"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Her gecenin bir sabahı var

17 Haziran 2022, Cuma
9. CUMHURBAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL'İ, VEFATININ 7. YILINDA RAHMETLE YAD EDİYORUZ. DEMİREL’İ, BAŞBAKANKEN HEDEF OLDUĞU 12 EYLÜL DARBESİNDEN SONRA YAPTIĞI SOHBETLERDEKİ DEĞERLENDİRMELERİ SUNUYORUZ.

PES ETMEMEK LÂZIM

Her gecenin bir sabahı var. Haklı hiçbir zaman pişman olmamalıdır. Hakta sebat netice itibarıyla bütün kapıları açıyor. Biraz zor ve uzun oluyor, ama zaman zaman kişi imtihandadır. Pes etmemek lâzım. Eğer inandığımız doğru, yaptığımız doğru, söylediğimiz doğru ise pes etmemek lâzım. 

ALLAH YARDIMCIMIZDIR

Zeminler kaybolabilir, ama hak kaybolmuyor. Denize düşüyorsunuz, ama başınız suyun üstünde olduğu sürece nasıl olsa tutacak bir dalı Cenab-ı Allah halk ediyor. Allah yardımcımızdır ve inanan insanlar için zor yoktur. Ümitsizlik bataklığına ve çamuruna düşmemek lâzım.

***

Her gecenin bir sabahı var

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, vefatının 7. yıl dönümünde rahmetle anılıyor.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i, vefatının 7. yılında, Başbakanken hedef olduğu 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yaptığı sohbetlerdeki değerlendirmeleriyle yad ediyoruz.

Her gecenin bir sabahı var. Haklı hiçbir zaman pişman olmamalıdır. Hakta sebat ettiği için pişman olmamalıdır. Hakta sebat netice itibarıyla bütün kapıları açıyor. Biraz zor ve uzun oluyor, ama zaman zaman kişi imtihandadır. Pes etmemek lâzım. Eğer inandığımız doğru, yaptığımız doğru, söylediğimiz doğru ise pes etmemek lâzım. Acaba bunda tereddüde düşebilir miyiz? İnandığımız doğru mu diye tereddüde düşebilir miyiz? Burada bizi tereddüde düşürmeyecek ahkâm var. Eğer yaptığımız o ahkâma uygunsa, niye tereddüt edelim? Tereddüt en kötüsüdür. Bakara Sûresinin 8, 9, 10, 11. âyetlerinde “Münafıklara dikkat edin” dediği hâdise odur. Aman tereddüde düşmeyin. Münafıklara dikkat edin. Çünkü münafıkların görevi tereddüt meydana getirmektir. Ve hakta sebat çileli bir iştir. Yalnız onurlu bir iştir, haysiyetli bir iştir. Zaman geçiyor, seneler geçiyor. Kişi kendi vicdanının muhasebesini hep yapıyor. Bu dünya hayatı çok kısa bir hayattır. Kişi bu dünya hayatının sonunda vicdan muhasebesini yaptığı vakit pişman oluyor ise, onu tamir edecek birşey yoktur.

Başta, kendisini sonra rahatsız edecek, vicdanını rahatsız edecek birtakım yan yollara, yanlışlıklara girmemelidir. Bir hayatı vakar ile, tertemiz yaşamak; iman ile, inanç ile, hakka hukuka riayet ederek yaşamak, kişiyi, bu hayatı boşa yaşamamış duruma getiriyor. Zaten emirlerin ve nehiylerin hepsi, kişiyi bu istikamette tutmak için nazil olmuştur. “Şunları yaparsanız yanlıştır, şunları yaparsanız doğrudur.” Evet, zeminler kaybolabilir, ama hak kaybolmuyor. Denize düşüyorsunuz, ama başınız suyun üstünde olduğu sürece nasıl olsa tutacak bir dalı Cenab-ı Allah halk ediyor.

Ümitsizlik batağına düşmemek lâzım

Allah yardımcımızdır ve inanan insanlar için zor yoktur. Zor, aşılarak gelinir. Zaten Kur’an-ı Kerimde birçok yerde inanan insanların zorun üstüne varması, hiçbir şeyden yılmaması, ümitsizliğe düşmemesi, Cenab-ı Allah’ın kelâmı olarak zikredilmiştir. Birçok âlimler İnşirah Sûresinin “Feinne maal-usri yüsrâ, inne maal-usri yüsrâ” âyetlerini, her sıkıldığımızda müracaat etmemiz gereken âyetler olarak tefsir ediyorlar ve “Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır, her zorluğu bir kolaylık takip eder” şeklinde meale kavuşturuyorlar. Geçenlerde bir vaazda çok başka, değişik bir meal dinledim. Çok güzeldi: “Zorluğun üstüne varmak, zorluğun üstesinden gelmek, zorluktan yılmamak... Her zorluk, iki kolaylık arasında bir perdedir. Nasıl bir gece, iki gündüz arasında bir karanlık ise...” 

Yalnız bunun bir şartı var: “İyyâkena’büdü ve iyyâke nestaîn.” Yalnız Allah’a sığının, yalnızAllah’a ibadet edin ve yalnız Allah’tan yardım bekleyin. İşte ihlâs da budur. Evet, fitne zaman zaman başarılı olur. Öyle olmasaydı, “Hasetten, vesveseden, büyüden, büyücüden, karanlıktan Allah’a sığınırım” diyen âyetle namaz kılmazdık. Fitne korkulmayacak şey değildir. Münafık korkulmayacak şey değildir. Münafık kâfirden de kötü. Ve insanlık tarihinde, insanla beraber doğmuştur fitne. Bir tek çaresi var; panzehiri mü’min olmaktır. Münkesir olmamak lâzım. İnkisara düşmemek, ye’se düşmemek, ümitsizliğe düşmemek, ümitsizlik bataklığına ve çamuruna düşmemek lâzım. Âl-i İmran Sûresinin 139. âyetindeki “Üzülmeyiniz, yılmayınız, gevşemeyiniz. İnanıyorsanız, üstün geleceksiniz” buyruğuna uyarak, yılmamak, gevşememek, aynı zamanda rahatlamamak da lâzım. Rahatlık da büyük hastalıktır.

Ya elinizle, ya dilinizle, ya kalbinizle

“Kötü birşey görüyorsanız elinizle düzeltiniz, gücünüz yetmiyorsa dilinizle düzeltiniz, ona da yetmiyorsa buğz ediniz” buyuruyor Hz. Peygamber. Burada kötüye mutlaka karşı çıkılması gereği ortaya konuyor. Ama “Varsın, böyle olsun” dediğiniz yerde, kötünün sorumluluğuna şerik olursunuz. İşte onun içindir ki, zaman zaman şikâyet ediliyor: Reaksiyonsuz bir toplumuz. Haksızlıklar karşısında sessiziz. Gidene ağam, gelene paşamcıyız. Nemize lâzımcıyız.

Velhâsıl, bir miktar medenî cesaret dediğimiz çok önemli bir değerden mahrumuz. Bunlar, şikâyetler arasında olan şeylerdir. Bizim toplumumuzu gözden geçirirken bu çeşit şikâyetlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bundaki kusurları devirlerin halk üzerinde icra ettiği tazyikte de aramak lâzımdır. Aslında korkusuz yaşamanın değerini ne derece öğrenmişiz, onu da bilemiyorum. Veya korkusuz yaşamayı, hür yaşamayı, eşitliği aramayı, hakka hukuka bağlı kalmayı da ne ölçüde arıyoruz? Onlar da sual götürür bugün. Keşke onları arar hale gelebilsek. O zaman bizim toplumumuz hakikaten çok daha büyük canlılık gösterecektir.

HABER: SEYHAN ŞENTÜRK
seyhan@ye­ni­as­ya.com.tr

Okunma Sayısı: 1659
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Selahattin İLHAN

    17.6.2022 13:55:41

    büyük devlet adamıydı Kuran dedi bayrak dedi vatan dedi mekanı cennet olsun nur içinde yatsın

  • cemal özkaya

    17.6.2022 11:11:59

    yav yeni asyada olmasa demirel diye biri yaşadımı yaşamadımı bilemeyeceğiz. ahde vefanız takdire şayan.

  • arif

    17.6.2022 09:32:51

    hoş görülü gerçek demokrat bir devlet adamıydı.Allah mekanını cennet eylesin

  • Toygar

    17.6.2022 08:50:01

    Devlet adamı vasfının son temsilcisi! Allah rahmet eylesin! Geride kalanların nasibi, nasibimiz şimdikiler gibi siyasetçi ve idarecilermiş! Yazıklar olsun bize! Layıkımızı bulduk işte! Zamanında arkasından (belki hala daha inadından) hakaret etmeyen kalmadı bu insanın. Layık olduğumuz üzere de yönetiliyoruz işte. Ne mutlu :(( Mekanın cennet olsun hemşehrim.

  • S.topuz

    17.6.2022 03:48:27

    Liyakatli ve hakperest, ümitli ve de inançlı, cesur bir "DEVLET ADAMI" olabilmek, okadar da kolay yetişmiyor. Insanlarımızın derer ve kıymetlerini bilelim ve yalanlarla ve iftira ve gıybetlerle, bozuk para gibi HARCAMAYALIM. Allah c.c muhterem SÜLEYMAN DEMİRELDEN ebeden razı olsun ve mekanı Cennet bahçesi olsun inşaallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı