"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tesanüdü korumak zamanı

Ahmet Cemil Çökren
12 Temmuz 2025, Cumartesi
Risale-i Nur hizmeti, Kur’ân’ın bu zamanın yaralarına sunduğu bir merhemdir. Bu hizmetin en temel taşı ise tesanüddür; yani Nur talebelerinin birbirine kuvvetli bir muhabbet ve dayanışma ile bağlanmasıdır. Ne var ki, şeytanın ve zındıka komitelerinin en büyük planlarından biri, bu tesanüdü bozmak, kardeşler arasına soğukluk sokmaktır. Bediüzzaman Hazretleri bu tehlikeye karşı bizleri ciddi şekilde uyarmıştır.

Risale-i Nur’un Şualar adlı eserinde Üstad Bediüzzaman Said Nursî, Re’fet, Mehmed Feyzi ve Sabri Ağabeylere hitaben şöyle der: “Ben şiddetli bir işaret ve manevî bir ihtarla sizin üçünüzden Risale-i Nur’un hatırı ve bu bayramın hürmeti ve eski hukukumuzun hakkı için çok rica ederim ki, dehşetli yeni bir yaramızın tedavisine çalışınız.”1

Bu ifadeler, kardeşler arasındaki bir kırgınlığın ne kadar büyük bir zarar doğurabileceğini göstermektedir. Üstad, düşmanların iki plânından bahseder: “Biri beni ihanetlerle çürütmek; ikincisi, mabeynimize bir soğukluk vermektir.”2

Bu planlar arasında özellikle Nur talebelerinin arasına nifak sokmak, zındıka komitesinin en etkili silahıdır. Çünkü bu hizmet şahıs değil, şahs-ı manevî üzerine bina edilmiştir.

“Hüsrev’in bin kusuru olsa ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünkü şimdi onun aleyhinde bulunmak, doğrudan doğruya Risale-i Nur aleyhinde ve benim aleyhimde ve bizi perişan edenlerin lehinde bir azîm hıyanettir.”3

Üstad’ın bu ikazı, bizlere hangi şartta olursa olsun kardeşlerimiz hakkında hüsnüzan beslememiz gerektiğini anlatıyor. Küçük bir kırgınlık bile, büyük tahribatlara yol açabilir.

Bugün de Nur talebeleri arasında bazen fikir ayrılıkları, yaklaşım farklılıkları yaşanabiliyor. Fakat unutulmamalıdır ki bu hizmet, “ben” değil “biz” davasıdır. En küçük bir ayrışma bile, zındıka komitelerinin işine yarar. Üstadımızın şu ifadesi kulağımızda çınlamalıdır:

“Beni bu bayramımda ağlatmayınız, çabuk kalben tam barışınız.”4

Nur hizmetinde samimi kardeşlik, davanın ruhudur. Kardeşler arasındaki uhuvvet, bu asırda imanı kurtarmaya vesile olan Risale-i Nur’un en güçlü zırhıdır.

Dipnotlar:

1- Şualar s. 543.

2- Age.

3- Age.

4. Şualar s. 543.

Okunma Sayısı: 688
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Salih baş

    12.7.2025 18:03:56

    Sayın yazar öyle laflar edildi ki kalpler kırıldı kırılan kalbin tamiri olmaz nasıl olacak ki kalp tuz buz oldu. Artık Allah'ın hükmünü bekleyeceğiz

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.7.2025 07:20:35

    Çok uzattım hakkınızı helal edin. İman hizmeti sahasında ihtiyaç şedit. Kullandığımız dildeki vurguyu artık siyasi alandan iman sahasına kaydırmak zamanı geldi. Vurgu iman, hizmet, kardeşlik olmalı. Vesselam.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.7.2025 07:17:26

    Şunu da belirteyim, bu tür siyasi noktadaki ayrım daha çok erkek cenaati arasında yaşanıyor. Kadınlarda istisnalar hariç siyasi noktada çekişme yaşanmıyor. Siyasetin ve futbolun ilgimizi çekmemesinden olabilir. Ancak beyler arasında yaşanan ihtilaflar nihayetinde bize de yansıyor. Yani biri şu veya bu nedenden dolayı şu veya bu siyasi partiye destek vermişse vermiştir. Kardeş sen yanlış düşünüyorsun, üstadın yolunu terk ediyorsun demek gerekli mi? Bir siyasi parti tercihi ile Nur talebeliğini, üstadı kıyaslamamak lazım. Daha doğrusu kendi siyasi teecihini üstada ve Risale-i Nurlara doğrulatmaya uğraşmamak lazım. Maalesef böyle olunca, diğer Nur talebelerini siyasi tercihlerinden dolayı dışlıyor, eleştiriyor ve kalben soğuyoruz. İnançsız, sapkın birine de siyasi tercihinden dolayı sempati besleyebiliyoruz, çünkü bizim görüşümüzü destekleyen bir yaklaşımı var.....

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.7.2025 07:02:45

    Mesela mahallede kadın günleri oluyor. Bakıyorum her düşünceden kadın aynı ortamda buluşuyor. O ortamı siyasi noktada bir yere kanalize etmeye kalkan olursa tadı kaçar ve toplantıların ömrü uzun olmaz. Beyler halı sahaya gidiyor. Apayrı dünyadan insanlar bir araya gelip bir saat top oynuyorlar. Siya noktada belki her biri farklı bir pozisyonda olabilir. Ama dersaneye gelince neden herkes aynı görüşte olmak zorundaymış gibi davranıyoruz peki? Farklı bir siyasi görüşü olan kişiyi ilzam etmekle uğraşıyoruz. Sürekli farklı siyasi görüşlere laf atıyoruz. Neden? Gerek var mı? İhtilafı bu vurgu körüklüyor. Cemaatlerin siyasi bir adresi olmamalı. Yeni Asya da dahil. Siyasi tercihleri fertlerinin basiretine havale etmeli. Fertlerine güvenmeli.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.7.2025 06:53:20

    İnsan zamanla gelişiyor, dönüşüyor. Bir nur talebesi de zamanla görüşlerini gözden geçirip bazı düşüncelerinden, tavırlarından vaz geçebilir. Risale-i Nurlardan aldığı dersin yanına sosyal hayattaki tecrübeler, bireysel yönelimler, etkinlikler de ekleniyor. Haliyle 20 senede bir noktadan diğer bir noktaya tekamül ediyor. Sosyal ve psikolojik değişimler geçiriyor. Değişmeyen temel, Nur Talebeliği ve Risalei Nurlar ve Üstadı ile kurduğu bağ oluyor. Bir insanı ömür boyu bir siyasi cereyan veya lider etrafında tutmanın, bir siyasi görüşte sabit kılmanın imkanı kalmamıştır. Gerek de yoktur. Cemaatlerin asli vazifssi bu değildir. Buna yeltenince kırılmalar yaşanıyor. Dışlanmalar oluyor. Eleştiriler kavgalar başlıyor. Senin siyasi yorumun doğru benim siyasi yorumum doğru iddiaları ile bir inat başlıyor. Ama bütün bu insanlara göre mesela insanların iman ve Kur'an hizmetine ihtiyaçları var konusunda sorun yok. Hangi fraksiyonda olursa olsun ittifak var.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.7.2025 06:42:35

    İhtilaflar siyasi fikir ayrılıklarından değil, bu ayrılıkların nur hizmeti içerisindeki vurgusundan kaynaklanıyor. Nur cemaatleri şu veya bu şekilde bir siyasi adrese, bir siyasi figüre dair vurgudan uzak durmalıdır. Siyasi tercihleri bireylerin tercihine havale etmelidir. Cemaat olarak siyasi bir adres belirlememelidir. Zaten bireyler kendi müktesebatları ile yolunu çizmektedir. Nur talebelerine ısrarla bir adres göstermek onların iradelerini ellerinden almak ve Risale-i Nurların yorumunu inhisar altına almak olur. Bu üstadımızın ilmî istibdat dediği noktaya götürür. Çok sıkı tutmayınız diye de bir uyarısı vardır.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.7.2025 06:34:12

    Ahmet bey yazınızdaki vurgu el hak doğrudur. Fakat ama hala neden Nur talebeleri arasındaki ihtilaflar giderilemiyor? Kanaatimce ihtilaflarımızın temel saiki siyasi fikir ayrılıklarıydı. Ancak siyasi fikir ayrılıkları aynı ailedeki fertler arasında dahi olabilir. Normal bir şey olmalı değil midir? Daha başka bir şey olmalıydı?

  • Mehmet Türeli

    12.7.2025 05:57:13

    Üstadın tam bağlı olan Risale-i Nura tam temesük eden belirttiğiniz bu prensiplere harfiyen uymalı ki bizi bölmek isteyen hainler emellerine ulaşmasınlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı