"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Neden erken seçim?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
21 Ekim 2020, Çarşamba
Saray iktidarı bir taraftan erken seçimi istemiyor ve karşı çıkıyor gibi görünürken, diğer taraftan seçim hazırlığı olarak yorumlanmaya gayet müsait uygulamalara hız veriyor.

Demek ki, gidişat oraya doğru.

Zaten her alanda mevcut veriler de onu gösteriyor. Türkiye’nin gittikçe ağırlaşan bu tabloyu ilânihaye taşıması mümkün değil.

İktidar da bunun farkında ve yine algı operasyonlarıyla işi götürürken, kendisine göre, bir seçimi daha garanti etmenin hesabını yapıyor. Bilhassa son dönemde yaptıkları, bunun açık işareti. Ayasofya’dan tesis ve otoyol açılışlarına, doğalgaz müjdelerine, Şırnak’ta başlatılan mitinglere, Meclise sevk edilen borç yapılandırma paketlerine kadar.

Böylece, yaptırılan ve gizlenen her anketin gösterdiği geriye gidişi durdurup, kaybedilen desteği geri kazanma hesabı yapılıyor.

Ancak bilhassa tek adam rejimine geçildikten sonra yaşananlar, gerek seçmen desteğinde, gerek parti kadrolarında ciddî çatlama ve ayrılmalara sebep oldu ve bu dağılma süreci daha da hızlanarak devam ediyor.

Gelinen noktada, önceki AKP iktidarlarında cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, bakanlık yapmış, milletvekili olmuş, teşkilât yönetiminde görev almış birçok isim partiden koptu.

Saray iktidarı bu kopmaları önemsiz göstermeye çalışsa da, bu durum AKP için asla hafife alınamayacak çok ciddî bir kan kaybı.

Geçen yılki yerel seçimlerde iktidarın Ankara’yı ve hele İstanbul’u—ikinci turda büyüyen bir farkla—kaybetmesi de son derece önemli bir gösterge. Erdoğan ne diyordu: 

“İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder.”

Bir başka önemli veri, tek adam rejimine geçildikten ve sonuçları görülmeye başlandıktan sonra yapılan anketlerde, 17 Nisan 2017 referandumunda “evet” demiş olanların hatırı sayılır bir kısmının, konu yeniden oylamaya sunulacak olsa “hayır” diyeceklerini ifade etmeleri. Ki, OHAL ortamında yapılan o referandum sonrasında açıklanan sonuçların çok tartışmalı olduğunu da hatırlayalım.

Tek adam rejiminin dayatmalarıyla siyasetin tıkandığı, adaletin çöktüğü, ekonominin her geçen gün daha da kötüye gittiği, toplumsal huzursuzluğun tırmanmaya devam ettiği bu gidişi demokrasi içinde durdurmanın en mâkul ve gerçekçi yolu erken seçim.

Okunma Sayısı: 3317
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    21.10.2020 11:06:11

    Erken seçim , içinde bulunduğumuz problerlerden çıkış için en demokratik ve en sağlıklı yoludur. Gittikçe derinleşen demokrasi, adalet ve ekonomik sorunlardan çıkabilmek için seçim her vesile ile gündemde tutmaya devam edilmelidir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı