"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ayetlerle çocuk terbiyesi

Nurenda Yaşar Coşkun
23 Mart 2024, Cumartesi 04:21
Öyleyse sen dosdoğru bir inançla yüzünü dine, Allah’ın fıtratına çevir ki O, insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratması değiştirilemez. İşte dosdoğru din budur. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum, 30)

DR. NURENDA YAŞAR COŞKUN

İlahî kelâmın, insan ve onun yaratılışı, fıtratı, enfüsü ile ilgili ayetleri aslında çocuk yetiştirme ve terbiyesi ile ilgili çok önemli ve temel noktalar içerir. Mü’min bir insan nasıl ki hayatına ayetlerle yön veriyor ve hayatını ayetlerle şekillendiriyorsa, insanın maddî manevî çekirdeklik dönemi olan bebeklik ve çocukluk dönemi de mutlaka ayetlere temas etmeli ve fıtrat üzere gitmelidir.

Bebeklik ve çocukluk insanın en karmaşık görünen, üzerinde en çok kafa yorulan dönemleri gibi algılanır. Fakat fıtratın kolay, temiz, selametli olması nedeniyle bu dönemler eğer ayetler ışığında okunup şekillenirse anne babayı yoran bir dönem değil üzerlerinden büyük bir yükü kaldıran dönemler haline gelir.

Anne baba, Rahmetin eliyle taze olarak gönderilmiş fıtrat üzere bir kul ile muhataptır. Bu yönüyle evlat dosdoğrudur ve insanın o menfaat bulaşmış karmaşıklaşmış yapısı evlatta yoktur. Anne baba eğer değerlendirebilirlerse kendilerine emanet edilmiş bu evlat ile kulluklarını yenileyebilir ve gözden geçirebilir. Onlar evladı yetiştirirken evlat da onları yetiştirir.

Dünya üzerinde hangi milletten olursa olsun tüm evlatların aynı dönemlerden geçiyor oluşu, aynı hareket ve davranışları gösteriyor oluşu belli bir fıtratta ve programda gönderildiklerini gösterir. Bu program gereği hemen hepsi bir sevk-i İlahî ile büyümeye başlar. Bir çocuk, anne babaya verilmiş olan şefkat duygusu ve bunun sonucu olarak ihtiyaçlarının karşılanması ile aslında kendisine çizilmiş bir yolda büyüyüp gider. Dolayısıyla çocuğun zaten bir programı vardır. O programının gereğini yapar. Bir arı gibi, bir karınca gibi, bir incir ağacı gibi… Eğer programda bir aksama oluyorsa bu programın yanlışlığında değil o programın işleyişine müdahale eden dış faktörler yüzündendir.

Aile, Yaratıcının gönderdiği bir çekirdeği, Yaratıcının kurallarına göre toprağa ekmeli ve büyüyüp yetiştirmelidir. Aksi halde o çekirdeğin tefessüh edip çürüme ihtimali vardır. Allah, o evladı göndermekle aslında insana büyük bir tefekkür yaptırır. İnsana ilk halini gösterir. İnsanı, fıtratıyla karşılaştırır. Çocukta gördüğümüz haller, davranışlar, yaramazlık diye adlandırdıklarımız, kıskançlıklar, dürtüler, bencillikler, masum tavırlar v.s. insanın özetidir. İnsanın içinde var olan her şeydir. Çekirdekte var olan bu programın ileride kulluk eden, şükreden, tövbe eden, kendini kontrol ve terbiye edebilen, başkasına ikram eden bir insana dönüşmesi için her aşamayı bizzat yaşaması gerekir.

Ey müminler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip, kötülüğü yasaklayan seçkin bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Al-i İmran, 104)

İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak ilahi bir emir olmakla birlikte, çocuğa Allah’ın razı olduğu bir şekilde terbiye vermenin yöntemidir. Bu kurtuluşa, felaha ermenin yoludur.

Çocuk büyüdükçe kendisini doğruya, güzel olana, hayra yönlendirecek bir rehbere ihtiyaç duyar. Bu rehber, o çocuğun ileride ebedî bir meyve vermesi için onu yönlendirir, uhrevî olana meylettirir.

İyiliği emredip kötülükten alıkoyma bir yaşama tarzının sonucudur. Ayetler bu konuda önce hep namazı dosdoğru kılan bir yaşama tarzı olması gerektiğini söyler. Namaz dosdoğru kılınacak, zekât verilecek ve iyilik emredilip kötülükten sakındırılacak, sıralama böyledir. Aile, iyiliği emretmeden önce dininin direği olan namazı dosdoğru kılmalı ve müminler arası köprü olan zekâtı vermelidir. Hem şahsî hem de içtimaî hayatın altyapısını sağlam kurmalıdır.

Onlar namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar. (Lokman, 4)

Ebedî hayat meyvelerini yetiştirecek olan rehberlerin ahirete de kesin olarak inanmaları gerekir. Sadece bu dünya hayatını nazara alarak çocuğa terbiye verilmez. Çünkü bu dünya zahiren adaletin olmadığı bir dünyadır ve adaletin yokluğu ahlâkı bozar. Eğer ahirete kesin olarak inanılmazsa çocuk yanlış yönlendirilir. Tek taraflı, sadece dünyada başarı, mevki ve menfaat odaklı yönlendirmeler çocukta yalan, hırs, zulüm, bencillik, doyumsuzluk, cimrilik gibi birçok su- i ahlâkı netice verir. Çocukta ortaya çıkan bu kötü ahlâk dönüp dolaşıp ailenin kendisine de ulaşır ve samimi bir hürmet görmek isteyen anne baba, bunu ne yazık ki çocuğundan göremez.  

Kötülük, hayâsızlık, aşırılık, günahlar sakınılıp sakındırılması gereken şeylerdir. Bazı istekler meşru daire içinde karşılık görebilir, ancak meşru daire dışına çıkılan ve çocuk hevesini alsın mantığı ile yapılan fiiller, verilen izinler çocuğun hevesini kabartacak, iştihasını, günaha olan meylini arttıracaktır. Çocuğu sıkmamak adına onu kötü olandan, haram olandan alıkoymamak, çocuğu sınırların dışına itmektir. İleride onu tekrar sınıra davet etmek zorlaşacaktır. Haram dairelerin zevkine müptela olmuş bir genç ile uğraşmak henüz haram görmemiş bir çocuğu meşru dairede tutmaktan çok daha zordur.

Sonuç olarak; atalarının bozulmuş dininde ısrar edenler ve büyüklerimiz yaptıysa doğrudur mantığı yürütenler helâk oldular. Çocuk terbiyesi, ayetler ışığında yürütülmeli ve mihenk noktası ayetler olmalıdır. Hangi terbiye metodu olursa olsun, metod kimden ve nereden gelirse gelsin, yaratılış ve fıtrat kitabı olan Kur’an-ı Kerim’e uymalıdır.

Okunma Sayısı: 1649
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeynep Taştekin

    23.3.2024 13:38:05

    Nurenda abla kaleminize sağlık çok güzel yazıyorsunuz.

  • Hediye Ballıkaya

    23.3.2024 09:42:50

    Tebrik ederim Nurenda kardeşim.. Kalemine kuvvet dilerim. Çok istifadeli bir yazı olmuş

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı