"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kuru bir açlık mı?

Nuriye Turgut AKÇINAR
13 Mayıs 2020, Çarşamba 00:03
Otuz gün açlık, otuz sahur, otuz imsak, tam bir ay…

Bir gün 24 saat. Hesaplamak gerekiyor geçen zamanı. Sahur, imsak, iftar… Bunlar Ramazan’a özel zaman dilimleri gibi gelse de aslında hep varlar. Ramazan ayı dışında oruç tutmak isteyen yine bu zaman dilimlerini kullanıyor. Otuz gün açlıkla birlikte otuz cüz Kur’ân denk geliyor bu aya. Ramazan mübarek kutlu bir ay olmuşsa Kur’ân ile olmuştur. Yoksa kuru kuruya açlık demek değil Ramazan.

Kur’ân bu ayda inmiş ve O’nun hürmetine bu ay özel bir ay olmuş, Ramazan olmuş. Yoksa Zilkade, Zilhicce veya 12 aydan herhangi biri olurdu belki. 

Evet dinimizin diğer şartlarında olduğu gibi bir emir, bir iş isteniyorsa bizden mutlaka bir faydası vardır. Kuru kuruya İslâmiyet olmuyorsa kuru kuruya Müslümanlık da olur mu? Din bütündür; ihmallerimizden kaynaklanan bazı şartların eksikliğiyle din eksilmiyor, ama bizim Müslümanlığımız eksiliyor. İslâmiyet Peygamber Efendimiz’in (asm) emanet ettiği ilk günkü gibi tamdır, eksik olan ise bizim Müslümanlığımızdır.

Ramazan ayındaki oruç emredildiği için tutulsa bile tek başına yetmez aç kalınır, evet farz yerine gelir, ama Kur’ân’sız, sünnetsiz olursa eksik olur. Yemek ihtiyacı sadece ekmekle olarsın, ama beslenemezsin. Günümüzde birçok ritüel var ve bunlar için uygun zaman zemin ve nice şartlar mecbur koşuluyor. Hiçbir şey tek başına kuru kuruya yapılmıyor olmuyor. 30 gün açlık mı maksat; nefsi terbiye etmek mi amaç? Sadece aç kalmak yeterli mi? Değilse beraberinde bir şeyler olmalı; maddenin ötesine kapı aralamalı, maneviyat kapılarını aralamalı.

30 günü Kur’ân ile taçlandırmalı, kıraat etmeli ki açlık anlamını bulsun. Namazla devam etmeli, 24 saate çok şey sığdırmalı, bir günden ibaret olmamalı. Sıradan gün çok, ay da çok, ama bu ay farklı. Evet dini yaşamalı, göstermeli, içten dışa hemhal olmalı. Gündüz sustuğumuz susadığımız dünyamızı kelâm-ı ezelî ile çınlatmalı, ruha ziyafet çektirmeli. “Evet kuru kuruya yapılan bir açlık değil istenilen emri yerine bihakkın getirmektir” demeli diyebilmeli. Üst üste yığıp biriktirdiğimiz dünyalığımıza bir dur deyip Ramazan ile Kur’ân’ı birleştirip kıraat etmeli, azı çoğaltmalı, parçayı tamamlamalı, eksikliği gidermeli. Yoksa geçen zaman bizden gider ömürden çalar. O zaman açlığımız kuru bir açlık olarak kalır, bizler ise tamamlanamamış Müslümanlar olarak kalırız.

Okunma Sayısı: 962
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı