettiği yer Adalet Bakanlığı’dır. Ben buraya yatırım yapacağım başıma bir iş gelir mi diye. Hukuk bir toplumun oksijenidir. Bu güvenceyi verebildiğiniz takdirde millî imkânlarınızla ülkenize katkı sağlamış olursunuz. Onun için üniversitede hukuk eğitimine biraz daha özen gösterilmesi lâzımdır” dedi.  

Şehit cenazelerinde bile yan yana duramadık

Çiçek, Türkiye’nin birçok noktada değiştiğini, ama bazı şeylerin hiç değişmediğini belirterek, “Bunu okumalarımdan, yaşa- dıklarımdan ve dinlediklerimden çıkarıyorum. Bir defa 100 küsur yıllık süre içerisinde özellikle siyaset yapan insanlar olarak devlet sorunu ile hükümet sorunu ayrımını doğru dürüst yapamadık. Terör sorunu bir devlet sorunudur. Halbuki geriye dönüp baktığımızda, devlet bütün gücüyle uğraşıyor, Allah razı olsun hepsinden. Biz devlet sorununu hâlâ hükümet sorunu kabul ettik. 80 öncesi sağ-sol teröründe ‘hükümet gider terör biter’ denildi. Günde 3 kişi ölüyor iken hükümet değişince 20 kişi ölür hale gelmişti. Konunun ayrımını doğru dürüst yapamazsak tedbirinde de hata yaparız(…) Şehit cenazelerinde bile birbirimizin yüzüne bakmadan yan yana durmadık. Bugün tartıştığımız konuların önemli kısmı Türkiye Cumhuriyeti devletinin önemli sorunudur” ifadelerini kullandı. 

‘Biz de şurada hata yaptık’ diyebilmeliyiz

Çiçek, Türkiye’de çok partili siyasetin en az 100 yıllık problemlerine dikkati çektiği konuşmasında, “Olaylara ideolojik bakıyorsanız, siyah beyaz hastalığına düçar olmuşsunuz demektir. Siyah beyaz baktığınızda bu toplum kutuplaşır. Biz başkasının 50 tane yanlışını söyleriz, özellikle siyasette daha çok söyleriz. Peki, senin hiç mi yok diye sorunca ‘eh hatasız kul olmaz’ denir. ‘Biz de şurada hata yaptık’ diyebilmeliyiz. Siyah beyaz hastalığı uzlaşmayı, birlik, beraberliği sıkıntıya sokuyor. Meselâ ben üniversite yıllarımda sağ-sol diye ayırdılar. Bize aklı verenler ekmeği vermediler. Bizim Yozgat’ın meşhur sözüdür. Neticesini kontrol edemeyeceği, hesabını soramayacağın kimseye para verme. Öbür dünyada zerre kadar hayrın, şerrin hesabı sorulmayacak mı?” şeklinde konuştu.

Kurtuluşu şahıslardan bekliyoruz

“Tartışmayı bilgi üzerinden, bilim üzerinden değil değerler ve kutsallar üzerinden yaptık” diyen Çiçek, “Bunlar üzerinden tartışma yaptığınız takdirde hiçbir sonuca varmıyorsunuz, toplum kutuplaşıyor ve siyaset içinden çıkılmaz hale geliyor. Özeleştiriyi yeteri kadar yapmadığımızdan kaynaklanıyor bu durum. İktidarın görevi ülkede huzuru, barışı, birliği, bütünü sağlamaktır. Siz kutsallar üzerinden bu tartışmaları yaptığınızda bir türlü birlik, beraberlik, kaynaşma olmuyor” şeklinde konuştu. Demokrasinin şahıslarla olmayacağını belirten Çiçek, “Bu ülke siyaseten, ticareten, dinen kandırılmış insanlar ülkesidir. Bütün bunları demokrasi adına konuşuyoruz. Demokraside kahraman olmaz. Demokrasinin doğru kuralları vardır. Vasat zekâlı insanlar o kuralları işletir, o ülke belli istikamete doğru gider. Biz ülkedeki dengeleri, kurtuluşu, sistemlerin işleyişini şahıslardan bekliyoruz” dedi.

Seçileni sopayla götürmek ahlaksızlık

Çiçek, seçilmişlerin hukuksuz bir şekilde görevden alınmasını da eleştirerek, “Demokrasinin hukuk ayağı var, partiler kanunu var, yarım yamalak da olsa bir anayasası var. Ama kültür ve ahlak ayağı yok. 1876’da parlamentoyu açmış bir ülkede halen konulara darbeci mantıkla, darbe lâfını telâffuz ediyoruz. Bu tartışmalarla Türkiye demokrasi kültürü oluşturamıyor. Halkın seçtiğini sopa, değnek, silâhla götürmek demokrasi adına ahlâksızlıktır. Kültür ve ahlâktan olan boşluğu kanunla doldurmaya çalışıyoruz. Bu iki noktada eksiklik var” ifadelerini kullandı. 

Af, adalet kavramını aşındırıyor

Çiçek, affın adalet kavramını aşındırdığını belirterek, “Cumhuriyet kurulalı iki senede bir af çıkmıştır. Öyle olunca devlet itibar kaybediyor, kurumlar aşınıyor. Hak hukuk kavramı aşınıyor. Kanuna nizama uyan adam bunlardan zarar görüyor. Affın tabiatında bir adaletsizlik vardır. Devletin birinci görevi rejim ne olursa olsun teorik olarak adaleti tesis etmektir, af ise adalet kavramını ciddi ölçüde aşındırıyor” dedi. Çiçek, “Birini suçlarken dini referansı esas alıyoruz. Kendimizi savunurken kanunları esas alıyoruz. Kanunî olan herşey ahlâkî değildir. Bizimki gibi toplumlarda birilerini suçlarken, ayrıştırken dini esas alarak suçlarız, kendimizi savunurken ‘Bunda ne var, kanuna uygun yaptım’ diyorsunuz” şeklinde konuştu. 

Okunma Sayısı: 3605
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Menduh

    7.6.2020 04:32:21

    Günaydın biraz erken olmadımı

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı