Demokrat Parti’nin kuruluşunun 80. yılı dolayısıyla yayınladığı mesajında Gültekin Uysal, “Demokrasi dışı her yol felâkete çıkmaktadır” dedi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Demokrat Parti’nin kuruluşunun 80. yıldönümü dolayısıyla mesaj yayınladı. Uysal mesajında, “7 Ocak 1946’da Demokrat Parti, tekçi ve keyfî yönetim anlayışına karşı; millet egemenliğini esas alan, hukuku iktidarın değil, iktidarı hukukun emrine veren bir siyasal iddia olarak doğmuştur. Bu iddia, demokrasiyi bir araç değil, Cumhuriyeti yaşatacak ve güçlendirecek yegâne yol olarak gören bir iddiadır. Cumhuriyet, demokrasiyle kaimdir. Demokrasi ise adaletle, hürriyetle ve hukukun üstünlüğüyle anlam kazanır. Demokrat Parti’nin tarih sahnesine çıkışı, Cumhuriyetin bu aslî vasfının tahkimi için verilmiş açık bir cevaptır” ifadelerini kullandı.
Hukuktan kopuşun kaçınılmaz sonuçları
Millet iradesinin serbestçe tecelli etmediği, temel hak ve hürriyetlerin güvence altında olmadığı hiçbir düzenin meşruiyeti ve de sürdürülebilirliği olmadığını söyleyen Uysal, “Demokrat Parti tecrübesi bize göstermiştir ki; hürriyetlerin genişlemesi ve demokrasinin derinleşmesi, yalnızca siyasal bir kazanım değil, aynı zamanda kalkınmanın en önemli girdisidir. İktisadî büyüme, sosyal refah, bilimsel ilerleme ve toplumsal barış; ancak özgür bireylerin, öngörülebilir bir hukuk düzeni içinde üretebildiği bir iklimde mümkün olabilir. Bugün Türkiye’nin yaşadığı iktisadî buhran, derinleşen yoksulluk, yaygınlaşan yozlaşma ve kurumsal çürüme; demokrasiden ve hukuktan kopuşun kaçınılmaz sonuçlarıdır. Hukukun askıya alındığı, kuvvetler ayrılığının tasfiye edildiği, keyfîliğin devlet yönetimi haline geldiği her ülkede olduğu gibi; bölgemizde yaşanan örneklerin de açıkça gösterdiği üzere, demokrasi dışı her yol felakete çıkmaktadır” dedi.
Adaletin olmadığı yerde güven olmaz
“Bugün Demokrat Parti, geçmişinden nostalji devşiren bir hatıra değil; doğruluğu tarih tarafından ispat edilmiş bir siyasal çizginin yaşayan temsilcisidir” diyen Uysal, şunları söyledi: “Dün olduğu gibi bugün de, kalkınmış bir Türkiye’nin parolasının demokrasi olduğunu savunmaktadır. Çünkü biliyoruz ki; adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde yatırım, yatırımın olmadığı yerde refah olmaz. Hürriyetlerin daraldığı, hukukun sustuğu, millet iradesinin yok sayıldığı hiçbir ülke kalkınamaz. Çünkü kalkınma sadece betonla, rakamlarla, tabelalarla olmaz. Kalkınma; hür düşünen insanla, emeğinin karşılığını alacağına inanan işçiyle, yarına güvenle bakan gençle olur. Demokrat Parti, işte bu yüzden demokrasiyi sadece bir siyasal tercih değil; kalkınmanın en hayatî girdisi olarak görmüştür.”
ANKARA - MEHMET KARA