"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya, vazifesini yapıyor

Mustafa ÖZTÜRKÇÜ
15 Haziran 2022, Çarşamba
GAZETEMİZ TEMSİLCİLİĞİNİ DE YAPAN EMEKLİ ÖĞRETMEN İSMAİL ÖZPOLAT, YENİ ASYA’NIN RİSALE-İ NUR’U TANITMAK İÇİN KURULDUĞUNA DİKKAT ÇEKEREK “YENİ ASYA VAZİFESİNİ BAŞARIYLA YAPIYOR” DEDİ.

*Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Atalarımız 93 Osmanlı Rus harbinde Rus’un zulmünden Osmanlıya sığınmışlardı. Osmanlı da onları Bitlis’in Ahlat kazasının Yoğurtyemez köyüne yerleştirmiş. İste ben 1939 yılında o köyde dünyaya geldim. 8 veya 9 yaşlarında iken Tatvan’a taşındık. İlkokul 3üncü sınıfından ilkokula başladım. Lise tahsilimi Bitlis’te 1960 yılında bitirdim. O yıl İstanbul’a giderek üniversite imtihanlarına girdim. O yıl bir karışıklık oldu. Benim Fransız filolojisine kaydım yapıldı. İki yıl okumaya çalıştım. Başaramadım. İki yılın sonunda Milli Eğitim Bakanlığı Edebiyat fakültesinde hızlandırılmış bir eğitim başlattı. Oraya kaydımı yaptırdım. Yaz döneminde o eğitime devam ederek dönem sonunda yapılan imtihanda başarılı oldum. Tatvan’a gelerek ortaokulda göreve başladım. Yıl sonunda okulların açılmasına az zaman kala asker sevkim yapıldı. İki yıl İzmir’in Bergama kazasının Aşağıkırıklar köyünde yedek subay öğretmen olarak ilkokul öğretmenliği yaptım. Terhis oldum. MEB tayinim için müracaat ettim. Tayinim Van ili Erciş ilçesi ortaokuluna çıktı. Göreve başladım. Birkaç ay sonra Nurculuktan tutuklandım. Hapisten çıktıktan sonra Ağrı ilinin Taşlıçay kazasına tayin edildim. Sene sonu tatilinde görevime son verildi. İki buçuk yıl kadar boş kaldım. 24.4. 1969 tarihinde Batman TPAO’da göreve başladım. 1993’te emekli oldum. Halen Antalya’da ikamet etmekteyim.

*Riisale-i Nur’larla ilk defa nerede ve nasıl tanıştınız?

Babam bana küçükken hem Kur’an’ı hem de dini bilgileri öğretmişti. Bu sebepten 5 vakit namazımı kılıyordum. Yaz tatilinde İstanbul’dan Tatvan’a geldim. Bir gün camide namazımı kılıp dışarı çıktığımda Tatvan’da esnaflık yapan Hasan ile beraber Rahmi Erdem bey beni çağırdılar. Rahmi bey bana bir şeyler anlatmaya başladı. Ben sandım beni tarikate davet ediyor. Hayır dedim, ben tarikata girmem. Rahmi bey “Biz de sana tarikate gir demiyoruz” kabilinden epeyce konuştu. Sonra bana Tarihce-i Hayat’ı okumam için verdiler. O yaz bu kitabı okuyup bitirdim. Kitabı götürüp sahibine teslim ettim. Sonra tekrar Istanbul’a gittim. O kitap ruhumda büyük bir iz bırakmıştı. Bedüzzaman Said Nursi’nin kahramanca mudafaaları beni çok etkilemişti. Yaz döneminde MEB açmış olduğu hızlandırılmış eğitimi başarı ile bitirerek herhangi bir belge almadan 1962 yılının son baharında Tatvan’a geldim. Annem hemen beni evlendirdi. Birkaç gün sonra ortaokula bir müfettiş gelmiş beni tanıyan bir ögretmen benden bahsetmiş. Beni ortaokula çağırdılar. Gittim. Müfettişe durumu anlattım. Hemen acele bir telgraf mezun olduğum okula çektik. Cevap müspet gelince sen ücretli olarak göreve devam et ben senin tayinini yaptırırım dedi. Gerçekten yakın bir zamamanda tayinim yapıldı. O yıl ben bütün Risale-i Nur eserlerini alararak kendimi hizmetin içinde buldum. Elhamdulillah. İşte Risale-i Nur eserleriyle ilk defa tanışmam böyle oldu.

*Bediüzzaman hazretleri ve eserleri olan Risale-i Nurlar hakkında bir değerlendirme yapar mısınız?

Risale-i Nur Kur’an’ın hakiki ve şahane bir tefsiridir. Hem akla hitab ediyor ilim veriyor, hem kalbe hitab ediyor feyiz veriyor. Bu harika külliyatı anlatabilecek kabiliyet ne yazık ki bende yoktur. Merak eden bir defa okusun.

*Yıllarca Yeni Asya’nın temsilciliğini yapmışsınız. Risale-i Nur’lara hizmet bağlamında gazetemizin bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Zaten Yeni Asya Risale-i Nur hakikatlerini geniş kitlelere tebliğ etmek ve Risale-i Nura vaki saldırıları bertaraf etmek için neşir hayatına başlamıştır. Elhak bu görevi hakkiyle ifa etmiştir. Risale-i Nurun medyadaki dilidir.

*Nur hizmeti içinde manidar hatıralarınız var mı, anlatır mısınız?

Pek olağanüstü bir hatıram yoktur. Fakat Batman’da işe girme serüvenimi anlatabilirim. Benim zorda olduğumu bilen Bayram ağabey, Yükseliş Koleji sahibi Şevket Demirel’le görüşmüş. Öğrenci yurdunda idareciye ihtiyacı olduğunu söylemiş. Çağırın gelsin bir görüşelim demiş. Bayram ağabey beni çağırdı. Ankara’ya gittim. Bayram ağabeyle beraber gidip Şevket beyle görüştük. Beni uygun görmedi, biraz üzüldüm. 27 numaralı dershaneye geldik. Akşam kalıp sabahleyin Tatvan’a döneceğim. Yatsı namazından sonra biri dershaneye geldi. Ben tanımıyorum. TPAO personel müdürü Hilmi Doğan’mış. Bayram ağabeyle biraz konuştular. Benden bahis açıldı. Hilmi bey bana hangi okul mezunu olduğumu sordu. Lise dedim. İyi Batman’a gel seni işe alırız dedi. Sabahleyin Tatvan yerine Batman’a gittim. İşe girdim. Benim Tavan’dan çıkıp Ankara’ya gitmem, Hilmi beyin Batman’dan Ankara’ya gelmesi. Akşam aynı dershanede buluşmamız güzel bir tevafuk değil mi?

*Nur hizmeti sebebiyle hapislere girmiş, çileler verilmişsiniz. Bu serencamı anlatır mısınız?

Askerden terhis olduktan sonra 1965-1966 öğretim yılında tayinim Van Erciş ilçesi orta okuluna fen grubu öğretmeni olarak yapıldı. Erciş’te faal müttehit bir cemaat vardı. Okulda çocuklara tabiat bilgisi dersinde tevhit inancını da vermeye çalışıyordum. Bir gün bir dergide: “BİZ KUR’AN’IN HADİMLERİ/ PÜR İMANLI VE ZİNDEYİZ/ BU YOLDAN DÖNMEYİZ ASLA/ PEYGAMBERİN İZİNDEYİZ” şiirini gördüm, hoşuma gitti çocuklara yazdırdım. Tabi bu şiir Erdiş’te çok takdirle karşılandı. Beni de Peygamberin izindeki öğretmen diye isimlendirdiler. Bunun üzerine bazıları beni şikayet ettiler. Ben de Risale-i Nurları okuduğumu beyan ettim. Polis karakola gittik. Kısa bir ifade sonra hükümet binasındaki mahkemeye gittik. Bizi gören esnaf, dükkanını kapatıp peşimize takıldı. Savcı bu duruma çok kızdı.

Niçin bu kadar milleti peşine taktın getirdin dedi. Ben de kendileri geldi dedim. Gene kısa bir ifade neticesinde arka kapıdan çıkarak beni hapse götürdüler. O halk da epeyce gürültü patırtı çıkarmışlar. Sonra Van’dan Rahmi bey gelerek halkı teskin etti ve dağıldılar. Ramazan’a bir kaç gün kala hapse girdik. Kirk gün sonra tahliye oldum. 

Bir gün hapishaneye Avukat Bekir Bek ile Mustafa Nezihi Polat geldiler. Çok sevinmiştim. Hapisten çıktıktan bir müddet sonra Ağrı’nın Taşlıçay ilçesine tayinim çıktı. Yani sürgün edildim. Bir gün Kastamonu ağır ceza mahkemesinden mahkemeye çağrı celp geldi. Avukatım bana haber gönderdi. Mahkemeye bir dilekçe yaz, gitme dedi. Ben de öyle yaptım. Bir müddet sonra bir celp daha geldi. Avukatım Bekir bey ile Ankara’da buluştuk beraberce Kastamonu’ya gittik. Mahkemeye girdik. Kısa bir konuşma sonucu mahkeme memurin kanununa uygun açılmadığı için ortadan kalktı. 

Buraya gelmişken Mehmet Feyzi Pamukçu ağabeyi ziyaret etmeden gitmek olmazdı. Biz de Mehmet Feyzi ağabeyi ziyaret ederek oradan ayrıldık. Okula geldim. Daha sonra il idare kurulu lüzumu muhakeme kararı alıp Kastamonu’ya gönderdi. Yaz tatili oldu Tatvan’a gittim. Bir müddet sonra MEB’dan bir yazı geldi. Müdürler komisyonu kararıyla görevime son verilmişti. Daha sonra mahkemeden bir karar geldi. Af kanunu şumulüne girdiği için affedilmiştim. İkinci hapis olayı 1972 yılının aralık ayının sonunda Batman’da vuku buldu. Bizi Diyarbakır’a götürdüler. Oraya 1972 yılının 30 Aralık’ında girdik, 1973 yılının 12 haziranında tahliye olduk. Bu mahkememiz de af kanuniyle affa uğradı.

Risale-i Nuru ders çalışır gibi not alırdık

*Nurlara hizmetle ilgili yeni nesillere neler söylersiniz?

Ben yaşlı biriyim. Yeni nesillere ne anlatabilirim. Bizim zamanımızda Risale-i Nuru ders çalışır gibi not alarak dikkatle okurduk. Şimdi akıllı telefonlar bilgisayarlar çıktı. Gençlerin merakını tahrik edecek bir metot lazımdır. Onu da ihtisas sahipleri düşünsünler.

Okunma Sayısı: 2210
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    15.6.2022 11:12:35

    Rabbim İsmail Abimize sağlık afiyet versin. Mütevazi ve sadeliğinin mükafatını ziyadesiyle versin.

  • demokrat

    15.6.2022 10:56:07

    Bunlar harika tespitler...Anlatılanlar gerçek...Emekler mükemmel.Ancak hala şu soruyu sormadan edemiyorum;bir özeleştiri(her konuda) ve yeni bir vizyon anlayışı ortaya koymak çok mu zor.Demek istiyorum ki;dış saldırıdan daha çok iç ihanetlerden zarar görmedik mi?Üstad bile"Her doğruyu bil..."diye başlayan tespitini"Stratejik"bir sonla bitirmiyor mu?İroniktir ki,gasp edilen resmi ilan hakkımızı,sizlerin-iki-üç yazarımızın- eski anlayışlarından dolayı eleştirdiğiniz geleneğin başı savunur konumda...Doğru yazan,çok satan Yeni ASYA hala mümkün bence.Sizce?!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı