"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tefekkür nasıl yapılır?

Nurenda Yaşar Coşkun
30 Ağustos 2021, Pazartesi
Böyle bir sorunun belki de insan adedince cevabı olabilir.

Her tefekkür biriciktir, tektir, özeldir. O yüzden öğretilebilen bir şey değildir. Belli bir zamana, olaya, mekâna has değildir. Ancak tefekkürün fıtrî olanla bir şekilde ilişkisi olması gerekir. Bu bütün tefekkürlerin olmazsa olmaz ortak noktasıdır. Yalın, öz, hakikî, samimî, fıtrî olan her ne varsa tefekküre malzeme olabilir. Çünkü tefekkür Yaratana giden bir fikir yoludur. Yaratılmışın yalın hali, bu yolu en sağlıklı, en kısa, en hakikî kılar.

Dinimizin en önemli ahlâkî düsturu olan sıdk, sağlıklı bir tefekkür için çok büyük önem arz eder. Sıdk ile beşer elinin değdiği perdeler bir bir sıyrılır bizzat Yaratanın dokunuşu, esması görünür. Kul Rabbine fikren ulaşır. Sanatçı bizzat ortaya çıkar, eserden Sa’niye ulaşılır ve derin bir tefekkür başlar. Göz doyar, akıl doyar, lâtifeler doyar. Yalın ve temiz bir akıcılık içerisinde. Bu yüzden sıdk sadece kişinin dürüst olması, yalandan uzak durması olarak algılanmamalı. Sun’î olandan uzaklaşma hali de bir çeşit sıdktır.

Tefekkürü arttırabilmenin yolu, tefekkür alanlarımızı çoğaltmaktır. Fıtrî ortamlara, samimî duygulara, temiz kalmış hislere, safi bir akla ihtiyacımız var. Sürekli insan eli değmiş olanla muhatap olmak tefekkür yolumuzu zorlaştırır. Nimeti, gönderiliş biçimi ile görmek gerekir. Meselâ sürekli işlenmiş gıdalarla beslenmek, nimetin bizzat kendisinin rengini, kokusunu, tadını fark etmeyi zorlaştırır. Nimet perdeler arkasında kalır. Tefekkür zorlaşır. Çoğu kişi muzlu pasta yerken tefekkür etmez, ama muz yerken çok daha kolay hatırlanır o nimeti veren. Aradan çıkarılan bütün sebepler kişinin gafletini dağıtır.

Güzel bir manzara karşısında hemen telefona sarılırız çoğu kez. Oysa ekranlar arkasında ne göz nasibini alır, ne akıl, ne duygu. Çok ucuz, süfli hislerin tatmini için o güzellik görülmez, okunmaz. Oysa Yaratan, kendisini hatırlatmak için yarattı bütün o manzarayı, sen fotoğraf çekip paylaş diye değil. En son ne zaman uzun uzun oturup bir manzarayı izledik, bir kez olsun telefonu cebimizden çıkarmadan?

Bir saat tefekkürün bir sene nafile ibadetten daha hayırlı olması boşuna değil. Çünkü kolay değil. Tabiî olanın her geçen gün azaldığı şu asırda bize samimî gelen ne varsa yapışmak gerekir. Bir duygu, bir rızık, bir insan, bir manzara ne olursa…

Okunma Sayısı: 1196
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı